Mevlüt İlgin

Bu yılki iftarların sektöre mesajları ve düşünceler

Geleneksel hale gelen Ramazan ayı iftar programları karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe bir araya gelme ve günün önemli konularında mesaj verme açısından çok önemlidir.

Bu yıl karayolu yolcu taşımacılarının sivil toplum örgütlerinin bir kısmı tek başına, bir kısmı da birlikte düzenledi iftar yemeklerini.

TTDER ve TOF iftar yemeğini birlikte düzenledi mesela. TOFED iftarında ise UATOD- TOSEV- IPRU birlikteydi.

İSTAB ve diğer kuruluşların iftar programlarında en göze çarpan nokta ise, yoğun katılım  ve tüm sektörün bir arada olmasıydı.

Bu yemeklere çok yoğun katılımın olması ve sektörün tüm farklı sivil toplum örgütlerinin bir arada bütün iftarlarda bulunması esasında bizlere çok ciddi mesajlar da veriyor.

Bu mesajları iyi okumalı, gelecek planlarını yaparken de göz önüne almalıyız.

Biz ne kadar ayrı ayrı örgütler de olsak, ortak sorunlarımız var ve tek tek ses çıkarmak, sesimizi duyurmak çok zor. Ama hep birlikte olursak güçlü bir ses oluruz diyoruz.

Bu yemeklerde yine açığa çıkan en net mesajları şöyle sıralamak mümkün:

  • Telif hakları konusu
  • Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün sektöre getirdiği yük
  • İstanbul’da belediyenin otogarlar konusunda sadece kendisinin belirleyici olmasını dayatan tavrı
  • Kent içi taşımalarda tahditli plaka talepleri
  • Sektörde belgeler ile ilgili düzenlemeler ve yerel yönetimlerle merkezi yönetim ilişkileri

Bu sorunların hiç birini ayrı ayrı durarak ve aynı talepleri ayrı ayrı dillendirerek çözemeyiz.

Bize gereken BİRLİK ila BİRLİK…

İsmini, cismin, logo ve örgütlenme biçimini koruyarak, tüm dernek, federasyon, birlik, oda, ne varsa “Türkiye Büyük Yolcu Taşımaları  Platformu” veya konseyi adıyla en kısa zamanda bir yapı oluşturalım.

TOBB Sektör Meclisi’nde zaten zorunlu olarak bir aradayız. Bu platform, sektör Meclisi’ne karşı değil, alternatif hiç değil, hem sektör meclisinin çalışmalarına ve İTO ile ilgili meslek komitelerinin çalışmalarına olumlu katkıları   olacak bir platform niteliği taşımalıdır. İyi işleyen, hiçbir kurumun hakimiyetinde olmayan, gerçekten demokratik bir işleyişe çalışacak bir platform olmalıdır. Böyle bir platform aynı zamanda UDHB’nin sektör görüşlerini alma ile ilgili sorunlarına da katkı sağlayabilir.

Bu yılki iftarların en önemli mesajlarından biri de Sayın Fatih Tamay’ın başkanlığındaki IPRU’nun örgütlenme hamlesiydi. TOFED’in ev sahipliğindeki iftarda Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nde faaliyet gösteren Erbil Terminaller Derneği’nin katılım kararı ve sertifika töreni yapıldı.

TTDER-TOF iftarında hem TTDER  hem de TOF’unIPRU’ya katılımları gerçekleşti. IPRU hep güçleniyor. Önümüzdeki haftalarda IPRU hakkında daha geniş bilgileri sizlerle paylaşacağı.

 

 

 

 

 

 

15/05/2017

YİNE YÖNETMELİK

Karayolu Taşıma Yönetmeliği için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yönetimi, Ulaştırma Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü ile karayolu yük,  kargo, nakliye ve yolcu taşımacılarını Ankara’da biraraya getirdi.

Öncelikle TOBB yönetiminden bir istirhamımız olacak. Bu tür konularda sektörün en önemli unsurları federasyonlar, dernekler ve firma sahipleri ile yöneticileri ile bakanlığın en üst düzey bürokratları yani en tepedekilerin katıldığı bir toplantıya TOBB’un danışman düzeyinde değil yönetici düzeyinde katılması gerekirdi.

Karayolu Taşıma Yönetmeliği çalışmalarına biraz daha önem verilmeli ve bu da sektörün paydaşlarına açıkça gösterilmeliydi.

Ama Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı üst düzey yetkilileri Sayın Saim İlçioğlu, Sayın Mahmut Gürses ve Sayın Tolga Acar bu yönetmelik çalışması kapsamında sektörün bütün unsurlarının düşünce ve önerilerini almaya, değerlendirmeye, incelemeye çok kararlı görünüyorlardı. Hatta TOBB Ankara toplantı salonunda yük taşımacılarının bazı itirazları üzerine Karayolu Düzenleme Genel Müdürü Sayın Saim İlçioğlu’nun özetle “Siz yük ve eşya taşımacıları dernek ve örgütleri bir araya gelip tek bir metin üzerinde anlaşın, noktasına virgülüne dokunmadan yayınlayalım” demesini takdir etmemek mümkün mü?

En çok konuşan,

En çok itiraz eden

En çok dernekleşen

En çok federasyonlaşan

Hatta mesleğin uluslararası örgütlerini dahi kuran karayolu yolcu taşımacılarının görüş ve önerilerine göre yönetmelik yapmanın zorluğunu bilerek, sabırla sektörü dinleyen ve ikna etmeye çalışan UDHB kadrosunu tebrik ediyor, sabırlarına da şükranlarımızı sunuyoruz.

Yönetmelik taslağındaki bir iki eksik de tamamlandığı zaman fazla bir sorun kalmaz.

Bu sorunlardan bir tanesi; belge ücretleri düşürülmüş ama bu sefer de belge içindeki taşıtların işlemleri 100 TL’den 500 TL’ye çıkarılmış. Buna denecek tek şey EL İNSAFFFF!!!!  Yani yüzde 500 bir artış yapılmış.

Ama Sayın Mahmut Gürses de bu artışın çok olduğu yönünde görüş bildirdi.  Bu nedenle biraz vicdani ve rahmani davranacaklarına dair ümidim var.

2 konu ise küçük ve orta ölçekli firmaların gerek kendi aralarında, gerekse de daha büyük firmalarla kendi şirket kimliklerimi koruyarak ortak taşıma yapmalarını sağlayacak değişikliklerin yapılması konusuydu.

Bu konuda da yönetmeliği hazırlayan kadro “Hele bir uzlaşılan konular çıksın. Bu konuda da yönetmelik yayınlandıktan sonra yeniden değerlendirme yapılır” yönünde söz verdi.

Bu nedenle çıkacak yönetmelikle ilgili “En iyisi, en mükemmeli “diyemesek de sektöre en yakın yönetmelik diyebileceğiz.

Ayrıca dünyanın en iyi, en adil kurallarını yapabiliriz de önemli olan herkesin bildiği gibi uygulamadır.

 

 

15/05/2017

Telif hakları nedir, ne değildir?

Telif hakları ile ilgili köşe yazısını yazmaya başladığımda CNN TÜRK Televizyonu’nda nasıl öldüğü pek belli olmayan yazarımız Sabahattin Ali’nın kızı Filiz Ali konu hakkında konuşuyordu.
Eserleri her zaman yayınlanan, zaman zaman tiyatro eseri olarak oynanan, şarkı sözü olarak şiirlerinden yararlanılarak şarkı yapılan, yazarlarımızla, şairlerimizle, bizlere sesli, sessiz eserlerle sanat duyarlılığı aşılayan, gönüllerimizde yer eden sanatçılarımıza telif hakkı verilmesi mutlak gereken bir olaydır, desteklemek gerekir diye düşünüyorum. Telif hakkı o eseri yoktan ortaya çıkarana ödenmelidir ki bu aynı zamanda bir insan hakkıdır.
ANCAK,
Telif hakkı adı altında toplumun bir başka kesimini soyup, bir nevi “Haraç”a bağlarcasına, bir koyundan birkaç post çıkarmak aynı ölçüde bir hak ihlalidir.
Şöyle ki,
Otobüsle yolcu taşımacılığı yapan bizim sektör son yıllarda yolculara hizmet etmek, gelişen hava yolu ve demiryollarına karşı yolcu sayısını korumak için otobüslerde her koltuğun arkasına ‘Koltuk ekran’ dediğimiz tv’ler konularak, radyo, tv yayınları yapılmasının teknolojik olarak önü açıldı. tv ve radyolar zaten yayınladıkları eserlerle ilgili olarak telif hakkı ödüyorlar. Bir şarkı ya da bir eserin yayınlanması için ilgili tv sahibi, radyo evi sahibi, ilgili film şirketi sahibi, gereken telif hakkını ödüyorsa, bir de bu eserleri dinleyenden de alalım fikri, halkı soymak değil de nedir?
Otobüsler ve diğer yolcu taşımacıları araçlarındaki radyo, tv’leri açtıklarında zaten ilgili medya kuruluşlarının telif ödemek zorunda oldukları eserleri dinliyorlar. Bir eser için birkaç defa telif hakkı almak ne kadar doğrudur?
Şimdi bu konuda başta Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olmak üzere TOBB, İTO, otobüsçü dernekleri, birlik ve federasyonların üzerine önemli bir iş düşmüyor mu?
Uyumayalım lüften!
Bu sektör bu kadar sahipsiz mi?
Sayın UDHB yetkililerini bizi Taşıma Kanunu ve Yönetmelikleri ile kurumsal hale getiren bakanlığımızı, telif hakları konusunda da haklarımızı korumaya çağırıyorum.
Otobüslerde radyo dinleten, tv izletenlerden yılda 1500-2000 TL arasında haksız yere telif adı altında para istemek hangi “Akıllının” işidir acaba? Ya da kim bizim aklımızla oynuyor?
İTO oplantı salonunda Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve genel müdürlerle sektör meclisi olarak bu konuları konuşmuştuk. Şimdi otobüslerin her birinden nasıl yılda 1500- 2000 TL telif hakkı alınmalıdır diye ısıtıp ısıtıp önümüze getiriliyor.
Sektörümüzün sivil toplum örgütlerini bu önemli gelişmeler karşısında işlerini yapmaya çağırıyoruz.

 

02/05/2017

Ankara izlenimleri

 

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nde Sayın Genel Müdür Saim İlçioğlu ve Daire Başkanı Sayın Mahmut Gürses’in katılıp, koordine ettiği yönetmelik taslağı danışma toplantısı 27 Nisan 2017 günü Ankara’da yapıldı.

Toplantıya TOFED Genel başkanı Birol Özcan, Genel Sekreter Mevlüt İlgin, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Yüksek Kurnaz katıldı. Toplantıya TOFED tarafından davet edilen 30 firmanın temsilcisinin de katılması, sektörün taleplerinin en yetkili mercide dile getirilmesini sağladı.

Gerek 11- 12 Şubat 2017 tarihinde WOW Otel’de yapılan çalıştay, gerekse de 10 Nisan 2017 tarihinde TOBB Sektör meclisi toplantısındaki tartışmalar ışığında TOFED’in girişimiyle, TOFED bünyesinde kurulan 15 kişilik komisyon tarafından hazırlanan yönetmelik önerilerimizi içeren metin Ankara’da yapılan toplantının ana tartışma konusu oldu.

Saat 14.00’de başlayıp, saat 18.00’de biten Danışma Toplantısı tamamıyla TOFED tarafından hazırlanan metin çerçevesinde yapıldı.

Bu durum da TOFED Yönetiminin, temsil ettiği sektörle birlikte nefes aldığının bir kanıtıdır aynı zamanda.

Hangi STK olursa olsun temsil ettiği kitlenin ekonomik, demokratik ve akademik çıkarlarını savunması, onların taleplerini dile getirmesi ve ardında durması ile güç ve sempati toplar.

TOFED bu yönetmelik yenileme sürecinde bir sivil toplum örgütünün olması gereken toplumun önünde ve ötesinde sürecin yönetilmesinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile birlikte çok doğru bir yol izledi.

Önce kendi durumunda sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerini birleştirdi. Sonra yaklaşık 350 firmadan görüş, düşünce ve önerileri inceledi. Bütün platformlarda tartışmaları organize etti.

En Son 27 Nisan 2017 tarihinde Anka’da yapılan danışma toplantısında bakanlık yöneticileriyle birlikte daha düzgün, işlevli ve sürdürülebilir bir yönetmelik yapılması için yoğun bir çaba sarf etti.

Mayıs ayı sonunda yayınlanması beklenen yönetmelik sektöre en yakın yönetmelik olarak adlandırılacaktır diye düşünüyorum. Diğer yönetmelikler, taslaklar çoğu zaman 2-3 bürokrat hazırlardı ve oldu bittiye getirilerek yayınlanıp, yürürlüğe girerdi.

Bu defa böyle olmadı. Sektörün düşünce, öneri ve talepleri ile devletin tercihlerinin bütünleştirilmesi için çaba harcayan sayın bakanımız Ahmet Arslan, Kara Ulaştırmasından sorumlu Müsteşar Yardımcısı Sayın Şaban Atlas, Karayolu Düzenleme Genel Müdürü Saim İlçioğlu, Daire Başkanı Sayın Mahmut Gürses, Daire Başkanı Nurhan Tüfekçioğlu, Bilgi İşlem Daire Başkanı Sayın Tolga Acar ve Ulaştırma Denizcilik haberleşme Bakanlığı 1. Bölge Müdürü Cem murat Yıldırım, Yardımcısı Yalçın Doğan’a kendim ve sektörüm adına şükranlarımı sunuyorum.

24/04/2017

HAYDİ İSTANBUL OTOGARLAR ÇALIŞTAYINA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yine İstanbul’daki otogarlar, cep otogarları, ara duraklar, ilçe bilet merkezleri ile ilgili her gün değişik, çelişkili açıklama yaparak, basına gelişi güzel bilgiler sızdırıyor.

Öncelikle D1-B1 denilen yurt içi ve yurt dışı “TARİFELİ” taşımacılar için otogar kullanma zorunluluğu olduğunu hatırlatalım.

Topkapı’dan Bayrampaşa’ya geldikten sonra 25 yıldır her yıl bir otogar balonu uçuruluyor.

YENİ BİR OTOGAR YAPILACAK!

CEP OTOGARLARI YAPILACAK!

Yeni otogar Silivri’den Ispartakule’ye, Gazi Mahallesi girişinden Alibeyköy’de, Seyrantepe’de, Kavacık’ta, Ümraniye’de  bilemem daha nerelerde nerelerde yapılacak!

Kardeşim yeni otogar, cep otogarı, ara durak nasıl, nerede, ne şekilde, ne büyüklükte yapılacak? Yok mu bir aklı selim düşünen, şu otogarı kime yapıyorsak onları yani otobüs işletmecilerini çağırıp bir soralım diyen?

Mesela Kayseri Belediyesi 10 sene önce bir otogar yaptı. Sektöre ihale etti.Sektör mensupları kurdukları şirket ile işletmeci  oldu. Şimdi orası olmadı. O arsa çok değerlendi, yenisini daha uzak bir yere yapalım dediler de yeni belediye başkanı bereket sektörü dinledi ve sektörün tarif ettiği biçimde, büyüklükte  ve işletme anlayışıyla bir merkezi otogar kurdu. 5 tane ara durak, birleştirilmiş bilet merkezleri ve bu merkezlerden otogara yolcuları taşıyacak ring seferlerinin olmasını sağladı.

Koskoca İBB, Kayseri’den   bir sorsun bunu nasıl yaptığını. Halkın, işletmecilerin ve herkesin memnun kaldığı bu sistemi İstanbul’da da uygulayalım diyebilecek bir belediyesi yetkilisi çıkmıyor mu İstanbul’da!

Osmanlı  padişahlarının fermanı gibi “Bundan berrrruuuu….” şurada  ya da burada yapılacak denilmesin…

TOFED olarak birkaç kez İBB’ye;  merkezi otogarlar, belediyenin cep otogarı diye kavramlaştırdığı, aslında taşıma yönetmeliğinde “ARA DURAK” diye tanımlanan ve otogar olarak kullanılması yasal olarak mümkün olmayan, yasaların etrafından dolanıp mümkün hale getirilen cep otogarları konusunda ve her ilçede, mahalle ve sokak aralarında bulunan, bilet yazıhane ve acenteleri ilçe bilet merkezleri diye bir araya getirecek şekilde bir yapılanma önerdik.

EYYY belediye, TERMİNALLER  konusunda birlikte bir çalıştay yapmaya var mısınız?

İstanbul halkı için, yolcular için, İstanbul’a gelecek yerli ve yabancı turistler için ve kendi merkezi alanında dünya ölçeğinde ilk sırada olan Türk otobüsçülük sektörü için, neresi uygun olacaksa, bir yerde bir otogar yapımı uygun görülürse, 25 yıldır sektörün MABEDİ konumuna gelen bir otogarı da yıkmanın anlamını da tartışmaya var mısınız?

Varsanız Belediye, Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, otogarı kullanacak tüketici yani halk kurumları, otobüsçülük örgütleri haydi  Çalıştay’a…

 

 

 

17/04/2017

HAFTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu hafta sektörümüz adına 3 önemli toplantı gerçekleşti.

Bu toplantıların birincisi 10 Nisan 2017 Pazratesi günü TOBB Sektör Meclisi Toplantısı’ydı. Bu toplantı ile ilgili haberler gazetemiz sayfalarında  var. Toplantının en önemli gündem maddesi taslağı yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin TOBB Sektör Meclisinde de tartışılmasıydı. Bu toplantıya Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın üst düzey yetkililerinin, özellikle yönetmeliğin mimarlarından Sayın Mahmut Gürses’in atılması ise bizim için sevindirici bir nokta oldu. TOBB Sektör Meclisi üyeleri toplantıda meclisin bütün üyeleri son olarak yönetmelik değişikliğinden beklentilerini izah ettiler.

İkinci önemli toplantı ise 12.04.2017 Çarşamba günü TOFED’in çağrısı üzerine Diyarbakır, Batman, Siirt, Şırak, Şanlıurfa, Bingöl, Van, Bitlis, Mardin, firma sahipleri, yöneticileri ve İstanbul’daki temsilcilerin katıldığı toplantı oldu. Bu toplantı ile ilgili haberler de gazetemiz sayfalarında var. Bu toplantılarda da sektörde artık kanayan yara haline gelen yolcu satma, ayakçı, çorbacı dediğimiz yasa dışı unsurların sektörü çok kötü etkilediği konuları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan bütün firma sahipleri ve illerin dernek başkanları bu konuda kararlılıklarını dile getirip resmi kurumları göreve çağırdılar.

TOFED bu kararlılık karşısında harekete geçerek başta Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Otogar yönetimiyle ilişkiye geçerek gerekli tedbirlerin alınmasın takip etti.

13.04.2017 Perşembe günü ise bu defa Güneydoğu firmalarının İstanbul İşletmecileri TOFED Toplantı Salonunda bir araya gelerek firma sahiplerinin aldıkları kararların uygulanma sorunları masaya yatırdı. Bu toplantılarda da özellikle “çorba” diye adlandırılan  yolcu başı gibi yanlış uygulamaların  mutlaka önlenmesi kararı alındı.

10/04/2017

Sektörün Brütüs Namzetleri

Geçtiğimiz hafta, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Sayın Yunus Emre Ayözen’i ziyaret ettiğimizi aktarmıştım. Bu hafta detaylarını aktaracağım. Sayın Ayözen, İstanbul’da planlamakta oldukları otogarlar ile ilgili yerleri bize gösterdi. Avrupa Yakası’nda 3’üncü Havalimanı’na yakın Işıklar Köyü’nde Anadolu Yakası’nda ise Formula 1 pistine yakın Tepeören mevkisinde bir otogar yapılması planını aktardı.  Harem Otogarı’nın bu mevkiye taşıma planları olduğunu söyledi. Bizde kendisine TOFED olarak, otogar, ara duraklar, ilçe bilet terminalleri ve birleştirilmiş servisler konusunda görüş alınan bir kurum olmamız gerektiğini, sektörü bizim temsil ettiğimizi anlattık.

Yakın dönemde her yıl dört beş tane yeni otogar yeri konusunun gündeme geldiğini gördük. Bir ara Kavacık’ta, Silivri’de, Alibeyköy askeri alanın içerisinde, Gaziosmanpaşa gibi birçok yer konuşuldu. Aynı durum Anadolu Yakası’nda haddi hesabı bilinmeyen yerler gündeme geldi. Belediye bunları tespit ediyor. Bizde bunları gazete köşelerinde, kahvehanelerde, dedikodu merkezlerinde bunu öğreniyoruz. Bizde bunu Sayın Ayözen’e söyledik. Sayın Ayözen’de bize; Sayın Başkan Kadir Topbaş’ın talimatları doğrultusunda çalıştıklarını ifade etti. Bizde kendisine, “Büyükşehir Belediye Başkanının tercihleri değil, bundan yararlanacak olan halkın, sektör mensuplarının, firmaların, acentelerinin ve onların sivil toplum kuruluşları, İTO’nun, TOBB sektör meclisinin katılacağı bir Çalıştay’da günlerce tartışarak halk için, sektör için neresi fayda sağlayacaksa o noktalarda karar verelim” talebimizi ilettik. Sayın Ayözen ile bu konuda yani otogarlar konulu bir çalıştay yapma konusunda mutabakata vardık. Söz konusu noktalarda otogar yapmaya yönelik planın ne olduğunu sorduk; düşüncelerine temel teşkil eden noktanın otobüslerin 3’üncü köprüye yönlendirilmiş olması ve 3. Havalimanın yapıldığı alan olduğunu bunun içinde bu güzergâhların şekillendiğini ifade etti. Bizde diyoruz ki, o güzergâhlarda ara terminal, cep terminalleri olabilir. Trakya’ya gidecek yolcu önce oraya gelecek ve seyahat süreleri uzayacak. Bursa, İzmit, Adapazarı, Bolu yolcusunun da aynı şekilde seyahat süresinin uzayacağını söyledik. Biz inanıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanına 3’üncü köprünün otobüsçüye getirdiği ilave zaman ve maliyet artışı, yolcuya yarattığı mağduriyet doğru anlatılırsa bu mecburiyet kalkacaktır. Ayrıca Karayolu Yönetmeliği Taslağı’nda D belgeleri birleştiriliyor. Hangi belge sahibi aracı nasıl gönderecek, bu belli değil. Dolayısı ile bunun aceleye getirilmemesi gerektiğini söyledik. 3. Havaalanına yapılacak otogara yolcuların getirilmesinin doğru bir karar mı olduğunu sorduk; kendisi de ‘bunu tartışalım’ dedi. Bizim önerimiz, iki yakaya merkezi bir otogar. Avrupa Yakası’nda merkezi otogarın Bayrampaşa Otogarı olduğunu belirttik. Bayrampaşa Otogarı’nın eksiklikleri düzeltilebilecek konulardır. Otogarın ıslah planını da kendisine sunduk.  Anadolu Yakası’nda merkezi otogar konusunda Ataşehir planının doğru olduğunu ve Tepeören mevkisine yapılacak otogarın ise yanlış bir tercih olduğunu söyledik.  Biz cep terminali kavramının da değiştirilerek, ara durak olarak tanımlanmasını ifade ettik. Trakya yolcularına yönelik ise Ispartakule mevkinde ara durak yapılmasının uygun olacağını belirttik.

BAYRAMPAŞA OTOGARI İLE İLGİLİ BİR KARAR YOK

Sayın Ayözen, beş ulusal firmanın da kendisini ziyaret ettiğini ifade etti. Bizde sorduk; bugüne kadar görüştüğünüz firmalardan tek birinin Bayrampaşa Otogarı’nın yıkılıp, başkasının yapılmasını istiyor mu? Kendisi de, sektörün tek birleştiği noktanın, Bayrampaşa Otogarı’nın yerinde kalması olduğunu söyledi. Bayrampaşa Otogarı ile ilgili de alınmış bir karar olmadığını ifade ettiler. Ancak sayıları bir elin parmağını geçmeyecek ve gerçektende bir avuç bile olmayan sektör ‘mensubu’  Sayın Galip Öztürk’e methiyeler dizerken, kendi firmasının bile aleyhinde davranarak, Sayın Öztürk’ün gözbebeği olan Bayrampaşa Otogarı’nın yıkılmasını gündeme getiriyorlar. Bu otogar sektörün emeği ile ortaya çıkmış ve sektörün mabedi konumundadır. Bu otogarın yıkılmasını savunmak sektöre ihanettir. Herhangi bir isim vermiyorum, sektörümüz onları biliyor. Bu otogar sektörün ortak malıdır. Eksiklikleri düzeltilir, yapılır. Hiç kimsenin ekmeğinin kaybına göz yummamız mümkün değildir. Bu sektör gazete köşelerinden otogar yerlerini öğrenmeyi hak etmiyor. Bazı gazetelerde Işıklar Köyü, tarafında arazi satma peşindeler. Bunun çok yanlış olduğunu ifade etmek istiyorum. Sayın Ayözen, Işıklar Köyü, mevkisinin de kesin bir karar olmadığını ifade etti. Ama planlanan otogarda 60 otomobillik bir park ve  400 otobüslük park  düşünüyorlar. Bu da sektörü bilmemenin bir göstergesi. Belediyeler Birliği’nin toplantısında alınan kararı da aktardık. Terminaller yeri, belediye, Ulaştırma Bakanlığı ve sektör aktörlerinin katıldığı bir komisyonla alınması gerektiğini bir ortak kararla imzaladı. Belediyeler Birliği Başkanlığı yapan Sayın Kadir Topbaş’ın bunu bozmaya hakkı olmadığını da ifade ettik. Sonuçta bir çalıştay yapılması noktasında bir karar alındı bundan memnunuz.

 

03/04/2017

Birlikten çözüm doğar

Bu haftaki gazetemiz elinize ulaştığında, 2 Nisan Pazar günü, Doğu ve Güneydoğu firmalarımız, Şanlıurfa’daki bölge toplantılarını yapmış olacaklar. Diyarbakır, Batman, Siirt, Şanlıurfa, Mardin firmalarının öncülüğünde gerçekleştirilecek toplantı, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Mersin’de yapılan toplantıların da devamı olacak. Firmalar maliyetlerini azaltma konusundaki çalışmalarını daha da genişletecek, her iki bölgeyi kapsayacak şekilde güçlendirecek. TOFED olarak, doğru yaptıkları her işte,  firmaları, sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz. Sektörümüz daha iyi yerlere gelmesi için yapılan her iyi işin yanındayız.

MAN Kamyon ve Otobüs A.Ş’nin yeni Neoplan Tourliner Lansmanı, 24-25 Mart tarihlerinde, Antalya’da gerçekleştirildi. Lansman toplantısına, TOFED yönetim kurulu üyeleri, GYK üyeleri, firma sahipleri ve yöneticileri katılım gösterdi.  Antalya Titanic Hotel’deki lansmanda, sektör mensuplarımız hem yeni Neoplan Tourliner’ı incelediler hem de birbirleriyle hasret giderdiler. TOFED olarak da,  şahsi olarak da, Türk otobüsçülerine yeni ve kullanışlı bir otobüs seçeneği daha sundukları için MAN’ı takdir ediyoruz. Desteğimizi de açıkça belirtiyoruz. Ülkemize yapılan her yeni yatırım ve istihdam sağlayan her yeni proje bizleri mutlu ediyor. Bu duygularımı aktarırken şunu da hatırlamadan edemedim; vaktiyle yabancı sermaye yatırımı için yer sorunu sorulduğunda Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel şöyle demişti; “Yeter ki yatırım yapılsın, fabrika yeri için gerekirse Çankaya Köşkü’nün bahçesini bile veririm.” Yatırım ve istihdamı destekleyen efsane bir sözdü o söz. Hepimizin kulağında küpe olmalı. MAN yönetimini candan tebrik ediyorum.

Diğer bir konu, yeni karayolu taşıma yönetmeliği tasladığı bildiğiniz gibi Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yayınlandı. 10-11 Şubat tarihlerinde, İstanbul Wow Hotel’de gerçekleştirilen çalıştayda, sektörümüzün talep ve önerilerini aktarmıştık. Birçoğunun dikkate alındığını gördük, teşekkürlerimizi iletiyoruz. Şimdi taslak konusunda yoğun bir çalışma içerisindeyiz. TOFED bünyesinde bir komisyon oluşturduk. Firma temsilcilerinin de yer aldığı bu komisyon üç toplantı yaptı. Taslağı bütün detaylarıyla inceliyoruz. Son toplantımızı Salı günü (4 Nisan) gerçekleştireceğiz ardından görüş ve önerilerimizi Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne ileteceğiz. Yine bu konuda, yönetmelik çıkmadan önce yeni bir çalıştay daha talep edeceğiz.

Gazetemizin bu haftaki manşetinden de gördüğünüz gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Sayın Yunus Emre Ayözen ile önemli bir toplantı gerçekleştirdik.  Otogarlar, ara duraklar, servisler, ilçelerdeki bilet satış acenteleri konularını konuştuk. Sektörümüzün talebi, İstanbul 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın 2019 yılından sonrada mevcut yerinde devam etmesidir. Otogar’ın eksiklikleri var mıdır ki mutlaka vardır. Ancak bunların ıslah çalışmasıyla düzeltilmesi mümkün. TOFED olarak, eksikliklerin giderilmesi konusunda desteğe de hazırız. Sektörümüz,  kalbi olan İstanbul’da yeni bir maceraya sürüklenmemelidir. TOFED olarak bu konuda da sektörümüzün sesini duyurmaya ve ortak haklarımızı savunmaya devam edeceğiz.

27/03/2017

GÜNEYDOĞUDAN GÜZEL ESİNTİLER

Basın ve kamuoyunun Güneydoğu deyince sadece şehit haberleri, asker, kavga, gösteri, sağı solu dağıtma, tahrip sahneleri ve siyasi çekişmeler ile anılır ve algılanır duruma gelmiş.

Ama bu sefer Güneydoğudan esen, esmeye başlayan güzel seher yeli yolcu taşımacılığı sektörüne “keşke bizde aynısını yapabilsek” dedirtecek güzellikte uygulamalar ile anılmaya başlandı.

Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin ve Şanlıurfa’da faaliyet gösteren 27 firma sahibi, o bölgenin dernek başkanları ve sektöre emeği geçen duayenler bir araya gelip yolcu taşımacılığında kangren haline gelen yaralara ciddi bir neşter vurmaya karar verdiler.

Firma sahipleri işi bu kadar ciddiye aldıkları için “Müdürlerini değil, bizzat kendileri dizginleri ele almaya karar verdiler.

  1. Bu beş ilin firmaları bütün il merkezleri olmak üzere bütün illerde ve bütün ilçelerde sadece otogarlarda birer çalışma ofisi bulundurup yüzlerce semt acentelerini kapatma kararı aldılar.
  2. Rekabet ortamını hizmette esasını getirerek haksız ve yıkıcı, yok edici maliyet artırıcı taşımacılığa son verdiler. Rekabet elbette olacak ama kalitede, hizmette rekabet olacak.
  3. Merkezi bir fon oluşturarak ve her biletten belli bir oranın fona aktarılarak illerinde zarar eden mensuplarını güçlendirme kararı aldılar.
  4. En önemlisi de bütün merkez ve şubelerinde bütün taşımalarda ayakçı, teşrifatçı, çorbacı dediğimiz kişileri çalıştırmama ve özellikle yolcuyu rahatsız edecek davranışların yasaklanması, yolcu başı dediğimiz ve artık sektöründe hırsızlığın sembolü haline gelen “çorbacıların” tamamen yasaklanması.

Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin ve Şanlıurfa il merkezli firmaların uygulamaya başladıkları bu kararlar İzmir,  Ankara ve İstanbul’daki acentelerin arasında yapılan toplantılarda çok ciddi destek gördü.

TOFED’e bağlı bütün dernek ve TOFED’in  tüm illerdeki her dernekteki yöneticilerin başta Genel Başkan Sayın Birol Özcan olmak üzere bütün Genel Yönetim Kurulu ve Merkez Yönetim Kurulu
Üyelerin, Genel Başkan Yardımcılarının, Bölge Başkanları sonuna kadar destekliyor.

 

 

20/03/2017

Köprülere alternatif

Geçtiğimiz hafta otobüslerimizin deniz yolunu da kullanabilmeleri için İDO ile çok önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Öncelikle bu görüşmeye neden ihtiyaç duyduğumuzu anlatmam gerekir.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü hakkında gerek bu gazetede gerekse de diğer sektörel ve ulusal basında yüzlerce yazı, itiraz, şikâyet, serzeniş yayınlandı.

Şimdi ben de bir kez daha konu ile ilgili görüşlerimi bu sütunlara taşıyacağım.

Öncelikle köprülerin amacı mesafeleri kısaltmak, zaman kaybını önlemek içindir ama Yavuz Sultan Selim Köprüsü nam-ı diğer 3. Köprümüz hem mesafe olarak hem de köprü ve otoban ücretleri olarak otobüslerin bu alandaki harcamalarını kat be kat yükseltti. Otobüslerin masrafının yükselmesi bir yana yolculuk süreleri de uzuyor.  Her bir yolcumuzun seyahat süresine ortalama 2 saat ekliyor.

Şu anda İstanbul’dan Ege’ye giden otobüsler ya yeni yapılan Osmangazi Köprüsü’nden geçecek ve önceleri 140 TL olan itirazlar sonucu 105 TL’ye düşürülen ücreti ödeyecek ya da Eskihisar- Topçular feribotu ile 80-90 TL ödeyecekler.

İDO’nun üst düzey yönetimi ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede öncelikle Bursa ve devamında Ege’ye gidecek otobüsler için Eskihisar- Topçular feribot ücretinin gidiş ve gelişinin toplamının Osmangazi Köprüsü’nün bir geçişine eşitlenmesi gerekir. Yani 50 TL’nin altına düşmesini ve ayrıca otobüslerin toplu taşıma aracı sayılarak ambulanslar gibi hiç bekletilmeden alınmasını istedik.

Yine İDO ile yapılan görüşmelerde Yenikapı- Harem, Yenikapı- Yalova, Yenikapı – Mudanya gibi alternatif hatların da açılması ve hatlarda da köprü geçiş ücretinin yarısının uygulanmasını talep ettik.

İDO yönetimi taleplerimize sıcak baktığını ancak yeni hatlarda özellikle Yenikapı’dan feribotla otobüslerin alınması için UKOME kararı gerektiğini ifade ettiler.

TOFED olarak önümüzdeki süreçte İBB Ulaşım Dairesi ve UKOME yetkililerinden randevu taleplerimiz var. Konunun yakın takipçisi olacağız.

 

13/03/2017

Sözünün eri olmak!

Geçtiğimiz hafta;  Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Şaban Atlas’ı, Karayolu Düzenleme Genel Müdürü Sayın Saim İlçioğlu’nu, Genel Müdür Yardımcısı Sayın Nurhan Tüfekçioğlu’nu, Daire Başkanı Sayın Mahmut Gürses’i makamlarında ziyaret ettik. Ziyaretlerimizin ana gündem maddesi;  Şubat ayında gerçekleştirilen, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mevzuat Çalıştayı’ydı.  TOFED olarak bununla ilgili teşekkürlerimizi değerli bürokratlarımıza ilettik. Sektörümüz gibi çalıştaydan onların da memnun kalması, başarılı geçtiğini söylemeleri bizleri  mutlu etti. Mutluluğumuzun derecesini artıran bir husus daha var, çalıştayda sektörümüzün sunduğu öneriler üzerinde büyük bit titizlikle çalışıldığını öğrendik. Pekçoğunun olumlu bulunduğu müjdesini de aldık. Yakın bir dönemde çıkmasını beklediğimiz yeni karayolu taşımacılığı yönetmeliğinin, sektörümüze ayrı bir bahar yaşatacağına, taleplerinin karşılanacağına yürekten inanıyoruz.

Yeni mevzuat sürecinde Bakanlıkla ilgili her şey olumlu. İnşallah sonu da güzel olacak. Ancak kendi sektörümüz açısından çalıştayla ilgili özeleştiriyi yapmanın da artık vakti geldi. Yazının başlığını da bu yüzden “Sözünün Eri Olmak” olarak seçtim. Bildiğiniz gibi, çalıştayda sunulan öneriler, TOFED, TOF, UYOF, IPRU, TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi’nin katkılarıyla hazırlanmıştı. Yani, sahadan  uzun bir veri toplama çalışmasının ardından, sektörün sivil toplum kuruluşları öneri ve talepleri birlikte oluşturmuş, bunları yazılı bir metin haline getirmişti. Altına da kuruluşların imzası atılmıştı. Çalıştay sırasında, önerilerin altında imzası bulunan bazı kuruluş temsilcilerinin, orada itirazda bulunmasını yadırgamıştık! Önerilerin hazırlanması çalışmalarına katılmayıp, çalıştayda itirazlarını ve eleştirilerini dile getiren firma temsilcilerine elbette ki bir lafımız yok. Onların görüşlerine saygılıyız. Bizim sitemimiz, daha önce altına imza attığı, mutabık kaldığı metne her nedense o gün karşı çıkanlara! Ankara’da gördük ki; ortak öneri olarak sunulan metne, önerilerin sahiplerinden birilerinin itiraz etmesi,  bürokraside de şaşkınlık yaratmış, onlar da yadırgamışlar.

TOFED kurulduğu günden bugüne kadar sektörün diğer dernek ve federasyonlarına da her zaman saygı duymuş, sektör için işbirliği yolunu tercih eden kuruluş olmuştur. Anadolu’da çok güzel bir tabir vardır; “Basiretli Ortak, Basiretli Tüccar’ derler. Yani, sözünün eri ve dürüst olmak anlatılır. Bir metin için aylarca beraber çalışıp, mutabık kalıp, sonradan itiraz etmek sözünün eri olmak veya basiretli ortak olmak değildir! Bu anlayışa tamamen zıt bir tutumdur!  Bu bize bir ders olmuştur. TOFED bundan sonraki adımlarını atarken daha dürüst insanlarla beraber atacaktır.

 

13/03/2017

Mersin Notları

Olmadı, sil yeni baştan

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde daha Sayın Macit Özcan’ın başkanlığı döneminde yeni bir otogar için yer seçimi, yapımı, büyüklüğü, işletme esasları gibi konularda TOFED olarak görüş ve önerilerimizi sunmuştuk.

Şimdiki Belediye Başkanımız Sayın Burhanettin Kocamaz döneminde inşaatı biten otogarın yazıhane ihalesinde küçük yazıhaneler için önce yıllık 36 bin, büyük yazıhaneler için 60 bin lira değer biçildi.

Bu rakamlara gerek Mersin’deki yazıhane sahipleri gerekse biz itiraz ettik ve ihale iptal oldu. Sonra belediye küçük yazıhaneleri 60 bin, büyük yazıhaneleri 96 bin liradan ihale etti ancak bu da olmadı.

Otobüs işletmecileri itiraz ettikçe, belediye o hırs ve kızgınlıkla her seferinde kira miktarını indireceğine daha da yükseltti.

Belediye 3. İhaleden sonra otogarın toplu ihalesini yaparak Şimşek Grup diye bir şirkete otogarı komple verdi.   Adı geçen şirket belediyenin 3-4 katı kiralarla otobüsçüyü “Teslim” almaya çalıştı. Yaklaşık 2 yıl da bu “gurup”la ve bu şirketin yaşa dışı faaliyetleri ile uğraşıldı.

Sonunda yargı ihaleyi komple iptal etti ve tekrar belediyenin işletmesine geçildi. Şimdi bu aşamadayız.

Bu gelinen son aşama aslında ilk baştaki aşamaya dönülmesidir. Yani sil, yeni baştan oldu. Ve Belediye daha makul kiralarla yazıhaneleri ihaleye çıkardı.

Ancak Şimşek Grup’un yasadışı ve  işgalci tutumları sırasında otobüsçüler Mersin Otogarı dışında Tarsus, Erdemli, Silifke gibi yerlerden otobüs kaldırınca Mersin Büyükşehir Belediyesi kirletme, çöp dökme vb gibi hayali suçlar isnat ederek her firmaya 40-50 bin liradan 100-150 bin liraya kadar cezalar yazmıştı. Ancak bu cezaların hiç biri muhatabına tebliğ edilmemişti.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kocamaz ve Genel Sekreter yardımcılarına geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz  ziyaretin esas konusu bu cezaların kaldırılmasıydı. Sektör adına bunu talep ettik. Ayrıca yapılacak ihalede firmaların birbirlerinin haklarına sayılı olmalarına yönelik bir ziyaretti gerçekleştirdiğimiz.

Mersin Otogarının yer tespitinden, projelendirilmesine, işletme esaslarının belirlenmesinden uygulanmasına kadar bütün süreç yani ‘TERMİNALLER’ konusu doktora, profesörlük tezi olabilecek derslerle doludur.  Bir üniversitenin akademisyenlerinden eğer otogar işletmeciliği konusunda bir kursu kurması isteği varsa Mersin Otogarı çok büyük ders ve deneyimlerle doludur.

TOFED 10 yıldır haykırıyor: Otogarları bize yapıyorsanız, bizim giyeceğimiz bir elbise dikiyorsanız bari bize uygunluğu, darlığı kısalığı, genişliği uzunluğu için üzerimizde bir prova yapılsın!   

27/02/2017

TOFED’İN 2017 PROJELERİ

22 Şubat Çarşamba günü Merkez Yürütme Kurulu toplantımızı gerçekleştirdik. TOFED Toplantı Salonunda yaptığımız MYK’da  2017’nin yol haritasını çıkardık.

Türkiye için olduğu kadar sektörümüz için de oldukça zor geçen bir yıl olarak hatırlayacağımız 2016’nın ardından ilk 2 ayını geride bıraktığımız bu yılda sektörümüzün bir nebze de olsa rahat nefes alması için neler yapılabileceğini istişare ettik ve 2017 yılı çalışma programını oluşturduk. Bu program, bu yılı yoğun bir maraton halinde geçireceğimizin de göstergesi oldu.

Bu yıl özellikle sektörde kangren haline gelen ‘TERMİNALLER’  konusu gündemimizin öncelikli maddeleri arasında yer alacak. Terminaller konusunda belediyelerin tek söz sahibi olmaması için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Belediyeler Birliği ile birlikte yapacağımız çalışmaların ilk nüvesini oluşturduk.

Diğer taraftan 2017 yılı içinde Valilik Koordinasyonunda korsan taşımacılık ile mücadele için yine Bakanlık, Emniyet Müdürlüğü, UKOME ve TOFED’in yer alacağı bir kurulun oluşturulması gündemimizde.  Nu kurulda korsan taşımacılığın kökünü kazımak için gerek mevzuat eksikliği, gerekse uygulamadaki aksaklık ve eksiklikler masaya yatırılacak.

Bu noktada üzerinde asıl durulması gereken noktanın sektör giriş ve çıkışlar konusu olduğunu düşünüyoruz. Firmaların daha kurumsal ve güçlü olabilmesi için sektöre girişteki şartların ağırlaştırılmasının yanısıra, firmaların birleşmesi veya güç birliği için ortak taşıma organizasyonunun kurulması gerektiği konusunda hem fikiriz. Diğer taraftan acentelerin tüm seyahat biletlerini satmaları için düzenleme yapılması gereğinin de üzerinde durduk.

Uzun sözün kısası 2017 yılı sektörümüz ve TOFED için çok hareketli geçecek. Hedefimiz çalışma programımıza aldığımız her sorunun çözüme kavuşması ve sektör mensuplarımızın işlerini daha keyifli yapmalarının önünü açabilmektir.

 

 

20/02/2017

IPRU’ya Bakan Arslan desteği

Geçtiğimiz hafta IPRU Heyeti olarak Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Sayın Ahmet Arslan’ı makamında ziyaret ettik. 15 Şubat Çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette IPRU projesinin başlangıç süreci ve bugün geldiği noktayı detaylarıyla anlatma imkanı bulduk. Çok sıcak karşılandığımız ziyaretten Bakan Ahmet Arslan’ın tam desteğini alarak ve umutla ayrıldık.

Ziyarette sayın bakanımızdan IPRU’nun gelişmesi için bazı taleplerimiz oldu. Bu taleplerimiz;

1-IPRU’nun Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler Örgütü ve İslam İşbirliği teşkilatı nezdinde akredite çalışmalarının sağlanması için öncelikle T.C. Avrupa Birliği Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın destek ve yardımlarının sağlanması,

  • IPRU’nun tanıtımının sağlanması ve üye ilişkisi olmayan ülkelerde üye ilişkisi tesis edebilmesi için; Türkiye’nin yurt dışında bulunan Büyükelçiliklerine, Konsolosluklara ve Ticari Ataşe’lerine   IPRU tanıtım dosyasının gönderilerek IPRU vasıtasıyla oralarda kurulabilecek ilişkilerde yol gösterilmesi ve yardımcı olunması.
  • Karayolu yolcu taşımacılığı alanında oluşan atıl kapasite nedeniyle kullanım alanı kalmayan binlerce 2. el otobüsün yurtdışına satışının gerçekleştirilmesi için İstanbul’da¸ otobüslerin teşhir edileceği ve içerisine sektörel mesleki eğitim kurumlarının oluşturulacağı bir fuar alanın IPRU’ya  tahsis edilmesi.
  • Atıl kapasitede duran ve yurt dışına satılacak 2. el otobüslerde ihracatın önündeki bürokratik engellerin azaltılarak ihracat yapanlara yeni otobüs alımında  KDV’de bir alt dilimin uygulanma esasının getirilmesi.
  • Ülkemizin karayolu yolcu taşıma sisteminde oluşturduğu bilgi ve becerisini IPRU vasıtasıyla diğer ülkelere aktarmak ve bu kapsamda kurulacak ekonomik ve teknik işbirliği sayesinde ülkemiz ekonominse katkı da bulunmak için; IPRU mali kaynaklarının oluşturulması adına ülkemize giriş ve çıkış yapan  yolcu otobüslerinden, beyan  formunu doldurmaları suretiyle   5  Dolar  tutarında  bir ödeme alınmasının yasal düzenlemesinin oluşturulması oldu.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Ahmet Arslan bizi ve taleplerimizi dinledikten sonra tam destek sözü verdi. Özellikle IPRU’ya sürekli gelir konusunda, bakanlık bünyesinde hazırlık yapılması talimatını da vereceklerini söyleyen Bakan Arslan üreticiden, işletmeciye kadar herkesin bu projeye destek vermesi gerektiğini ifade etti.

 

13/02/2017

ÇALIŞTAY AYI

1

7-8 Şubat Türkiye Cumhuriyeti Ulusal Ulaştırma Ana Planı ile ilgili çalıştay Haymana Grannos otelde iki gün sürdü. Sunumlar çok iyi hazırlanmış. Hava- Deniz-Demir ve Karayolları ile ilgili hedefler AB mevzuat ile ilgili uyumlu hale getirilmesi için yapılacak çalışmalar tartışıldı.

2

3-4-5 Şubat 2017 tarihinde yapılması planlanan ve bazı sağlık nedenleri ile ertelenen karayolu yolcu taşımacılığı mevzuat çalıştayı 10-11 Şubat yine İstanbul Wow otelde yapılacak. Kamudan UDNB Merkez  ve 1. Bölge  Müdürlüğü İdari kadrosu, içişleri bakanlığı, maliye bakanlığı ve Türkiye Belediyeleri Birliğinin katılacağı çalıştaya, sektörden örgütlü TOFED, İPRU gibi uluslararası birlik, TOBB, Sektör Meclisi, İTO temsilcilikleri, illerin dernek makamları, ve yolcu taşımacı firma temsilcilikleri 2 gün boyunca karayolu taşıma yönetmeliğini tartışacaklar. Çalıştayda sektör temsilcileri önceden hazırladıkları yönetmelik değişiklikleri ile ilgili taslak tartışmaya açılacak.

3 TOBB SEKTÖR MECLİSİ

TOFED, TOF, UYOF ve IPRU tarafından hazırlanan taslakta talepleri tek tek sıralamak mümkün değil ama D1-D2-B1-B2 yetki belgesi almanın şartlarının biraz daha ağırlaştırılarak çıtanın yükseğe çıkarılması, sektörde görev alacak personelin eğitim ve sertifikalandırılması, küçük ve orta ölçekteki taşımacı firmaların gerek bölgesel, gerek ulusal deneyde güç birliği yapmanın ortak yolcu taşıma organizasyonlarının kurulmasının sağlanması, IPRU’nun yurtdışına giriş ve çıkışlarda UDNB ile birlikte düzenleyici ve denetleyici konuma gelmesi…

Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen Tüm Bakanlık personeli ve Sivil Toplum örgütlerine teşekkürler.

 

 

 

06/02/2017

Yönetmelik değişikliğinde ortak akıl devreye girmeli

2003 yılında devreye giren Karayolu Taşıma Kanunu ve buna bağlı yönetmeliklerin revizesi için 3-4-5 Şubat tarihlerinde Park Polonez Otel’de düzenlenecek olan çalıştaya artık sayılı günler kaldı.

Çalıştay öncesinde sıkı bir çalışma temposuna girdik. Sektörümüzün başta TOFED olmak üzere, TOF, UYOF ve IPRU gibi sivil toplum kuruluşları ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi’nin ortak çalışmasıyla sektör mensuplarımızı dinledik ve her taşıma türü için mevzuattan kaynaklanan sorunlar, eksikler belirlendi. Yani çalıştaya sektör olarak oldukça hazırlıklı katılacağız.

3 gün sürecek olan çalıştaya Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan üst düzey bürokratlar katılacaklar. Karayolu Düzenleme Genel Müdürümüz Sayın Saim İlçioğlu, Genel Müdür Yardımcısı Nurhan Tüfekçioğlu, Daire Başkanı Mahmut Gürses, İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürü Sayın Cem Murat Yıldırım’ın katılmasını beklediğimiz çalıştaya ayrıca, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri Dairesi, E- biletlerle ilgili düzenlemeler konusunda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Genel Müdürlüğü, yurt dışı taşımalarında sınır kapılarında yaşana sorunlar nedeniyle Gümrük Bakanlığı yetkilileri de davet edildi.

Sektörel katılımın da geniş olmasını beklediğimiz bu çalıştayda öncelikle sektöre girişlerin zorlaşması, firma kurulması konusunda çıtanın yüksek tutulması için gereken düzenlemeleri masaya yatıracağız.

Diğer taraftan küçük ve orta ölçekli bölgesel firmaların bir araya gelerek güçlü organizasyonlar kurmalarını, özel anlaşmalarla birbirlerinin alt yapı tesislerinden faydalanmalarını sağlayacak “YOLCU TAŞIMACILIĞI ORGANİZATÖRLÜĞÜ“  sistemi oluşturularak, yolcu taşımacılığında yer alan firmaların KOBİ ölçeğini aşarak güçlü yapılar haline gelmelerini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını isteyeceğiz.

Bu konuların dışında daha pek çok konu ve sorun 3 gün sürecek çalıştayda gündeme gelecek. Çalıştayın sektörümüzü geleceğe taşıyacak önemli sonuçlar otaya çıkaracağına canı gönülden inanıyorum ve tüm sektör mensubu meslektaşlarımızı çalıştaya katılarak görüşünü beyan etmeye çağırıyorum. Katılım ne denli yüksek olursa yönetmelik değişikliğinde o denli söz sahibi olacağımıza inanıyorum.

23/01/2017

SEKTÖRÜN ÇALIŞTAYI

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 3-4-5 Şubat 2017 tarihlerinde Polenezköy Park Otelde gerçekleştireceği ‘Mevzuat Çalıştayı’ öncesi bir araya gelen sektör temsilcileri ve Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri çalıştayda sunulmak üzere hazırlanan 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Düşünülen Değişiklik Önerileri taslak metnini masaya yatırarak görüştük.  Çalıştayın organizasyonu için TOBB Sektör Meclisi, TOFED, TOF, UYOF ve IPRU temsilcilerinden oluşan Karayolu Yolcu Taşıma Çalıştay Hazırlık Komisyonu oluşturuldu.  Yapılan değerlendirmelerde 14 yılda sektörün ihtiyaçlarını karşılamaktan hayli uzaklaşan Karayolu Taşıma Kanunu ve buna bağlı yönetmeliklerin revizesi için 3-4-5 Şubat tarihlerinde Park Polonez Otel’de bir çalıştay düzenlenecek. Çalıştay öncesi sektörün mevzuattan kaynaklanan sorunları ve çözüm önerilerini belirlemek için 5 komisyon kuruldu.

Yurtiçi Tarifeli Taşımacılık (D1-D4) Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu, Yurtiçi ve Uluslararası Grup Taşımacılık  (D2-B2) Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu, Uluslararası Tarifeli Taşımacılık (B1) Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu, Yolcu Terminalleri, Altyapı Entegre Taşımacılık Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu ile Eğitim, Denetim, Korsan Taşımacılık, Haksız Rekabet Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu çalıştay öncesi toplantılar yaparak mevzuat kaynaklı sorunları belirleyip çözüm önerilerini sunacak. Çalıştay tüm sektörümüze hayırlı olmasını arzu ediyorum.

DİYARBAKIR’A ALKIŞLAR

Yükselen maliyetler karşısında ezilen ve zarar eden Diyarbakır firmaları bir araya gelerek sorunlarına çözüm aradılar. Zarar etmeden ve firmalarını yaşatmak için yaptıkları çalışmayı kutluyorum. Bu sektörde artık hiçbir firmanın kapanmasını istemiyoruz. Biz yaptığımız işin ve bilet fiyatımızın adaletli olması lazım. Zarara hiç kimse uzun süre dayanamaz ve hizmet veremez duruma gelir. Bunun için Diyarbakır, Batman, Siirt,  Van firmalarımızın aldığı kararı kutluyor ve yanlarında olduğumu belirtiyorum.

16/01/2017

Yönetmelik değişikliğinde ortak akıl devreye girmeli

2003 yılında devreye giren ve aradan geçen 14 yılda sektörün ihtiyaçlarını karşılamaktan hayli uzaklaşan Karayolu Taşıma Kanunu ve buna bağlı yönetmeliklerin revizesi için 3-4-5 Şubat tarihlerinde Park Polonez Otel’de bir çalıştay düzenlenecek. Bu çalıştay için sektörümüzün başta TOFED olmak üzere, TOF, UYOF ve IPRU gibi sivil toplum kuruluşları ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi bir araya gelerek ‘Çalıştay Hazırlık Kurulu‘ oluşturdu. Bu kurulun sekretaryası da oluşturuldu. Çalıştay sekretaryası olarak ben ve Nusret Ertürk görev yapacağız.

5 kuruluşun bir araya gelerek ortak akıl oluşturmasının sektörümüzü için ne denli önemli olduğunu bu sektöre mensup herkes takdir edecektir diye düşünüyorum.

Çalışmalar kapsamında ihtiyaç sorun ve önerileri belirlemek için 5 komisyon kuruldu.   Bu komisyonlar;

  • Yurtiçi Tarifeli Taşımacılık (D1-D4) Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu
  • Yurtiçi ve Uluslararası Grup Taşımacılık (D2-B2) Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu
  • Uluslararası Tarifeli Taşımacılık (B1) Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu
  • Yolcu Terminalleri, Altyapı Entegre Taşımacılık Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu
  • Eğitim, Denetim, Korsan Taşımacılık, Haksız Rekabet Sorunları ve Çözüm Önerileri Komisyonu.

 

Şimdi sırada sektörün paydaşlarını dinlemek ve öncelikli sorun ve ihtiyaçları belirlemek var. Bunun için 18 Ocak itibariyle komisyonları toplayacağız ve sektörün mevzuattan kaynaklanan sıkıntılar ile çözüm önerilerini belirlemek için sektör mensuplarını dinleyeceğiz.  18 Ocak saat 12.00’de 4 No’lu komisyon toplanacak, yine aynı gün 14.30’da ise 1 No’lu komisyon toplanacak. 19 Ocak ‘ta ise 3 No’lu komisyon toplantısı gerçekleşecek.

Bu toplantılar için sektörümüze davetler yapıldı. Bu aşamada sektör mensuplarımıza komisyon toplantılarına katılın, mevzuattan kaynaklanan sorunlarınızı anlatın diyorum. Yoksa yönetmelik yenilendikten sonra şikâyet etme hakkımız olmayacak.

Vakit varken ortak aklı devreye sokalım ve sorunlarımızın çözümünü hep birlikte arayıp bulalım.

09/01/2017

Yönetmelik çalıştayı Şubat’ta

Türkiye 2015 yılının Haziran ayından bu yana oldukça hareketli günler geçiriyor.  Önce 7 Haziran seçimleri, ardından 1 Kasım seçimleri derken 2016’nın 15 Temmuz’unda darbe girişimi ile sarsıldık. Suların bir türlü durulmadığı güzel ülkemizdeki bu hızlı gelişmeler bazen çok önemli detayların atlanmasına neden olabiliyor.

Örneğin, 2015 yılının Mayıs ayında bir çalıştay yapılmasını planlamıştık. Bu Çalıştay’da 2003’de devreye giren karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin günümüz ihtiyaç ve şartlarına göre güncellenmesi konusu enine boyuna tartışılacak, sektörümüzün talepleri Ulaştırma Bakanlığı’na iletilecekti.

Ancak bu çalıştay önce Haziran, sonra Kasım seçimi, sonra Ulaştırma Bakanlığı’nda kadroların yeniden belirlenmesi ve en sonunda da 15 Temmuz darbe girişimi derken bir türlü toplanamadı. Öngörülemeyen sebeplerle sürekli ertelenen çalıştayın 3-4-5 Şubat tarihlerinde Park Polonez Otel’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Bilenler bilir 2003’de yönetmelik hazırlanırken de Antalya’da UATOD’un da katıldığı bir toplantı düzenlenmişti. 2 gün süren bu konferansta dönemin Ulaştırma Bakanı şimdiki Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım, Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen, dönemin Kara Ulaştırma Genel Müdürü Talat Aydın, akademisyenler ve ilgili sektörlerin temsilcileri vardı.

İlk defa yapılan bu yönetmelik aradan geçen zaman içinde 82 anayasasına döndü ve defalarca değişikliğe uğradı, eleğe benzedi.

Şimdi bir kere daha ama kapsamlı bir değişikliğin zamanı geldi. Yönetmeliğin günümüzün ihtiyaçlarına ve uygulamada görülen eksiklikler de dikkate alınarak  yeniden düzenlenmesi ve güncellenmesi gerekiyor.

Sektör olarak yönetmelikte öncelikle değişmesini istediğimiz belirli maddeler var.

Örneğin, özmal – kiralık araç oranları mutlaka yeniden düzenlenmeli. Şu an 1’e 2 olan 1’e 5 olarak  yenilenmeli.

Örneğin; belge türleri sadeleşmeli. Şehirlerarası ve uluslararası taşımalarda tarifeli taşıma- tarifesi taşıma ayrımı kalkmalı.

Örneğin firmaların güçlerini, özmallarını, ücretsiz servislerini, terminallerini,  kısacası altyapılarını birleştirerek ortak organizasyonlar kurabilmelerinin önündeki engeller kalkmalı.  Böylece daha küçük demeyelim de daha mütevazı firmalar kendisinden daha büyük ölçekli firmalar karşısında diğer firmalarla güç birliği yapabilmeli.

Örneğin, otogarların yer seçimi, inşası ve işletilmesi belediyelerin tekelinde olmamalı.  Taşıma modları arasında entegrasyonu bir hükümet politikası olarak sunan hükümetimiz, uçakların havalimanlarını, gemilerin limanlarını, trenlerin garlarını Ulaştırma Bakanlığı eliyle yaparken, otogarların yapımında belediyelerin tek söz sahibi olması entegrasyonunun en büyük engelidir.

Bu ve benzeri sektörümüz için önem taşıyan pek çok konuyu bu çalıştayda konunun uzmanı olan katılımcılarla birlikte masaya yatıracağız, deyim yerindeyse bir beyin fırtınası yaratacağız.

 

02/01/2017

Genel Sekreter Gözüyle

ZORLU YIL 2016

Türkiye’de 2015 yılında gerçekleşen iki genel seçimin ardından, ülke ve karayolu yolcu taşıma sektörü olarak 2016 yılından hepimizin büyük beklentileri vardı.

2016 yılında sektör olarak işimizi daha iyi yapmak halka hizmet vermek, bunun karşılığında zarar etmemek ve para kazanmak en öncelikli hedefimizdi.

Sektör olarak tüm çalışma planlarımızı yaptık ve yeni sezonun gelmesini yaz tatilini dört gözle bekledik. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte tüm planlar çalışmalar ve hedefler alt üst oldu. Türk halkı darbeye karşı yüreğini ortaya koydu ve demokrasi diyerek net bir duruş gösterdi.

Demokrasiyi sahiplenme konusunda dünyada ender görülen bir halk hareketi örneğini ortaya koyduk. Darbe geleneklerine karşı bugüne kadar sessiz kalan, her darbede derin acılar çeken halkımız bu sefer Hükümetin çağrısı ile demokrasi isteğini ortaya koydu.

Ancak 15 Temmuz sonrasında iş hayatında projeler durdu ve halk beklenti içine girdi. Tüm sektörlerin yaşadığı olumsuzluk, karayolu yolcu taşıma sektöründe hizmet veren otobüs firmalarına da hemen yansıdı. Hepimiz sezonu beklerken, özellikle komu sektöründe izinlerin iptal olmasıyla  koskoca sezon bir balon gibi söndü ve heba oldu.

Diğer taraftan yurt dışına başta Irak ve diğer komşu ülkelere yolcu taşıyan firmalarımız yine güvenlik sorunları nedeniyle sorunlar yaşadı.

Irak’a yolcu taşıyan, bunun için otobüs yatırımı yapan ve yeni projelerle hedefler belirleyen firmalarımızın işleri güvenlik nedeniyle etkilendi.

Kara yolu yolcu taşıma sektörü olarak 2016 yılında iç ve dış hatlarda doluluk oranının en az olduğu bir yıl olarak tarihe geçti.

Otobüslerin sadece yeni açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçmesi zorunluluğunun yanı sıra, 2016 yılı Ocak ayında 3 lira 40 kuruş olan akaryakıt fiyatının, Aralık ayında 4 lira 25 kuruşa yükselmesi de maliyetlerimizi artırdı.

Yolcu potansiyeli düşen ve tüm gider kalemleri zirve yapan otobüsçüler için çok zor geçen bir yılı geride bırakıyoruz.

Tüm bu zor koşullara rağmen TOFED, TOSEV ve Üreticilerimizle birlikte Batum’da bir araya gelerek örnek bir dayanışmaya imza attık. Tüm sektör ve ülkemiz için 2017 yılının daha verimli ve kazançlı bir yıl olması için hepimiz umut tazeledik.

Kıssadan hisse biz yine 2017’ye yeni umutlarla, yeni beklentilerle giriyoruz. Bakalım yaşayacağımız günler bize ne getirecek?

 

 

18/12/2016

TERÖR NEREDEN GELİRSE GELSİN TERÖRDÜR

Önce Beşiktaş’ta polislere yönelik saldırı ve patlama, ardından da Kayseri’de çarşı iznine çıkan askerleri hedef alan patlama ile yüreklerimiz yine yandı.

Hayatlarının baharındaki gencecik asker ve polisler, tesadüfen patlama noktasından geçen sivil vatandaşlar…

Aralarında öğrenci olan da vardı, minibüs şoförü olan da, çocuğunun doğumuna sayılı günler kalan da düğün tarihini bekleyen de…

Birbirileriyle tek ortak noktası patlama anında orada olmak olan insanlarımız arkalarında derin bir hüzün ve acı bırakarak bu dünyadan göçüp gittiler.

Beşiktaş saldırısının hemen ardından, insana en çok dokunana sektörün mensupları olarak 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda yaptığımı basın açıklamasında terörü lanetledik. İstanbul’un en soğuk ve yağışlı günlerinden birinde yaptığımız bu açıklamaya otogarda olan hemen herkes katılım gösterdi. Bu açıklamada terörün hiçbir şeye çözüm ya da çare olamayacağını bir kez daha dile getirdik.

Şimdi burada ben bir kez daha dile getiriyorum. Bağımsız, demokrat bir Kürt aydını olarak 65 yaşıma geldim. Birçok demokratik ve mesleki sivil toplum örgütünün üst düzey yönetiminde bulundum. TCK’da 141 ve 142. Maddeler varken 12 Eylül döneminde defalarca yargılandım. Bütün mücadelem boyunca şiddetin toplumun bütün katmanlarından gereğine gerek sıkıyönetim mahkemelerinde gerekse de köşe yazılarımda defalarca değindim. Aile içi şiddetten, rakip şirketler arasındaki mücadeleye, mahalle ve köylerdeki anlaşmazlıklardan, devletlerarasındaki anlaşmazlıklara kadar bütün çelişkilerde şiddetin ve silahın kısa zamanda sorunu çözer gibi görünse de uzun vadede aslında çözümsüzlük tohumu attığını savundum.

Bu çerçevede hangi “Kutsal” amaçla olursa olsun, hangi “Sözde haklı” dava için olursa olsun haklılığın devamı şiddetin terk edilmesine bağlıdır.

Devletin meşru kuvvetlerinin silah kullanma kurallarına da uyarak bunların dışında kim hangi sorunu silahla çözer veya çözmeye kalkarsa, silahı eline aldığı anda acizliğini ve haksızlığını kabul etmiş demektir.

Özellikle 7 Haziran seçimlerinde sorunları parlamento içinde çok güçlü bire şekilde dile getirme imkanı doğmuşken, yeniden 90’lardaki şiddet ve teröre dönülmesi, bu şiddet ve terörün iplerinin kimlerde olduğunu gösterir niteliktedir.

Gerek son 1 yıl içinde yaşanan bütün şiddet ve terör eylemleri aklıselim düşünmenin önüne geçmiş ve ortalığı toza dumana bulamıştır. Kimsenin sağlıklı düşünme imkanı kalmamıştır.

Ben bir Kürt aydını olarak ısrar ediyorum; “Benim için kimse ne ölsün, ne de öldürsün.”

Beşiktaş ve Kayseri’de yaşanan katliamları da bu çerçevede nefretle kınıyorum.

12/12/2016

Gündemimiz ekonomi

Tüm Türkiye’nin gündemi son haftalarda ekonomi oldu. Dövizdeki ani ve suni yükselme hepimizin hayatına sirayet etti. Durum böyle olunca, ekonomik bir darbeyi sinsi sinsi gerçekleştirmek isteyenlere karşı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Dövizini Bozdur Ülkene Sahip Çık, Türk lirası değer kazansın ” çağrısı yaptı. Bu çağrıya Türkiye’nin geleceğinin önemseyen tüm kişi ve kuruluşlar olumlu yanıt verdi. Eldeki dövizler bozduruldu, ekonomik iş ve işlemlerde TL geçerli kılınmaya başladı.

Biz de Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren otobüsçülerin çatı örgütü TOFED olarak bu kampanyayı sonuna kadar destekliyoruz. Bu desteğimizi de hem basın açıklamamız ile hem de gazetelere verdiğimiz ilanlar ile deklare ettik. Tüm meslektaşlarımızın da aynı duyarlılığı göstereceğine yürekten inanıyoruz.

Diğer taraftan daha önemli bir konu var. Türkiye’de Türk işçisinin emeği ile otobüs üreten, ürettikleri otobüsleri dünyanın dört bir yanına ihraç eden otobüs üreticilerimiz Mercedes Benz Türk, Temsa, Man, Isuzu ve Otokar’ın sabit kurdan araç satmalarını, yılda uygun zamanlarda kur ayarlaması ile araç fiyatını TL’ye çevirmelerini beklediğimizi dile getirdik.

Ayrıca devam eden senetler konusunda bir önerimiz var. Burada borcun otobüsün alındığı zamandaki kurdan TL’ye çevrilmesi ve faiz oranlarının TL faiz oranlarında hesaplanması zaruridir. Bu doğrultuda sektörün borçları yeniden yapılandırılmalıdır.

Ki sektörümüz bu uygulamalar daha önce de yapıldı. 1994 ekonomik krizinde 5 Nisan kararları sonrasında rahmetli, Özdemir Sabancı bizzat UATOD’a gelerek dönemin Maratonlarında hem mevcut senetlerin her birinden 1000 Mark atarak, hem de borcu Lira’ya uyarlayarak sektöre önemli, bir katkı vermişti.

Yine 2001’deki, Anayasa kitapçığının atılması ile başlayan ekonomik krizde de yine UATOD’un girişimi ile üretici firmalar senetleri Lira cinsine uyarlama konusunda önemli açıklamalar yapmışlardı.

Şimdi yine bir darboğaz yaşanırken,  üretici firmalarımızdan aynı duyarlılığı bekliyoruz. Yükselen döviz nedeniyle borçları haksızca artan sektöre can suyu vermek ellerinde. Bunu yaparlarsa hem kendileri hem de sektör olarak biz kazançlı çıkarız.

 

05/12/2016

TOBB Sektör Meclisi toplantısının yansımaları…

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi, Ankara’da yüce TBMM çatısı altında yapılan toplantının yankıları ve yansımalarını değerlendirmek üzere 2 Aralık Cuma günü TOBB’un İstanbul merkezinde toplandı.

Toplantının gündeminde Sektör Meclisi’nin icracı yapıya kavuşturulması için yol haritasının oluşturulması da vardı.

Toplantıya Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nı temsilen Otobüs Daire Başkanı Sayın Mahmut Gürses katıldı.

Toplantıda gündemin birinci maddesi gereği Ankara’da TBMM Ulaştırma Komisyonu üyeleriyle Ankara’da düzenlenen toplantının değerlendirilmesi yapıldı.  TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi’nin TBMM Komisyonu ile birlikte hareket ediyor olmasının çok önemli bir gelişme olduğunun altı çizildi.

TBMM Komisyonu ile önümüzdeki süreçte yapılacak ikinci toplantının hazırlıkları da bu toplantıda görüşüldü. Bu ikinci toplantı yakın bir zamanda gerçekleşirse sektörün tüm paydaşlarının içinde bulunduğu durumu, sorun ve çözüm önerilerini içeren daha detaylı raporların hazırlanması gerektiğinin üzerinde duruldu.

Toplantıya Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı adına katılan Mahmut Gürses, Aralık ayı veya yeni yılın ilk ayı içinde Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde yapılacak değişiklikler ile ilgili bir Çalıştay düzenleneceğini ifade ederken, TOBB Meclisi’nin ve sektör sivil toplum örgütlerinin Çalıştay’a katılıp görüş bildirmelerinin sektörün sesinin duyulması açısından önemli olabileceğinin altını çizdi.

Gündemin ikinci maddesinde TOBB Sektör Meclisi’nin icracı yapıya kavuşturulması için bir çalışma yapmaya ve bir yol haritası belirlemeye karar verildi. Ulaştırma Bakanlığı’nın bir kısım görevlerini üstlenecek bu icracı meclisin görev alanı, seçim biçimi, yapacağı çalışmalar ve bu konuda izlenecek yolun belirlenmesi, ayrıca Ulaştırma Bakanlığı’nın yönetmelikte yapacağı değişiklikleri içeren Çalıştay’a hazırlık yapmak üzere Mevzuat ve TOBB Meclisi Danışma Kurulu oluşturuldu. Kurulan komisyonda TOFED aktif olarak yer aldı.

Bu arada TOSEV’e destek amacıyla 15-18 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek olan Batum gezi ve etkinliğinin çalışmaları da titiz bir şekilde devam ediyor. Bu konuda aktif görev alan yönetimdeki arkadaşlara destek olalım. Batum gezisi ve etkinliğinin başarısı sektörün başarısı ve üniversitede okuyan sektör mensuplarının çocuklarına eğitim desteği için maddi finansman sağlaması açısından çok çok önemlidir.

Tüm camiamızı bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.

 

28/11/2016

Genel Sekreter Gözüyle

ANKARA TBMM NOTLARI

TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi 23 Kasım’da Meclis Üyesi ve Erzurum Milletvekili Sayın Mustafa Ilıcalı’nın ev sahipliğinde TBMM binasında gerçekleşti. Toplantıda TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’ndan üyeler de yer aldı. Toplantı ayrıca, TBMM dışından katılanların olduğu en geniş katılımlı toplantı olarak da tarihe geçti. Bu sektörümüz adına çok önemli bir gelişmedir. Bu önem yalnız sektör açısından değil, devletimizin sektörü tanıması ve sektör taleplerinin bilinirliliği için ayrı bir değer kazanmaktadır.

Toplantıya TBMM Ulaştırma Komisyon Üyeleri dışında İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması ile ilgili Genel Müdürlüğü düzeyinde katılım oldu. Toplantı Sayın Mustafa Ilıcalı’nın açılış konuşması ile başladı. Daha sonra TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclis Başkanı Mustafa Yıldırım, sektörün en önemli sorunlarını özetle anlattı. Ayrıca çözüm önerileri ile birlikte sorunları TBMM üyelerine sundu. Tüm Komisyon üyeleri ayrı ayrı söz alarak Mustafa Yıldırım’ın okuduğu raporun üzerinden açıklama yaptı. Daha sonra TOFED Genel Başkanı Birol Özcan’da Yavuz Sultan Selim Köprüsünün sektöre verdiği zararlar ile korsan taşımacılıkla ilgili açıklamaları dikkatle dinlendi. Özcan tüm sorunlar ve çözüm önerilerini komisyonda üyelere iletti.

Bende yaptığım konuşmada sektör meclisinin, ilgili bakanlığın bazı yetkilerini alan ve kullanan bir sivil toplum örgütü olması gerektiğinin bir kez daha altını çizdim. Yeni terminallerin yapım aşamasında sadece belediyeler değil, belediyelerin yanı sıra otobüs işletmelerinin temsilcileri, Ulaştırma Bakanlığı’nın ve üniversitelerin yer aldığı komisyon üyelerinin de yer alması gerektiğini belirttim. Bu önemli toplantı ile birlikte 2017 yılında sektörün tüm sorunlarının tartışılacağı ve diğer bakanlıların içinde yer alacağı bir çalıştay yapılması konusunda ortak karar alındı. 2017 yılının ilk yarısında, tüm ulaştırma sektörlerinin yolcu taşımacılığını kapsayacak şekilde bir çalıştay yapılacak.

Ankara’da ve TBMM içinde yapılan meclis toplantımız sektör adına bir ilkin başlangıcı oldu ve bizim sorun ve çözümlerimiz adına atılmış sağlam bir adım oldu. Toplantı için Sayın Mustafa Ilıcalı ve tüm konuklara saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

 

 

 

 

 

21/11/2016

 

Genel Sekreter Gözüyle

MECLİS AĞLAMA DUVARI OLMAMALI

TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi 23 Kasım’da Meclis Üyesi ve Erzurum Milletvekili Sayın Mustafa Ilıcalı’nın ev sahipliğinde TBMM binasında yapılacak. TBMM komisyon odalarında yapılması planlanan toplantıya sektörün Meclis Komisyon Temsilcileri katılacak.

İstanbul’da şu anda sektöre hizmet veren 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın faaliyetine ve hizmetine devam edilmesi, yeni yapılacak cep terminal ve ara durakların 15 Temmuz Otogarı’na göre konumlandırılmaları, Otobüslerin Yavuz Sultan Selim Köprüsü mecburi geçişi gibi birçok konu toplantının gündem maddelerini oluşturacak.

Toplantıda İstanbul’da yapılacak terminallerin tüm Türkiye’deki karayolu yolcu taşımacılığını olumlu veya olumsuz mutlaka etkileyeceğinin altı bir kez daha çizilecek. Ayrıca TOFED’in otogarların inşası ile ilgili önerisi de Sektör Meclisi’nde konuşulacak.

Türkiye genelinde terminallerin yer tespitinden işletmesine kadar olan süreçte tek yetkili kurumunsadece belediyeler olması, sektörün aleyhine işlemeye başlayan bir süreçtir. Yeni terminallerin yapım aşamasında sadece belediyeler değil, belediyelerin yanı sıra otobüs işletmelerinin temsilcileri, Ulaştırma Bakanlığı’nın ve üniversitelerin yer aldığı komisyon üyeleri de yer almalıdır. Bu alandaki talebimiz de TBMM’de yapılacak sektör meclisi toplantısında gündem konusu olacaktır.

Ayrıca otobüslerin 3. Köprüyü kullanma mecburiyetinin yaratığı sorunlar da bu mecliste bir kez daha dile getirilecek. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullanma zorunluluğunun hem zaman hem de maliyet açısından sektörümüzü ne kadar zora soktuğu bir kez daha anlatılacak, çözüm yolları hep birlikte aranacak.

Aslında sektör meclisleri zaman zaman bir araya gelerek konuları enine boyuna tartışabileceğiz, sohbet edebileceğimiz, güzel işler için altyapı oluşturabileceğimiz, sektör temsilcilerini buluşturan güzel platformlardır. Bu meclisler işlevsiz birer ağlama duvarı haline getirilmemelidir. TOFED olarak sektör meclisini ilgili bakanlığın bir kısım yetkilerini kullanan, icra yetkisi olan bir meclis haline getirmek en büyük amacımızdır.

Yekti ve icra ile ilgili yetki istememizin, hangi mekanizmaların daha iyi çalışmasına öncelik edeceğini önümüzdeki haftaki yazılarımda okuyucularım ile paylaşacağım…

 

 

 

14/11/2016

 

Genel Sekreter Gözüyle

TOSEV’in BATUM ÇIKARMASI

15-17 Aralık tarihlerinde Batum’da TOSEV yararına yapılacak gezide tüm sektör mensupları bir araya geleceğiz. Gecede kurucu Başkanımız Galip Öztürk otogardaki yazıhane ve iş yerleri tahsis belgesi ile ilgili de bir ‘MÜJDE’ verecek. Ayrıca TOSEV’in2017 hedeflerini birlikte çizeceğiz. Toplantıya katılımın yüksek olması bizleri gerçekten çok mutlu edecek. Batum toplantısı bu sektörün geleceği için çok önemli bir buluşmadır, şimdiden hayırlısı olsun.

Turizm’de araç yaşı 10

Başka bir konu ise turizm taşımacılığında kullanılan araçların yaşı 5’ten 10’a çıktı. Bu olumlu gelişme sevindirici. Ancak, turizm taşımacılığı, hepimizin bildiği gibi UDH Bakanlığının görev alanı içinde ve kanunla belirlenmiş bir hak. TTDER ve TUROD’un da vurguladığı gibi dünyanın hiçbir yerinde otobüsler için böyle bir yaş sınırlaması bulunmuyor. Bu açıdan bakınca da kaygı verici.UKOME’ler kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş hakları ne diye ve hangi hakla değiştiriyor? Taşıma Kanun ve Yönetmeliğinde hangi turizm taşımacılığı aracının, hangi yolcu taşımacılığı otobüsünün hangi şekilde kullanılabileceği yer alıyor. Öyle ki neredeyse alfabedeki bütün harfler kadar belge türü var. Bu açıdan bakınca bir karmaşa çıkıyor karşımıza. Bu tür kararlar alınırken otobüsçüye de sorulması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca bu tür yaş sınırlandırmalarının sektörümüz hizmetine yarar sağlamayacağı düşüncesindeyim. UDH Bakanlığının yolcu taşıma belgesi için belirlediği şartlara ilave olarak yerel yönetimlerin ve bu arada UKOME’lerin ilave şartlar eklemesi doğru değildir.
Bağlantılar kurulmalı

Madem kanun ve yönetmeliklerden söz ettik, bir noktayı daha vurgulamakta fayda görüyorum. Taşıma Kanunu ile Yerel Yönetimler Kanunu açıkça çelişiyor. Yolcu taşımacılığının en önemli unsuru olan terminallerdir. Kanun, özel terminalleri teşvik ederken Büyükşehir Belediyeleri Kanunu böyle bir teşviki öngörmüyor. Taşımanın bütün unsurlarının, UHD Bakanlığı, belediyeler, mesleki örgütler, ticaret odaları ve TOBB’un yer alacağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, üniversitelerin ve TMMOB’nin de katılacağı bir zorunlu komisyon belirlensin, terminallerin yerini, nasıl yapılacağını, giriş çıkışlarının ne şekilde olacağını, konumunu belirlesin ve terminaller bu zorunlu komisyonun denetiminde yapılıp işletilsin. Belediyelerin şehir dışına çıkarmak istedikleri terminaller, diğer taraftan hem daha çok maliyet getiriyor hem de seyahat özgürlüğünü kısıtlayacak kadar da çok engelliyor. Oysa terminaller diğer taşıma modlarıylaentegre olabilecek konumda inşa edilmeli, bağlantıları kurulmalı.

 

 

 

07/11/2016

 

Taşımacılıkta Doğu ve Güneydoğu

Geçen haftaki sektörün gündemi konulu yazımda yer alan bazı etkinlikler yaşanan bazı aksaklıklar sebebiyle ileri bir tarihe ertelendi.

9 Kasım Çarşamba günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) merkez binasında Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım’ın da katılacağı ‘Sektörel Şura’  Başbakan’ın yoğun gündemi nedeniyle başka tarihe ertelendi.  Yine 26 Kasım’da Denizli’de yapılacak olan Ulaştırma Bakanlığı yolcu taşımacılığı ile ilgili çalıştayın söz konusu tarihte yapılmayacağı Ulaştırma Bakanlığı tarafında bana bildirildi. Bakanlığımızın bu konu için bana gösterdiği nezaket ve hassasiyete teşekkür ederim. Gerçekte böyle bir çalıştaya ihtiyaç var ve mutlaka yapılmalı.

Doğu ve Güneydoğu yolcu taşımacılığında gelinen nokta hakkında yöredeki Dernek Başkanlarımızın yoğun şikâyetleri federasyonumuza ulaşıyor. Bölgede yaşanan terör, şiddet, ekonomik sorunlar bizlere de ulaşıyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi bu bölgelerde turizm faaliyetleri dibe vurmuş durumda. Şehirlerarası taşımacılık turizm ile doğru orantılıdır. İşsizliğin yoğun olması insanların seyahat etmelerini erteliyor.

İnsanların seyahat isteği körelmiş durumda. Aynı zamanda son aylarda akaryakıta gelen zamlar da maliyetleri yukarıya çekti.

Orta Doğuda gelişen durum bölgenin sosyal faaliyetleri daha çok güvenlikle ilişkili. Bu nedenle karayolu ile seyahat edenler vize problemi ile karşı karşıya. Bu durum karşısında bölgede yolcu taşıyan firmalar iş yapamaz duruma geldi.

Doğu ve Güneydoğu ile ilgili yolcu taşımacılığı sorunlarını tartışmaya açmamız gerekir. Sektördeki Dernekler ve Sivil toplum Örgütlerini bu konu için görüş bildirmeye davet ediyorum. Bölgede en kısa zamanda tüm taşıma unsurlarının katılacağı bir toplantı yapılması gerektiği ortaya çıkıyor.

 

01/11/2016

Sektörün gündemi yoğun

Karayolu ile şehirlerarası ulaşım sektörünün gündemi bu aralar her zamankinden daha da yoğun. 2016’nın da sonuna doğru hızla ilerlerken bu yoğun gündem içinde sektörün sorunlarının çözümü için gayretli bir çalışma içindeyiz. Öyle ki Kasım ve Aralık ayları yurtdışına kadar ulaşan toplantı trafiği içinde geçecek.

Öncelikle 9 Kasım Çarşamba günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB)merkez binasında Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım’ın da katılacağı ‘Sektörel şura’ toplanacak. Bu şurada 58 sektör meclisinin sorunları masaya yatırılır. Her sektör meclisi, kendi sektörünün öncelikli 5 sorununu toplantıda dile getirir.

Bizim de Karayolu yolcu taşımacılığı sektör meclisi olarak 5 sorun bildireceğiz. Bu 5 sorundan ikisi İstanbul’daki terminal yapılanmasının yeninden değerlendirilmesi ve 3.  Köprünün sektöre getirdiği ek yük, maliyet ve sorunlar olacak.

23 Kasım’da yine Ankara’da olacağız ve TOBB Sektör Meclisi toplantımızı bu kez TBMM’de gerçekleştireceğiz. Sektör meclisi üyemiz ve Ak Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı’nın ev sahipliği yapacağı toplantıya sektörümüzle ilgili meclis komisyonlarının başkanları da katılacak. Burada da karayolu yolcu taşımacılığı sektörü ile ilgili kanunlar- yönetmelikler  ile büyükşehir ve il belediyelerinin görev tanımı içerisindeki sektörümüzle alakalı  konulardaki  çelişkilerin giderilmesi ana gündemimiz olacak.

7 Aralık gecesi ise sektörümüzün gelecek nesillerinin gecesi olacak. O gece Polat Rönesans Otel Otel’de TOSEV Kurucu Başkanı Sayın galip Öztürk’ün de katılacağı “Otobüsçüler Dayanışma “ gecesi düzenlenecek. Davetiyeleri ücretli satılacak gecenin bütün geliri ise TOSEV’in eğitim burslarına ayrılacak.  Şimdiden bütün sektörümüzü geceye katılmaya ve sektörün geleceğine katkı vermeye çağırıyorum.

9- 10 Aralık tarihlerinde ise IPRU’nun İcra ve Yönetim Kurulu toplantısı için Komşumuz Bulgaristan’da olacağız. Bulgaristan’ın ev sahipliğinde yapılacak olan bu toplantıda IPRU2nun 2017 yol haritası belirlenecek.

Yeni yıldan hemen önce ise 26 Aralık’ta Denizli’de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından “Yolcu taşımaları şurası” düzenlenecek. Bu şuraya, kara, hava, deniz ve demir yolu yolcu taşımacılığındaki aktif unsurlar olan dernek ve federasyonlar katılacak. TOFED de şurada yerini alacak.

Uzun sözün kısası yılın son iki ayı hem sektörümüz hem de sektörün sorunlarının çözümü için çalışmalarını yürüten TOFED için oldukça yoğun geçecek.

24/10/2016

Genel Sekreter Gözüyle

ÇİFTÇİ TAMAM SIRA OTOBÜSÇÜDE

 

Devlet çiftçinin kanayan yarası olan pahalı akaryakıt için indirim kararı aldı ve Başbakanımız Binali Yıldırım açıkladı.Başbakan Yıldırım “Çiftçimizin  kullandığı mazotunun yarısı kendinden, yarısı bizden.bol ekin, Allah bin bereket versin ve ülkemize hayırlı olsun” dedi.

Bu alınan karar bana göre geç alınmış olsa da doğru bir karardır. Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım aldığı bu karar mazot ile ilgili 2’inci jestidir. Kendisi deniz kökenli olduğu için ilk jesti (0) ÖTV ile denizcilere yapmış ve denizcilere ucuz akaryakıt sağlamıştı.

O günkü rakam ile denizcilere, yat sahiplerine, balıkçıya sağlanan akaryakıt desteği 250 milyon dolar diye açıklanmıştı.

Şimdi çiftçinin kullandığımazotun yarısı da sübvanse edilecek.

Biz de soruyoruz; çiftçiye verilen bu destek neden otobüsçüye de verilmiyor? Şehirlerarası tarifeli, yolcu taşımacılığı yapan 8 bin 500 civarında otobüsün kullandığı akaryakıttaki ÖTV’nin yarısının iade edilmesi talebimizi tekrarlıyoruz.

Otobüsçüye verilecek akaryakıt desteğinin toplamının 250 milyon dolar tutacağını daha önceki çalışmamızda hesaplamıştık. Devletin bu işten 750 milyon dolar kar edeceğini o zamanki Ulaştırma Bakanımız ve Şimdiki Başbakanımız Binali Yıldırım çok iyi biliyor.

Biz kendisine bu raporları sunduk ve kendiside bunu desteklediğini bize belirtti. Ancak Maliye Bakanlığı bazı bütçe açıkları nedeniyle haklı olan talebimiz geri çevirdi.

Şimdi sıra Başbakanımız Binali Yıldırım’da,  bizim akaryakıt derdimizi mutlaka çözmeli ve desteğini bizden esirgememeli.

ÖTV desteği sıra artık bizde.

Halkımız balığı ucuz yesin tamam, meyve ve sebzeye fazla para ödemesin buna da tamam, ancak otobüsle köyüne, ailesine ya da  tatiline giderek, daha fazla seyahat ederek ekonominin gelişmesine de destek versin. Biz de anayasal bir hakkı yerine getirirken  daha az zarar edelim. Tüm isteğimiz budur.

 

 

 

17/10/2016

Genel Sekreter Gözüyle

AKARYAKITTA FEDAKARLIK ZAMANI

Eylül ve Ekim aylarında dünya genelinde akaryakıtın yükselmesi ile ülkemizde dövizin artması, akaryakıt fiyatlarına 1 ay içinde 3-4 kez zam gelmesine neden oldu.

Karayolu yolcu taşıma sektörü olarak yolcunun azaldığı, masrafların arttığı bu dönemde akaryakıta gelen zamlar esnafımızın belini büküyor.

Bu noktada Türkiye Otobüsçüler Federasyonu’nun Shell ile gerçekleştirdiği,sektörün diğer sivil toplumörgütlerininde diğer akaryakıt dağıtım şirketleri ile yaptığı indirimli kart satışları uygulaması önemli projeler olarak ortaya çıkıyor.

Ancak bizlerin kartla akaryakıt dağıtım şirketlerinden aldığı indirimlerson gelen akaryakıt zamları ile devede kulak kaldı.

Otobüsçü çare olarak kaçak ve ucuz yakıt kullanmaya başladı.

İran ve Irak sınır illerinde normal akaryakıt istasyonlarında bile 2.5 liraya yapılan akaryakıt satışları tekrar başladı. Bu şartlar altında otobüsçünün 4 veya 4.5 liraya akaryakıt alarak işini yapması zor, çok zor.

Bu durum karşısında sivil toplum örgütleri olarak dağıtım şirketlerinin verdiği indirimi arttırmaya çalışıyoruz. Devletten ise akaryakıttan aldığı yüksek ÖTV’den indirim yapılmasını bekliyoruz.

Akaryakıt şirketlerinden talebimiz kartlarda yüzde 7-8 artış yapılması. Devletten ise kart sahiplerine yüzde 7-8 oranında indirimli akaryakıt satışıdır.

Devletin artık otobüs sektörüne kullanılan akaryakıtta ÖTV fedakarlığı yapma zamanı gelmiştir.Bu şekilde yasal akaryakıtın fiyatı 3-3.5 TL’ye iner ve kaçak akaryakıt ile arasındaki makas daralır. Otobüsçü fatura ile mazot kullanır ve kaçak satışın önüne geçilir. Devlet de yasal satışın içinden vergi alarak karlı çıkar.

Akaryakıt dağıtım şirketleri bu konu için fedakarlık yapmaya hazır. Devletimiz de çok fazla aldığı ÖTV’den yüzde 7-8 oranında fedakarlık yaparak otobüs sektörüne destek vermeli. Sektörün bu kış yapılacak desteğe ihtiyacı var, sivil toplum kuruluşları olarak bizde konuyu her yere taşımaya hazırız ve taşıyoruz.

 

 

10/10/2016

Genel Sekreter Gözüyle

MYK TOPLANTISINDAN ÖNEMLİ NOTLAR

4 Ekim Salı günü gerçekleştirdiğimiz Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Merkez Yürütme Kurulu toplantımızda son ayların öncelikli gündem maddelerini masaya yatırdık ve değerlendirdik. Öncelikli konumuz Yavuz Sultan Selim Köprü geçişinin otobüsçüye mecbur edilmesi oldu.

Öncelikle herkesin kabul etmesi gerekir ki; 3. Köprü’den geçiş zorunluluğu otobüsçüyü çok ağır bir yük getirdi. Otobüsçü 3. Köprü’den gitmek yerine ceza ödemeyi bile göze alacak duruma geldi. Biz hiç kimseye 2. Köprüden kaçak geçin diye bir öneride bulunmayız.

TOFED meşru yoldan sivil toplum örgütü olmanın sorumluluğu içinde tüm yetkililerin kapılarını tek tek çalacak ve eninde sonunda haklılığımız konusunda herkesi ikna edeceğiz. Otobüsçünün elinden alınan 2. Köprü geçiş hakkınatekrar kavuşacağız. Bu konu için Ulaştırma Bakanlığı ve Başbakan’ımız ile görüşerek haklı olduğumuza ikna edeceğiz. Gerekirse Cumhurbaşkanımız’a kadar da gidilecek bu konu için. Zira Türkiye genelinde 81 ilde 350 firma ile 70 uluslararası yollarda çalışan firmaların ortak ve öncelikle çözüme kavuşması gereken sorunu 3. Köprü geçişinin otobüsçü için mecburi olmasıdır.

MYK toplantımızda diğer önemli gündem maddelerimiz içinde bu konu önceliğimiz oldu. Yapılan değerlendirmelerde diğer meslek kuruluşları ile birlikte Ticaret Odası ve Odalar Birliği aracılığıyla sektörümüzü çok iyi bilen Başbakan’ımıza konuyu iletme kararı ön plana çıktı. Biz haklı olduğumuz köprü geçiş sorunumuz için birlik ve beraberlik içinde her kapıyı çalmaya hazırız.

MYK toplantımızda sigorta sorunumuz için Evrensel Sigorta ile yaptığımız anlaşmayı da üyelerimize anlattık. Bu anlaşma esnafımıza sigorta konusunda ciddi indirim getirecek.

Diğer önemli gündem maddemiz ise TOSEV ‘in 16 Kasım’da yapacağı dayanışma gecesinin hazırlık çalışmaları oldu. Sektör mensuplarını bir araya getireceğimiz bu geceden elde edilecek gelir ile sektör mensubu 500 gencimize burs imkanı sağlamayı hedefliyoruz.

Sektörümüzün kanayan yarası olan korsan taşımacılık konusu da gündemimizde yer alan konulardan biri oldu. Korsanın engellenmesine yönelik çalışmaların sıklaştırılması ve insanların güvenli bir şekilde, huzurlu ve keyifli seyahat etmelerini sağlama yönünde adım atılması için ortak karar alındı.

TOFED olarak biz yolumuza ve çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz.

 

 

 

 

03/10/2016

Genel Sekreter Gözüyle

TOSEV’in 2017 hedefi

 

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı (TOSEV) aynı zamanda TOFED’in Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk’ün girişimleri sonucunda 2013 yılında kuruldu. Sayın Öztürk o günden bu güne vakfın yaşaması için desteğini hiçbir zaman esirgemedi. Kurucu Başkandan görevi devralan sektörün tanınmış ismi Sayın Latif Karaali, TOSEV için çalışmalarına ara vermeden büyük bir özveri ile devam ediyor.

Son 3 yılda Sayın Karaali’nin katkıları ile her yıl sektör temsilcilerinin çocuklarından oluşan 125 çocuğumuza burs verildi.  Hedefimiz bu sayının daha da artması ve burs miktarının da yükselmesidir.

28 Eylül Çarşamba günü TOSEV yöneticileri ile üretici firma temsilcileri dost toplantısında bir araya geldik. Üretici firma temsilcileri TOSEV için yapılan çalışmalarımızı takdir ile karşıladı.

Yapılan toplantıda TOSEV’in otobüsçü çocukları için verilen burs sayısının 500’e çıkartılması gerektiği yönündeki düşüncemizi desteklediler. Bu toplantıda ayrıca İstanbul’da karayolu yolcu taşıma işletmelerine ara elaman yetiştirmek için bir ‘Meslek Lisesi’ yapılması hedefi de ortaya kondu. Bunun için İstanbul Valiliği’nden okul arsası tahsis edilmesine yönelik girişimlere önümüzdeki süreçte başlayacağız.

Artık TOSEV’in hedefleri daha yükseklere çıkmıştır ve bunun için hepimizin daha fazla enerji harcaması gerekiyor.

Bu çıtası yükselen hedefleri sektöre anlatmamız için Ekim sonu veya Kasım’ın ilk haftasında ‘Otobüsçüler Dayanışma Gecesi’ düzenleme kararı alındı. Dayanışma gecesini her yıl aynı tarihte yaparak bir geleneğin oluşması için de adımlar atacağız.

Bütün otobüs işletmecileri, acenteler, üreticiler ve yan sanayiciler bir arada olarak hedefleri daha da yükseğe taşıyacağız. Bu güç ve enerji bizde ve sektörde var, yeter ki biz hepimiz elimizi taşın altına koyalım.

 

26/09/2016

IPRU büyüyor

Kuruluşu çalışmalarını 2010 yılında başlattığımız, Türk otobüsçülüğünün gururu olan Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacılığı Birliği(IPRU) 18 ülkeden 22 üye dernek ile faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Bayram sonrasında IPRU için çok önemli bir üyelik anlaşması imzaladık.

En son Mayıs ayında TÜYAP Comvex Fuarı’ndaki yönetim kurulu toplantımızda Somali Ekspres Otobüsçüler Derneği (SEBTA) ile IPRU’ya üyelik anlaşması imzalamıştık. Geçtiğimiz hafta ise Erbil Uluslararası Otobüs Terminali CEO’su ve Genel Müdürü RawandNaqishibendi  ileIPRU’ya üyelik için mutabakat zaptı imzaladık. Böylece tarihi ve kültürel bağlarımızın çok uzun zamana dayandığı komşumuz Irak ile de mesleki dayanışma ve işbirliğinin önü açılmış oldu.

Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Hindistan ‘a kadar uzanan geniş coğrafyadaki üyelik çalışmaları önümüzdeki günlerde de tam gaz devam edecek.

Diğer taraftan da kurumsallaşma faaliyetlerimizi tamamlamak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Bir sonraki yönetim kurulu toplantımızı üye ülkemiz Bulgaristan’ın Plovdiv kentinde yapacağız. Bu toplantı Türkiye dışında yapacağımız ilk yönetim kurulu toplantımız olacak. Bu toplantıda Bulgaristan’ın yolcu taşıma sistemlerini daha yakından inceleme imkânımız da olacak.

Son olarak geride bıraktığımız bayram tatili ve sektörümüzün performansı ile ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum. 9 günlük bayram tatilinde tatil yapmayan sektörlerin başında karayolu yolcu taşımacılığı sektörü yer aldı. 10 milyona yakın misafirimizi gitmek istedikleri noktalara güvenli bir şekilde ulaştırdık ve trafik terörünün bayram bilançosunda sektörümüz yer almadı. Kazaya karışmadan, bayram tatilinin tamamlayan sektörümüz hepimizin yüz akıdır.

 

 

 

09/09/2016

Üçüncü Köprü ek seferlerimizi azalttı

 

Malumunuz sektörümüz bayram tatillerini büyük bir coşkuyla bekler. Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün en hareketli ve en yoğun olduğu dönemler haline gelen bayram tatillerinde, otobüslerimiz Türkiye’nin dört bir yanına seyr-ü sefere çıkar.

9 günlük tatilin olduğu Kurban Bayramı’nda da durum farklı değil, tatile gitmek, yolculuk yapmak isteyen milyonlarca vatandaşımız var ancak bu bayramda biz otobüsçüler biraz sıkıntılıyız. 26 Ağustos’ta hizmete giren İstanbul’un 3. Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, mesafeyi, dolayısıyla yolculuk süresini ve dolayısıyla da maliyetlerimizi artırdı. Aradan geçen bu kısacık sürede bile firmalarımız ciddi anlamda zarara uğradı, yolcularımızın seyahat süreleri arttı.

Gidiş-gelişte ortalama 130 kilometre daha fazla yol kat ediyoruz. Bu da günlük ortalama 125 TL ek maliyet anlamına geliyor. Köprüde kaybedilen zaman ek maliyetin de ötesinde otobüslerimizin verimli kullanılmasını da engelliyor. Bir seyahatten dönen otobüsün gerekli bakımları yapıldıktan sonra başka bir noktaya hareket ettiğini göz önüne alırsak köprüde kaybedilen her dakika, o otobüsün diğer yolculuğunun ya hiç başlamamasına ya da geç başlamasına neden oluyor.

Bu nedenledir ki bu bayramda gerektiği kadar ek sefer düzenlenemedi. 9 günlük tatilde 6 bin ek seferle yolcumuza hizmet vereceğiz. Bu sayı geçtiğimiz bayramlarda daha yüksekti.

Bayram tatilinden dönüş ise sektörümüzün ‘Sezon’ dediği dönemin bitişi anlamına geliyor. Zira yeni eğim-öğretim dönemi açılacağı için herkes evlerine dönecek ve sektör yolcu hareketliliği için 2017’nin yaz sezonunu beklemeye başlayacak.

Gazetemizin yayınlandığı tarihlerde biz de TOFED olarak, sorunlarımızın çözümü ve sesimizin duyurulması için girişimlerimizi sürdürmeye devam ediyor olacağız. Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirerek; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı müsteşarı Suat Hayri Aka ve UDHB Karayolu Düzenleme Genel Müdür Vekili Saim İlçioğlu ile görüşeceğiz. Ayrıntıları önümüzdeki hafta gazetemizde yazacağım.

Yine de bayramlar güzeldir, birlik ve beraberliğin en yüksek seviyede yaşandığı dönemlerdir. Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, her gününüzün bayram tadında geçmesini dilerim.

 

05/09/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Yanlış Hesap Ankara’dan Döner

15 Temmuz Otogarı’nı kullanma zorunluluğu olan ve sefer için kalkan bir otobüs Alibeyköy ve Harem Terminallerine uğrayarak 117 km yol yapıyor. Diğer taraftan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanan aynı otobüs aynı yolda ve aynı mesafede 47 km yol kat ediyor.  Yani Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullanan bir otobüsün yalnız gidiş için 70 km fazla yol kat ettiği net bir şekilde ortada. Geliş için aynı yol kullanıldığında kat edilen fazla yol 140 km oluyor. Oysa köprülerin yapılış amacı yollar ve mesafeleri kısaltmak içindir. Diğer taraftan ise insanların zaman kaybını önlemektir. Şimdi ise otobüsçü 140 km fazla yol ve ilave zaman kaybı ile karşı karşıya. Diğer taraftan devletin yolu otobüsçüye 6 TL, müteahhidin kar etmek için yaptığı köprü ise 22 TL otoban parası 19 TL toplam 41 TL ile 140 km fazla yol kat etmek. 140 km 42 litre akaryakıt yaklaşık 150 TL fazla para demek. Bu tablo ile otobüsçü her seferde fazladan 180 TL fazla para ödeyecek.  Bu zorlama bir adalet mi? veya bu nasıl bir adalet?

İstanbul’dan İzmit, Adapazarı, Kütahya ve Marmara bölgesine çalışan ve günde 2 sefer yapan firmalar her gün 350 TL’yi köprünün müteahhidinin cebine koyacak.  TOFED olarak sektörün köprü feryadına bizim çözüm bulmak boynumuzun borcudur. Bunun için Ulaştırma Bakanlığı, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi masa başı bürokratlarından oluşan UKOME’ ye soruyorum; “Türkiye’de otobüsçüye ve yolcuya bu eziyeti etmek kimin hakkıdır?” Bu yapılan bir işkence ve çiledir. Yanlış hesap Bağdat’tan döner derler atasözü için biz yanlış hesap Ankara’dan döner demeliyiz. Yapılacak tüm girişimlerimiz bunun için olacaktır. Ben yeni köprünün açılışına katıldım ve tüm emeği geçenlere gazetemdeki köşe yazımda teşekkürlerimi sundum. Biz köprünün yararını sektörün zararı olarak göremeyiz. Bu hafta; basın toplantısı, bir takım girişimler, yasal ( Sağa ve sola çekilmeyen) eylemler belirli bir plan içinde yapılacak ve yapılmaya da devam edecektir. Sektör mensuplarımız bu konuda duyarlı olup başta TOFED ve diğer derneklerimize imza kampanyası ve destekleri ile katılacaktır. Tüm sektörün desteği ve gücü, bizim haklı davamızda gerçek enerjimiz olacaktır.

 

 

 

29/08/2016

Yavuz Sultan Selim köprüsü

26 Ağustos günü TOFED olarak Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılışına katıldık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım ve Sayın Ulaştırma Bakanımız Ahmet Aslan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılışa; Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Pakistan Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif, Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic, Gürcistan Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitri Kumsisihvili’nin yanı sıra çok sayıda ülkenin ulaştırma ve ekonomi bakanları katıldı.

Görkemli bir törenle açılan ve 39 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan köprü elbette ki ülkemiz adına yeni bir gurur kaynağıdır. Ancak köprünün hizmete girmesiyle birlikte köprülerden geçecek araçlar da sınıflara ayrıldı. Yani; dingil mesafesi 3.20 ve üzerinde olan 2. sınıf araçlar Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden, dingil mesafesi 3.20 altında olan panelvan ve kamyonet dışında 1. sınıf tüm araçlar 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden, ağır tonajlı araçlar, kamyonet, kamyon, otobüsler ve diğer tüm araçlar Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçebilecek.

Üçüncü Köprü’nün, otobüslerimiz için ‘zorunlu ve tek’ güzergâh olarak belirlenmesi, otobüslerimizin en az 80 km daha fazla yol yapması demek. Bunun da zaman ve para kaybına yol açacağını her platformda dile getirmeye çalışıyoruz.

25 Ağustos 2016 saat 14’te TOBB Karayolu Yolcu Taşımacıları Meclisi toplandı. Toplantıya Ak Parti Erzurum Milletvekili aynı zamanda sektör meclisi üyemiz Mustafa Ilıcalı da katıldı. Toplantıda ağırlıklı konu, otobüslerin Cuma günü açılış törenine katıldığımız 3. Boğaz Köprüsü’nden geçme zorunluluğu oldu. Bu konuda daha önce TOFED, TOF, UYOF ve IPRU ortak çalışması ile bir dilekçe hazırlamış, bu zorunluluğun otobüsçüyü niçin yoracağını Ulaştırma Bakanlığı’na anlatmıştık. TOBB meclis toplantısında otobüslerin 2 köprüyü de kullanması gerektiğine oy birliği ile bir kez daha karar verildi. Bu sebeple dilekçenin bir benzerinin diğer sivil toplum kuruluşlarını da kapsayacak şekilde yeniden hazırlanarak 3. Köprünün otobüsçülere getireceği ve götüreceği şeyleri bakanlığımız ile paylaşma kararı aldık.

Ayrıca daha önce bir kaç kez toplantısı yapılan ve kuruluş çalışmaları yürütülen Karayolu Yolcu Taşımacıları Konseyi’nin TOBB Meclisi Başkanı ile TOBB Meclisi içinden kurulması teklifi oybirliğiyle kabul edildi.

Sorunlarımızın çözümü için TOFED olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

 

22/08/2016

Doğru  birdir ve tektir

Yazımın başlığı son günlerde yoğunlaştığımız bir konuyu işaret etme amacında. Bu hafta açılışı gerçekleştirilecek olan Üçüncü Köprü’nün, otobüslerimiz için ‘zorunlu ve tek’güzergah olarak belirlenme ihtimali üzerine harekete geçmiş, böylesi bir zorunluluğun otobüslerimizin daha fazla yol etmesi anlamına geldiğini, bunun da zaman ve para kaybına yıl açacağını dile getirmiştik. Bu riskleri ortadan kaldırmak için hali hazırda otobüslerimizin geçiş köprüsü olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü kullanmaya devam edebilmemizin önünün açılmasını istemiştik.

Gazetemizin bu sayısında İTÜ İnşaat Fakültesi Ulaştırma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Ergün ile aynı konuda yapılmış bir röportajı okuyacaksınız.

Murat Ergün hocamız da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki trafik sıkıntısının kaynağının otobüs değil özel araç olduğunu belirterek otobüsleri Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne göndermek güzergâhlarını gereksiz yere 80 kilometre uzatır. Zaman ve akaryakıt israfına sebep olur” diyor. Uzmanlığı ulaştırma yatırımları olan ve Türkiye’nin en saygın üniversitelerinden birinin mensubu olan hocamızın, bizim tezimizin aynısını savunması doğru yolda olduğumuzun bir göstergesidir.

Bu nedenledir ki otobüslerimizin hem 2 hem de 3. Köprüyü aynı anda kullanabilmesi için girişimlerimizi sürdüreceğiz.

Konuyu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı’yıziyaretimizde de gündeme getirdik. Kendisi de tarifeli yolcu taşıyan otobüsler ile servis araçlarının 3. Köprüden geçmesinin sıkıntı yaratacağını, ancak Ulaştırma Bakanlığı böyle bir karar alırsa UKOME’nin de aynı yönde karar almak zorunda kalabileceğini vurguladı.  Sayın Baraçlı ziyaretimiz sırasında haklı talebimizi de Karayolları Genel Müdürü’ne bizzat telefon ederek iletti.

Sayın Baraçlı’ya ayrıca İstanbul 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın yıkılmamasını, sektörün böyle bir talebi olmadığını da ilettik. Kendisi de üniversite camiasından gelen Sayın Genel Sekreter konu ile ilgili üniversitelerden görüş alınmasını salık verdi.

Dediğimiz tekrarlayalım, konu ne olursa olsun doğru birdir ve tektir…

 

 

15/08/2016

Gündemimiz  yine yeniden otobüsçülük

13932147_10208996707787274_2138854615_o

15 Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbeden sonra, işi gücü bir yana bıraktık ve ülkemizin demokrasisine sahip çıkmak için mevzilendik. Yaklaşık bir aylık bu süreçte tüm gündemimiz darbe girişimi ve yansımalarıydı. Bu süreç artı yavaş yavaş sona eriyor. Devlet kademelerine sızmış FETÖ mensupları birer birer temizleniyor ve ülkemizin gündemi de normalleşiyor. Bu normalleşmeyi biz kendi sektörümüzde de açıkça hissediyoruz.

Ülkemiz normalleşme süreci yaşarken biz de sektörümüzün öncelikli sorunlarını çözmek için mücadelemize geri döndük. Şu an önümüzdeki en öncelikli sorun 26 Ağustos’ta açılacak olan 3. Boğaz Köprüsü yani Yavuz Sultan Selim Köprüsüdür. Öncelikle bu köprünün yapımında emeği olan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım, Ulaştırma Bakanımız Ahmet Arslan, Büyükiehir Beleidye Başkanımız,  müteahhit firma,  köprünün inşaatında ter döken işçilere kadar herkese ülkemize bu eseri kazandırdıkları için teşekkür ederiz.

Ancak,

Kuzey Marmara Otoyolu ve bu kapsamda inşa edilen Yavuz Sultan Selim  Köprüsü’nden şehirlerarası/uluslararası (D1-B1 yetki belgeli)  karayolu yolcu taşıması yapan otobüslerin geçişinin zorunlu olacağı;  hali hazırda geçişlerde  kullanılan  Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ise tarifeli sefer düzenleyen otobüsler için geçişe yasaklanacağı  yönündeki açıklamalar bizi endişeye sevk ediyor. Bu endişe nedeniyle sektörün 4 sivil toplum kuruluşu TOFED, IPRU, TOF ve UYOF olarak bakanlığımıza bir dilekçe yazdık. Bu dilekçede;

  1. köprünün bizler için tek alternatif olmaması gerektiğine dikkat çektik. Sadece 3. Köprüyü kullanmak İstanbul Demokrasi Otogarı’ndan kalkan, Harem ve Ataşehir’e uğramak zorunda olan otobüslerin yolunu uzatacaktır, bu da hem zaman hem para kaybı anlamına gelecektir. Ki yolu kısaltma felsefesi taşıyan köprünün yolu uzatması da eşyanın tabiatına aykırıdır. Zamanla yarışan, yolcularını zamanında gitmek istediği yere ulaştırma telaşında olan otobüslerin yolu uzatılmamalıdır. Bu nedenle 3. Köprü açıldıktan sonra da FSM köprüsünü kullanabilmeyiz.

Açılışa çok kısa bir süre kalması nedeniyle girişimlerimiz yoğunlaştıracağız. Öncelikle TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Meclisini olağanüstü toplantıya çağırarak, konuya TOBB’u da müdahil edeceğiz.

Sektörümüzün sorunlarına en vakıf isimlerden biri olan sayın Başbakanımız Binali Yıldırım ile Ulaştırma Bakanımız Sayın Ahmet Arslan’ı da konuya müdahil edeceğiz.

Diğer 9 koltuktan fazla koltuğu olan her aracın yasal olarak otobüs kabul edildiği de unutulmamalıdır. Bizler terminal zorunluluğu olan ve tarifeli taşıma yapan otobüslerden söz ediyoruz. Bu otobüslerin sayısı da Türkiye genelinde 8 bin 500 adettir. Bu ayrıma da dikkat edilmelidir.

Sektörün 4 sivil toplum örgütü bir bildiri ile nedenlerini de açıklayarak 2 köprünün birden otobüsçülerin kullanımında olması gerektiğini anlattık. Sorunu çözene kadar konunun takipçisi olacağız.

08/08/2016

Yine Demokrasi Üzerine -3-

Öncelikle geçen haftaki yazımı hatırlatmak istiyorum. O yazının tek cümlelik özeti ‘Darbelerin panzehiri tam ve gerçek demokrasi’idi. Türkiye halkı 15 Temmuz darbe girişiminden itibaren sokaklarda, meydanlarda yerini aldı. Bu kez halkımız tankların önüne geçerek demokrasinin gerçek sahibi olduğunu herkese gösterdi.

Türkiye’nin dört bir yanında, 81 ilde, ilçelerde meydanlarda demokrasi nöbetleri tutuldu. İzmir’de en görkemli demokrasi şölenlerinden biri 4 Ağustos tarihinde Gündoğdu meydanında gerçekleştirilirken, demokrasi nöbetlerinin zirve noktası 7 Ağustos Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılan ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ oldu. Biz de Türkiye Otobüsçüler Federasyonu olarak bütün sektör mensuplarını demokrasi şölenimize davet ettik.

Burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Bu dönemde tutuklamalar, soruşturmalar, gözaltılaryapılırken asılsız ihbarlara itibar edilmemesi gerekiyor. Suçlu- suçsuz ayrımı dikkatli yapılmalı ve ortaya bir cadı avı çıkarılmamalıdır.   

Çalışmalar, 12 Mart döneminden akılda kalan ‘Sayın muhbir vatandaş’  sözlerini hatırlatırcasına, vatandaşları muhbirliğe zorlamadan ve muhbire ‘sayın’ sıfatı verilmeden yapılmalıdır.

Darbelerin ve darbecilerin yarattığı cuntaların en önemli özelliği hukukun, insan haklarının çiğnenmesi ve keyfi yönetimdir.

Bu süreçte en önemli nokta darbelere ve cuntalara karşı en büyük silah hukuk çerçevesinde kalmaktır. Özellikle evrensel hukuka saygı ve uyum içinde mücadele etmektir.

Bu süreçte de hukukun bir gün herkese lazım olacağı akıldan çıkarılmadan ‘Hukuk, Mutlaka Hukuk’ demeye devam etmeli ve hukuki süreçler eksiksiz işletilmelidir.

01/08/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Yine Demokrasi Üzerine -2-

15 Temmuz darbe girişiminin gerek TSK’nin emir ve komuta zincirinde olmayışından kaynaklanan nedenler, gerek seçimle gelmiş bir iktidar ve Cumhurbaşkanı’nın gösterdiği dirayet sonucunda başarıya ulaşamadı.

Gerek Cumhurbaşkanımız gerekse de Başbakanımızın darbe girişimini önlemede halk gücü ve iradesinin kullanmaları çok önemliydi. Devletin en  tepesinden iki önemli şahsiyetin ilk andan itibaren insanları sokağa davet etmeleri ve askeri yönetimleri daha önceki örneklerinden test etmiş Türk halkının bu davete anında olumlu tepki vererek,  meydanlara çıkması, demokrasiyi birebir savunması, halkın tankların üzerine çıkarak darbeyi önlemesini sağladı. O gün bugündür meydanların hiç boş kalmadığını ve demokrasi nöbetlerinin devam ettiğinin de hatırlatmakta fayda var elbette.

Burada darbenin önlenmesinde en önemli rolü üstlenen taraflardan birinin de görsel medya olduğu açıkça ortaya çıktı. Bütün baskılara ve işgallere rağmen görsel medya darbeye karşı sonuna kadar direndi. Medyanın yasama, yürütme ve yargıya ilave olarak 4’üncü kuvvet olarak Anayasaya işlenmesi gereği gün gibi ortaya çıktı. En sözde ‘Muhalif’ görünen ‘Bir kısım medya’ denilen Tv‘ler Cumhurbaşkanı’nın halka seslenmesini sağladı.  Böylece medya kuruluşları olarak ne kadar demokrasiye bağlı oldukları da ortaya çıktı. Zira Sayın Cumhurbaşkanı’nın halka seslenmesi ve buna aracılık eden medya darbenin önlenmesinde en önemli aktörler olmuşlardır.

Hazır medyanın özgür olmasının önemi bu kadar ortaya çıkmışken, OHAL idaresinin verdiği olağanüstü yetkiler sayesinde medyanın ‘Dizayn edilmesi’ düşünülmemelidir yönündeki görüşümü de buradan ifade edeyim.

Ne kadar muhalif olur ise olsun demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlanması yeni darbe tohumlarının atılması demektir.

UNUTMAYALIM…

Darbeler, diktalar, cuntaların panzehiri gerçek bir demokrasidir, tam demokrasidir.

Bu arada Büyük İstanbul Otogarı’nın ismini15 Temmuz Demokrasi Otogarı olarak ilan eden AVTER Yönetimi ve kararın alınmasında etken olan Sayın Galip Öztürk’üde tebrik ederim.

Türkiye tarihinde ilk kez sektörü oluşturan unsurların, firma sahip ve acentelerin birleşerek, projelendirilmesinde, inşaatında, işletmesinde ortak bir irade gösterdiği otogara 15 Temmuz Demokrasi Otogarı adı verilmesini çok anlamlı buluyorum.  Bu ismi hak eden otogar ilelebet kalıcı olmalıdır.

Bu otogara hepimiz daha da fazla sahip çıkalım.

26/07/2016

HER ŞEYDEN ÖNCE DEMOKRASİ

Türkiye’nin demokrasi tarihinde kara bir tarih olarak eklenen 15 Temmuz 2016’da TOFED heyeti olarak Ankara’da, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımızı Sayın Ahmet Arslan’ı makamında ziyaret etmiş, hem hayırlı olsun dileklerimizi iletmiş, hem de sektörel sorunlarımızı içeren bir dosyayı kendisine sunmuştuk.

Bu ziyaretin ardından uçakla İstanbul’a döndük. Bizim İstanbul’a döndüğümüz saatler darbe girişiminin henüz yeni yeni başladığı anlardı. Uçaktan indiğimizde, bizi almaya gelen oğlumun kullandığı araca ulaşabilmek için terminalin dışına kadar yürümemiz gerekti. İşte tam bu anda 2 tank ile burun buruna geldik. Hemen Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanı iken kullandığı cep telefonuna “Askeri darbe girişimine karşı ölüme kadar sizinle beraber demokrasiyi savunacağız” mesajını çektim.

En sonda söylememe gerekeni en başta söyleyeyim “Sivil toplum örgütleri ancak demokrasi varsa vardır.”

Yoldayken gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Elif Yeşil’i arayarak yaşananlar hakkında ilk bilgileri aldık. Bu bilgiler ışığında eve gitmekten vazgeçip AK Parti Beylikdüzüİlçe Başkanlığı’na gittim ve sabahaburada kadar nöbet tuttuk.  15 Temmuz gecesi 16 Temmuz’a evrilirken Başbakanımız Yıldırım‘a bir mesaj daha çektim.

O mesajda da “Sayın Başbakanım, darbe girişimini bugün ziyaret ettiğimiz Ulaştırma Bakanımız Sayın Ahmet Arslan’ı ziyaret dönüşü, İstanbul Attaürk Havalimanı’nda öğrendik ve aynı anda size dayanışma mesajı çektik. Ölene kadar sizinle birlikte demokrasiyi savunacağız” yazıyordu.

Şahsım olarak 12 Mart ve 12 Eylül’ü yaşadım, hapis yattım. 12 Mart’ta 11 günlük öğretmenken TÖS(Türkiye Öğretmenler Sendikası) üyeliğinden yargılandım, 12 Eylül’de ise yasal bir öğretmen örgütlenmesi olan TÖBDER’in şube başkanı olmaktı suçum. Sonrasında davam DİSK-  Barış Derneği- TKP, İGD gibi ilgili ilgisiz pek çok dava ile birleştirilmesine rağmen, hepsinden de beraat ettim.

Şimdi yeniden bu süreçle karşılaşmamak adına, önce ülke sonra şahsım adına karşı çıkıyorum darbelere.

Şimdi bir de sivil toplum örgütlerinin üst düzey yönetici olmam nedeniyle sorumluluklarım daha da arttı.  Tekrarlıyorum “Bir ülkede demokrasi varsa,  sivil toplum örgütleri var olabilir.” Hiçbir diktatörlükte STK yoktur. Bu nedenle sivil toplum örgütleri varlıklarını korumak için askeri darbelere karşı halk iradesin ve demokrasinin yanında olmak  mecburiyetindedirler.

Bu düşünceler ışığında sosyal medya hesaplarımda yayınladığım bir mesajla yazımı sonlandırmak istiyorum:

“ASKER KIŞLAYA. DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAK İÇİN İNSAN OLMAK YETERLİDİR. SAĞ-SOL-TÜRK- KÜRT AYRIMI OMADAN, HER ŞEYDEN ÖNCE DEMORASİ” 

18/07/2016

Bakan Arslan’ı ziyaretimiz

Geçtiğimi hafta ‘Ulaştırma’nın yeni kaptanı Bakan Ahmet Arslan’ı makamında ziyaret ettik. Sayın Bakanımız,  TOFED Genel Başkanı Birol Özcan Başkanlığındaki heyeti son derece sıcak karşıladı. Ziyarette Ulaştırma Bakanlığı’nın en üst düzey bürokratları da yer aldı.

Ziyarette karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün önemli sorunlarını en yetkili makama birinci ağızdan iletme imkânı bulduk.

Öncelikle 3 yıl içinde taşınması öngörülen Büyük İstanbul Otogarı’nın mevcut yerinde kalması gerektiği üzerinde durduk. Otogarın eksikleri giderildiği takdirde, uzun yıllar yolcularımıza hizmet verebileceğini ifade ettik. Bu talebin hem sektörümüzün hem de yolcularımızın talebi olduğuna da dikkat çektik.

Diğer taraftan 3. Boğaz Köprüsü’nün hizmete alınmasıyla yaşayacağımız bir sıkıntıyı önceden dile getirdik.  Bakanlığın 3. Köprüyü ağır vasıtalara ayırması, otobüslerin de ağır vasıta statüsünde olması nedeniyle otobüslerimizin de sadece buradan geçmesi durumunda yolun yaklaşık 140 kilometre uzayacağına ve 1 saatlik bir gecikme yaşanacağına dikkat çektik. Bu gecikme firmalarımızın Ataşehir veya Harem’deki yolcularını almaya gitmesi ve köprüye geri dönmesi ile oluşacak. Bu durum, köprülerin yolları kısaltma felsefesine aykırı olacağından talebimiz otobüslerimizin toplu taşıma aracı kabul edilerek hem 2.Köprüyü,  hem de 3. köprüyü kullanabilmesi oldu.

Diğer taraftan host ve hosteslerin eğitimi konusu üzerinde de durduk. TOFED’in kuruluş yıllarında, Bayrampaşa Belediyesi, Bahçelievler Belediyesi, İŞ-KUR ve TOFED işbirliği ile ‘İş Garantili Sertifikalı Host ve Hostes Eğitimi’ verdiğimizi hatırlatarak host ve hostes eğitimlerinin zorunlu hale gelmesini talep ettik.  Sevgili bakanımız bu talebimize de oldukça sıcak baktı.

Ayrıca 1500 koltuğun üzerinde özmalı olan firmalara verilen20 hatta ilave olarakverilmesine her 50 koltuğa 1 hat verilsin şeklindeki dileğimizi de ilettik Sayın Arslan’a.  2+1 koltuklarda 50 koltuk zorunluluğunun 36’ya düşürülmesi de bir başka talebimiz oldu. Özmal kiralık oranının1’e 2’den,  1’e 5’e çıkarılması talebimiz de bakanlıkta oldukça makul karşılandı.

Bu ziyaretin sonuçlarının sektörümüze hayırlar getirmesini, öncelikli sorunlarımızın kısa zamanda çözülmesini temenni ederim. Ki ziyarette Sayın Arslan’ın TOFED Heyeti ve sektöre olan sıcak yaklaşımını düşününce umutsuz olmamamız gerektiğine de gönülden inanıyorum.

20/06/2016

İçimizdeki İrlandalılar

Bu laf 200 YILINDA Avrupa Şampiyonasına katılma maçı olan İrlanda – Türkiye milli maçı öncesi, maça yönelik olumsuz yorumların ardından Türk Milli Takımının galip gelmesinden sonra Teknik Sorumlumuz Mustafa Denizli’nin söylediği ve genelde herkesin, her kesimin kendi içindeki ‘ Karşı taraf’a  yanlışlarını söylemek için kullandığı bir vecizedir.

Son zamanlarda Karayolu yolcu taşımacılarının D1 ve B1 belgeli şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacıları ile uluslararası yolcu taşımacılarının kullanmak zorunda olduğu terminal ve otogarlar ile ilgili gelişmeler ve alınan tavırlarla ilgili değerlendirmelerde iki ana görüş ortaya çıkıyor.

1 – Terminallerin yer seçimi projelendirmesi, yapımı ve işletmesinde belediyelerin tek ve ‘İMTİYAZLI’  kurum olması.

2- Bu sürecin başta Ulaştırma Bakanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonunda, ilgili belediye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve otobüsçülük mesleğinin temsilcilerinin katıldığı bir kurul tarafından belirlenmesi.

Burada en önemlisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın İstanbul’da yapmayı planladığı otogarlar ve cep otogarlarının da yine bu çerçevede ele alınıp, değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bilindiği gibi Büyük İstanbul Otogar’ı yapım ve işletmesinde sektörün ezici çoğunluğu sürece dahil edilmiş, Otobüs firmaları, işletmecileri, acenteleri en kıymetli eşya, arsa ve evlerini atarak bu eseri yapmışlardır.

Şu anda sektörün tamamı 353 – D1 firması, 69 B2 firması, Büyük İstanbul Otogarı’nın yerinin değişmemesi, eksik ve hatalı yönlerinin ISLAH edilerek, kullanıma devam edilmesi yönünde fikir birliğinde. Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, Ulaştırma Bakanlığı ve Belediye, TOBB Sektör meclisi ve İTO nezdinde, girişimlerde bulunmuşken,

İçimizden biri köşelerde, İstanbul Otogar’ının yerinde kalması yönündeki sektörün ezici çoğunluğunun aksine  ‘İrlandalı’lık yaparak akıl veriyor.  Otogar’ın başka bir yere yeniden ve Belediye tarafından yapılmasını istiyor.

Biz otogarın taşınması ve yeni otogar yapılması  konusunda sektörün ortak görüşünü bir kez daha tekrarlayalım. Büyük İstanbul Otogarı Islah edilerek eksikleri giderilirse daha uzun yıllar İstanbul’a, otobüs firmalarına ve yolcularımıza hizmet edebilir.  Otogarın Islah edilmesi için harcanacak meblağa karşılık, yeniden yapılmasına harcanacak meblağın büyüklüğü düşünülürse bu tezimizde haklı olduğumuz bir kere daha ortaya çıkar.

İçimizdeki İrlandalılar da konuya hem sektörün  ali menfaatleri hem de yolcularımızın otogarlara erişimi açısından bakarlarsa aslında ne kadar haklı olduğumuzu anlarlar…

20/06/2016

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü’nü ziyaretimiz

10 Haziran 2016 Cuma günü Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürü Sayın Cem Murat Yıldırım’ı TOFED heyeti olarak ziyaret ettik. Sayın Murat Yıldırım göreve geldiğinde, daha öncede Sayın Başkanımız Birol Özcan önderliğinde, kendisini makamında ziyaret etmiştik. O ziyarette Sayın Müdürümüz TOFED ve diğer yolcu taşımacıları dernek ve federasyonları ile işbirliğine büyük önem verdiğini ifade etmiş,  biz de bölge müdürümüzün koordine etmesi ile kamu ve sivil toplum örgütlerinin katılacakları, sürekliliği olan periyodik toplantılar düzenleyen “YOLCU TAŞIMACILARI DANIŞMA KURULU” adıyla bir komisyon kurulması gerektiğini ifade etmiştik. Sayın Bölge Müdürümüz de bu fikre katılmıştı. Sayın Müdürümüz o gün verilen sözler ile ilgili bizleri bir kere daha makamına davet etti.

10 Haziran Cuma günü UDH 1. Bölge Müdürü Sayın Murat Yıldırım’ı ziyaret eden, başkanlığımdaki TOFED heyeti, korsan taşımacılık, turizm taşımaları ve uluslararası taşımalarla ilgili TOFED içindeki dernek başkanları ve bu konular ile ilgili uzman arkadaşlardan oluşuyordu.

Öncelikle Sayın Bölge Müdürümüzün STK’lara verdiği önem ve gerek mevzuat ve gerekse de uygulamadaki eksiklikleri görüp çözme hevesi ve azmi karşısında gerçekten de duygulanmamak mümkün değil. Kendisine görüş ve anlayışı için açıkça teşekkür ediyoruz.

Bu ziyarette; gerek kamudan ulaştırma ile ilgili kurum temsilcileriyle, yolcu taşımacılarıyla ilgili başta TOFED, IPRU, TOF, TURODER gibi meslek örgütlerinin, içinde faal olarak görev alacakları “YOLCU TAŞIMACILARI DANIŞMA KURULU” oluşturulması kararı aldık.

Ayrıca bu kurumun işlevinin kabul görmesi için valilikten de onay alınması gereği üzerinde de mutabakat sağlandı.

Yine bu toplantıda korsan taşımacılarla ilgili TOFED ve bölge müdürlüğünün zaten var olan işbirliğinin devamı ve hem de daha işler hale getirilmesi konusunda da görüş birliği sağlandı.

Son olarak da D2’lerin, D1’ler tarafından 1-11 Temmuz tarihleri arasında ek servislerde kullanımı için bakanlıktan verilen izin kapsamında, yapılacak sözleşmelerde TOFED’in onayı olması talebimizi de ilettik. Sevgili bölge müdürümüz bu talebin gerçekleşebilmesi için izlenecek yolun bulunması gerektiğini ifade ederken, TOFED’in bastırıp dağıtacağı sözleşme örneklerinin kullanılması ve yapılacak denetimlerde bu sözleşmelerin de sorulabileceğini kaydetti.

06/06/2016

Ulusal terminaller ve otoparklar çalıştayı

Türkiye Belediyeler Birliği’nin 1-3 Haziran tarihleri arasında Antalya’da düzenlediği “Ulusal Terminaller ve Otoparklar Çalıştayı”na karayolu yolcu taşımacılığı sektörünü temsilen katıldım. Sektörümüz açısından hayati önem taşıyan bu çalıştayda otogarların yapımı, yer seçimi ve işletmesi aşamasında sektörün mutlaka konuya dâhil olması gerektiğini bir kere daha vurgulama imkânı elde ettim.  Çalıştaya katılan Türkiye’nin dört bir yanından belediye başkanlarına sektörün görüşlerini ilettim.

Malumunuz Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği gerçek ve tüzel kişilere terminal yapma ve işletme hakkı veriyor ve hemen hemen her il ve ilçede belediyelerin yaptığı veya işlettiği terminaller yer alıyor. Belediyeler bu terminallerin yer seçiminden, büyüklüğüne ve işletilmesine kadar olan süreçlerde tek karar verici olarak öne çıkıyor.  Ancak sektörden görüş alınmadan yapılan bazı terminaller bazen yeri yanlış seçildiği, bazen çok büyük ya da çok küçük yapıldığı bazen de kötü işletmecilikler yüzünden ölü yatırımlar olarak doğabiliyor. Bu durumdan en büyük zararı da bu terminalleri kullanan karayolu yolcu taşımacıları görüyor.

Bu nedenle, terminallerin yer seçiminden, inşası ve işletilmesinde belediyelerin tek yetkili olmaması gerektiğini savunuyoruz.   Bu kararlar, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi, ticaret odaları seyahat hizmetleri meslek komitesi, Emniyet Müdürlüğü Trafik Dairesi Başkanlığı, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu ve karayolu yolcu taşıma sektörünü ülke genelinde temsil kabiliyetine haiz federasyon, birlik gibi sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin katılımı ile kurulan komisyonlarda alınmalıdır. Bu görüşümüzde de ısrarcıyız.

Terminallerin doğru yerde, doğru mimaride ve doğru büyüklükte yapılması yolcu taşımacıları olarak bizleri ilgilendirdiği kadar hizmet verdiğimiz geniş kitleyi de yakından ilgilendirmektedir. Bu ayrıntı da akılda tutularak bundan sonra yapılacak terminallerde sektörümüzden mutlaka ama mutlaka görüş alınmalıdır.

30/05/2016

Eğitime evet, linç’e hayır

Geçtiğimiz hafta büyük bir firmamızın otobüsünde yaşanılan vahim olay hepimizi derinden üzdü.  Olayın diğer bir üzücü tarafı ise firmanın lince tabi tutulmak istenmesiydi. Nasıl ki kendini bilmez bir holiganın çıkardığı bir olay, tüm spor camiasına mal edilmiyorsa; aynen bu olayda da firma ve sektör toptan bir şekilde suçlanamaz. Öyle ki; o firmanın patronu gerçek bir eğitim sevdalısı olup, her yıl 1500 üniversite öğrencisine burs veren, 20 okulu yaptırıp devlete bağışlamış bir hayırseverdir.

Olay ne derece vahimse, bunu basamak yapıp firmayı ve sektörü linç etmeye kalkmak da o derece vahimdir. Bu üzücü olay üstünden linç kampanyası yapanları esefle kınıyoruz. Bu olay bize aynı zamanda şunu gösterdi; TOFED’in kuruluş yıllarında, Bayrampaşa Belediyesi, Bahçelievler Belediyesi, İŞ-KUR ve TOFED işbirliği ile ‘İş Garantili Sertifikalı Host ve Hostes Eğitimi’ vermiştik. Eğitimi TOFED Eğitim merkezinde gerçekleştirmiş ve kursiyerleri en az lise mezunu olma şartıyla kabul etmiştik. Eğitim projemiz oldukça başarılı olmuş, kursiyerlerimizi firmalar adeta kapışmıştı. Bu kapsamda, sertifikalı muavin, host ve hosteslerin artık zorunlu hale gelmesi için Ulaştırma Bakanlığı’na defalarca öneride bulunduk. Geçtiğimiz hafta yaşanılan vahim olay nedeniyle teklifimizi tekrarlıyoruz. Şehirlerarası ve uluslararası tarifeli ve tarifesiz yolcu taşımacılığı hizmet sektörünün bir parçasıdır. Bu hizmeti yolda yapacak olanlar ise, kaptanlar, muavinler, host ve hosteslerdir. Otobüslerin personeli ne kadar eğitimli insanlardan oluşursa hatalar da o kadar azalır, yolcular da o kadar kaliteli hizmet alır.

Bizim önerimiz şudur; şoförler için SRC zorunluluğu getirildi fakat bu yetmiyor. Muavinler, hostlar ve hostesler de bu sektörde  hizmet veriyor. Onlar da sertifikalı olmalıdır. Şu anda hizmet veren muavinler, hostlar ve hostesler geriye doğru bir yıllık hizmetini belgelendirdikleri takdirde eğitimden muaf tutulmalı, bundan sonrası için sertifikalı eğitim şartı getirilmelidir. Eğitim en az 90 gün sürmeli ve kabul edilecek kursiyerlerde en az lise mezunu olma şartı aranmalıdır. Kursun sonunda Ulaştırma Bakanlığı’nın kontrolünde merkezi bir sınav yapılmalı ve sınavda başarılı olanlar sertifikalı olarak sektörde istihdam edilmelidir. Sertifikasız personel asla çalıştırılmamalıdır. Biz TOFED olarak; karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün esas hizmetkârlarının, muavinler, hostlar ve hostesler olduğunu söylüyoruz. Eğitimlerini vermeye de hazırız.

09/05/2016

Sektörün yoğun haftası

Bu hafta sektörümüz açısından önemli gelişmelerin yaşanacağı bir hafta olacak. 10- 17 Mayıs tarihleri arasında otobüsçüleri yakından ilgilendiren konularla ilgili toplantılar ard arda düzenlenecek.

Önce 10 Mayıs Salı günü İTO tarafından düzenlenecek olan ‘Telif Hakları’ ile ilgili toplantıda sektörümüzün önemli bir meselesi masaya yatırılacak. Bu toplantıya Kültür Bakanlığı, sanatçı örgütleri ve telif hakları işleminden etkilenen otel, restaurant vb işyerleri ile otobüsçü örgütleri katılacak.

TOFED olarak otobüsçüler için önemli olan bu toplantıya katılıp, sektör lehine düzenlenmelerin yapılamasını savunacak ve konunun sonuna kadar takipçisi olacağız.

17 Mayıs Salı günü İTO toplantı salonunda saat 13.00’de Karayolu Yolcu Taşımacıları Konseyi’nin kuruluşu için ikinci toplantı da yapılacak. Bu toplantıda, kuruluş deklarasyonu, amaç, ilkeler, işleyiş, temsil gibi konular görüşülecek.

27 Nisan 2016 tarihinde TOFED‘de yapılan ilk toplantıda böyle bir kuruluşun yararlı olacağı konusunda görüş birliği sağlanmış ve en geç 10 Mayıs’a kadar TOFED Genel Sekreterliği’ne konseye katılan STK’ların, konseyin amaç, işleyiş ve çalışmaları ile ilgili görüş ve önerilerini iletmeleri kararlaştırılmıştı. Konseye katılacak STK’ların konsey ile ilgili önerilerini mutlaka iletmeleri gerekmektedir.

TOBB Sektör Meclisi, 17 Mayıs 2016 Salı günü saat 14.00’de ise İTO toplantı salonunda sektörü bir araya getirecek. Toplantının gündeminde Ulaştırma Bakanlığı’nın bünyesinde oluşmasını istediğimiz kurulun kurulması ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kentte yapmayı planladığı otogarlar ile cep otogarları olacak. Toplantıda bu önemli konular sektör açısından detayları bir şekilde irdelenecek.

‘Bizim için’ yapılacak bu otogarların, bize sorulmadan yapılması ile ilgili düşüncelerimizi ve taleplerimizi, tüm resmi, yarı resmi kurum, kuruluş ve STK’larla gerekirse Cumhurbaşkanımıza kadar bütün makamlara ileteceğiz.

TOBB Sektör Meclisinde bu konuda karar alıp, TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun çağrısıyla otogarlarla ilgili tüm tarafların katılacağı bir toplantı düzenlenmesini isteyeceğiz. TOBB- İTO, üniversiteler, Belediye, Ulaştırma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, otobüsçü örgütleri, Valilik,  il trafik komisyonunun üyelerinin katılacağı bir konferansta otogarlar enine boyuna tartışılmalı ve karar sektör ile birlikte verilmelidir.

02/05/2016

Genel Sekreter Gözüyle…

Neden konsey?

2013 yılının Haziran ayında kurulan Türkiye Karayolu Yolcu Taşımacılığı Yüksek İstişare Konseyi, aynı yılın Eylül ayında ‘Türkiye Otobüsçüler Konseyi’ adını almıştı. Bir süredir işlevsiz kalan bu oluşumumuz Karayolu Yolcu Taşımacıları Konseyi adıyla yoluna devam edecek. Konsey, karayolu yolcu taşımacılığının değişik alanlarında örgütlü 14 sivil toplum örgütünün katılımı kuruldu.

Konseyin kuruluş toplantısını, konseye üye sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile geçen hafta yaptık ve neden bir konseye ihtiyaç duyduğumuzu bir kere daha hatırladık.

Karayolu yolcu taşımacılığının tüm bileşenleri olarak, şehirlerarası yolcu taşımacıları, servis taşımacıları, turizm taşımacıları, kent içi toplu taşımayı üstlenenler vb. konseyde bir araya geldik. Bir araya gelişimizin ana nedeni tabi ki yıkılmaz bir güç oluşturmak.  Bölünmüş değil,  aynı hedefe kilitlenmiş bir sektör olduğumuzu ortaya koymak.

Ancak güçlü olursak, bir olursak, birlik olursak dikkate alınacağımızı, parçalandığımız ve bölündüğümüz oranda sesimizin kalabalıkta kaybolacağını biliyoruz.  Bu nedenle örgütlü olmayız, bir olmalıyız, beraber olmalıyız.  Bu sefer bu fırsatı göz ardı etmeden,  sektörümüzün ali menfaatleri için bir arada kalabilmeliyiz.

Yazımı kıssadan hisse ile tamamlamak istiyorum. Hikayeyi belki bilirsiniz,

Avcının biri kuşlar için tuzak hazırlamış, üzerine taneler serpmiş ve bir kenara gizlenerek beklemeye başlamış. Bu sırada da gökyüzünde bir güvercin sürüsü belirmiş. Güvercinlerin lideri, taneleri görünce, arkadaşlarını taneleri yemeleri için yere indirmiş. Fakat birden ne olduğunu anlamayamadan tuzağın içinde kalmışlar. Bütün güvercinlerle lider güvercin çırpınmaya başlamış ve büyük bir kargaşa olmuş.

Birden güvercinlerin lideri şöyle seslenmiş: Derdinize çare ararken aranızdaki birliği ve dayanışmayı bozmayın, hiçbirinizin canı arkadaşlarınızın canından daha değerli olmamalı. Hepimiz birbirimizle yardımlaşmak ve tek bir kuş gibi uçmalıyız. Bu sayede her birimiz, birbirimizin sayesinde kurtulmuş olacak.”

Bunun üzerine güvercinler liderin emriyle hep birlikte kanat çırpmış ve üstlerini örten ağla birlikte havalanmışlar. Ağın havalanması ile de hep birlikte kurtulmuşlar.

Durumumuz budur, bu durumdan ancak ve ancak bir olarak çıkarız.

25/04/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Yeni Değerlendirmeler -4-

14 Nisan’da Busworld Turkey Fuarında açılışı düzenlen panelde konuşan TOBB Başkanı Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu konuşmasında önemli konuları gündeme getirdi. Sayın Hisarcıklıoğlu ‘Otobüs ve Yolcu Taşımacılığı Piyasasında Sürdürülebilir Geleceğe Doğru’ temalı panelde, tüm taşımacıları ama özel olarak yolcu taşımacılarını ilgilendiren ve ümit veren açıklamalarda bulundu.

Bizim de karayolu yolcu taşımacıları olarak Sayın Hisarcıklıoğlu’nun söylediklerine eklemek istediğimiz noktalar var.

TOBB’un değerli Başkanı Hisarcıklıoğlu konuşmasında önce  “Sektörün; “Hizmet İhracatı Ulusal Strateji Belgesi’nde etkin bir şekilde yer alması için çalışıyoruz. Bunu sağlayabilirsek, hükümetimizin üzerinde çalıştığı yeni teşvik paketinde, firmalarımız için yeni yatırım imkânları ortaya çıkacağına inanıyoruz. Bu durum özellikle son dönemde havayoluyla rekabette sıkıntı yaşayan otobüsçülerin bir nebze nefes almasına da imkân verecek. Sektörümüzün güçlü kalması, yerli otobüs üretim sektörümüzün de canlı ve güçlü kalmasını sağlayacak” dedi.

Biz de diyoruz ki;

Sektör olarak Ekonomi Bakanlığı’nın karayolu yolcu taşıma sektörünü stratejik bir sektör olarak görmesi çok olumlu bir gelişme. Ancak Sayın Hisarcıklıoglu ve Sayın Ekonomi Bakanı’na şunu hatırlatmamız gerekir; Ulaştırma Bakanlığı’nı 2017 – 2021 Stratejik planında karayolu yolcu taşımacılığının genel yolcu taşımacılığında hakim durumda olması olumsuz bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu durumda öncelikle bize Ulaştırma Bakanlığı’nın yolcu taşıma sektörüne nasıl baktığı önemlidir.

Sektör Meclisi çözüm arıyor

Konuşmasında TOBB bünyesinde hizmet veren Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi’ni de kurduklarını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “Sektör Meclisi; sektörün nabzını tutuyor, sorunlarını tespit ediyor, kamu idaresiyle istişare içinde çözüm yolları arıyor” diye konuştu.

Bizim bu söyleme dair de bir iki sözümüz var…

TOBB bünyesinde kurulan Karayolu Yolcu Taşıma Sektör Meclisi’nin kuruluş amacı sadece sektörün nabzını tutmak değildir. Kamu kuruluşları ile birlikte oluşan meclis ağlama duvarı olmaktan kurtarılıp icracı bir meclis konumuna getirilmelidir.

Dileğimiz TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Meclisi ile birlikte Ulaştırma Bakanlığı’nın bir kısım yetkilerini kullanabilmemizdir. Özellikle taşıma yetki belgesi verilirken ilk başvurulan kurum olmamız gerekir. Bunu sağlayacak ve yetki devirlerini hukuki bir statüye kavuşturacak yasal değişiklik 2015 yılında torba yasa ile geçti. Bu konuda yapılması gereken tek şey TOBB’un Ulaştırma Bakanlığı ile hangi yetkileri nasıl kullanılacağına dair bir protokolü yapmasıdır. Bu gerçekleştiği takdirde Karayolu Yolcu Taşımacılığı Meclisi Sayın Hisarcıklıoglu’nun deyimiyle  ‘Nabız tutan’  konumundan çıkar ve aldığı yetkileri kullanan bir meclis haline gelir. TOFED olarak böyle bir mecliste olmayı sektör olarak daha uygun buluruz.

 

 

 

 

 

 

 18/04/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Yeni Değerlendirmeler -3-

2003 yılında taşıma kanun ve yönetmeliğinin yayınlandığı dönemde,  D1 belgesi alma şartı 150 öz mal otobüs sayısıyla sınırlıydı. Yani yeni bir firma kurmak için 150 özmal yeterli oluyordu.

Ancak aradan geçen 13 yılda şartlar değişti. Şu anda firma kurmak için aranan 150 koltuk şartının günün koşullarına göre değiştirilmesi gerekir. 150 öz mal koltuk ile kurulan firmaların ise hakkı kazanılmış bir hak olarak kalmalıdır. Bundan sonra D1 belgesi almak için 150 değil 500 özmal koltuk sayısı aranmalıdır.

Kendimden bir örnek vermek gerekirse, 1970 yılında ortaokul mezunları öğretmen okulunda 3 yıl okuyarak öğretmen olunuyordu. Daha sonra okul süresi önce 4 sonra da 5 yıla çıkarıldı. Daha sonra öğretmen okulu + birde fakülte eğitimi ile öğretmen olundu. Şimdi ise birde KPSS şartı getirildi. Ancak eski öğretmenlerin kazanılan hakları devam etti. Ben firma kurmada eski hakların devam edip yeni firma kurmada öz mal otobüs koltuk sayısının en az 500 öz mal koltuk olmasını talep ediyorum. Daha önceki yazılarımda firmaların kiralık araç sayısının 1 öz mala 5 kiralık araç şeklinde olması talebimi yazmıştım. Burada amaç, kurumsal, güçlü firmalar oluşturmak ve sayıları azalan bireysel otobüsçülerin güçlü ve kurumsal firmalarda çalışmasını sağlamaktır. Çünkü bireysel otobüsçülerin çalıştıkları firmaları sahiplenerek hizmet çıtasının yükselttiklerine inanıyorum.

Türkiye’de şartlar değişiyor ve bizim de sektör olarak şartları değiştirerek güncel hale getirmemiz gerekiyor. Bu konuda federasyon olarak her türlü girişim ve görüşmelerimizi yaparak taleplerimizi bildirmeye devam edeceğiz.

11/04/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Ankara İzlenimleri

Geçen hafta Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün  2017-2021 stratejik plan hazırlanması çalışmaları kapsamında gerçekleşen toplantıya katıldık.

Stratejik plan yönlendirme kurulu tarafından sektör grup toplantılarının yapılmasına karar verildi. Karayolu yolcu taşıma sektörünün 2017-2021 stratejik planına katkı sağlamak amacıyla paydaş grup toplantısına katıldık.  Toplantıya kamu kanadından Ulaştırma Bakanlığı dışında Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı,  Karayolları Genel Müdürlüğü ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı katılırken, biz de Türkiye Otobüsçüler Federasyonu olarak yerimizi aldık.

Başta TOBB ve TESK ile Türkiye Belediyeler Birliği gibi sivil toplum kuruluşları da bu önemli toplantıya katıldı. Federasyon olarak bu toplantıya azami önem vererek, TOFED’in içinde kurulan komisyonun hazırladığı rapor sunuldu. Genel Başkanımız Sayın Birol Özcan da sunduğumuz rapor ile ilgili detaylı bilgi verdi.

Özellikle otobüs sektörünün en önemli hizmet alanı içinde yer alan terminallerin planlama, yapım ve işletmesinde Ulaştırma Bakanlığı ile otobüs örgütlerinin hiçbir rolünün olmadığını vurguladık.  Zira otogar yapımları Ulaştırma Bakanlığı koordinesinde belediyeler ve sektör örgütlerinin içinde olacağı bir kurul tarafından düzenlenmelidir tezimizin arkasındayız.

Yine sektörün en önemli sorunu olan 2. el otobüslerin yurt dışına ihracatında kolaylık ve teşvik desteğinin sağlanması konusunu gündeme getirdik.

Firma kurulması aşamasında koşulların biraz daha ağırlaştırılması ve mesleğe girişin zorlaştırılması gerektiğinin üzerin de durduk.

Öz mal ve kiralık otobüs oranlarında D1’de 1 özmala 5 kiralık otobüs oranına ulaşılması gerektiği konusunun yanı sıra acentelik yetki belgesinin tüm taşıma modlarının biletmelerini satma durumuna getirilmesi için düzenlemenin yapılması gerekliliğine dikkat çektik.

Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün 2017-2021 stratejik plan hazırlanırken karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün bu önerilerinin de göz önüne alınacağını ve sektör ile ilgili önemli kararlar verilirken, bizlere de söz hakkı verileceğini umuyoruz.

Geçen hafta ayrıca Projesini Avcılar Belediyesi’nin gerçekleştirdiği, işletmesini TOFED’in üstlendiği “Avcılar Bilet Satış ve Aktarma Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdik. Açılış törenine Avcılar Belediye Başkanımız Sayın Handan Toprak da teşrif etti. Başkan Toprak sektörlerin faaliyetlerini kolaylaştırmak anlayışıyla hareket ettiklerini otobüsçülüğe de aynı anlayışla destek olduklarını söyledi.

TOFED olarak sektörümüz ile yakından ilgilenen ve desteğini açıklayan sevgili Başkanımız Handan Toprak’a teşekkürü bir borç biliyoruz.

04/04/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Yeni Değerlendirmeler -2-

 

Geçen haftaki yazımda D1 ve B1 Belgelerindeki yeni değerlendirmelerle ilgili görüşlerimizde, tarifeli taşımalarda öz mal sözleşmeli taşıt bulundurma oranları günün kurallarına göre yeniden belirlenmeli demiştim.

İç hatlarda 1 öz mala 2 kiralık olan ve dış hatlarda 2 öz mala 1 kiralık kuralının değiştirilmesi gerektiğini yazdım. Bu konuda Bakanlık nezdinde girişimlerimizin olduğunu okuyucularımız ve sektör temsilcileriyle paylaştım. Bu önemli çalışmalar için Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım ile randevu talebimiz olumlu karşılandı. Nisan ayının ilk yarısında Sayın Bakanımız ile bir araya gelerek sorunu kendilerine ileteceğiz. D1 ve B1 belgelerine ilave olarak 10 bin koltuğu veya 200’ün üzerine öz mal otobüsü olan firmaların kiralık otobüs çalıştırma sınırının kaldırılmasını talep edeceğiz. Bu çalışmadaki amacımız D1 belgesinde yeni düzenleme ile daha fazla bireysel otobüsçünün firmalarda çalışmasıdır. Bireysel otobüsçü bir maaşlı eleman olmayıp işin sahibi ve çalıştığı firmanın kazanç ortağı olarak, firmanın hizmet kalitesini arttıran konumda olmalıdır.

Bu haftaki yazımda ise çok önemli bir acenteli değerlendirmesini gündeme getireceğim. Acentelikte yetki belgesi sınırlandırılması kaldırılmalıdır. Müşteri artık evinde otururken, bilgisayardan, internetten ve cep telefonundan biletini alıyor. Bilet alımı bu duruma gelmiş iken bilet satışı yapan F1- F2- İDO-BUDO-THY-DDY ayrı ayrı acentelerde olması ve satılması yanlış ve zulümdür. Her tür bilet satışı için ayrı ayrı yetki belgesi ücreti ödemek ve her biri için ayrı meslek kuruluşlarına üye olmak eziyet, zulüm ve israftır. Tek bir F yetki belgesi ile yurt içi ve yurt dışı otobüs bileti, hava, deniz ve demiryolu biletini satabilen bir sisteme ihtiyaç vardır. Yönetmelik yeniden bu eksiklikleri giderecek bir şekilde düzenlenmelidir. TOFED bu konuda görüşmeler yaparak çalışmalarına devam etmektedir.

TOFED, bu hafta Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Ahmet Selim Köroğlu tarafından kabul edildi ve SDP ( Sivil Dayanışma Platformu)’nda da yerini aldı. Bu konuda ki ayrıntılı bilgiye de TOFED Başkanımız Sayın Birol Özcan’ın bu hafta ki köşesinden ulaşabilirsiniz.

28/03/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Yeni Değerlendirmeler -1-

Tarifeli taşımalarda öz mal sözleşmeli taşıt bulundurma oranları günün kurallarına göre yeniden belirlenmeli. Bireysel otobüsçülerin Türkiye yolcu taşımacılığında tarihten gelen bir ağırlığı vardı.  İç hatlarda 1 öz mal araca 2 kiralık olan ve dış hatlarda 2 öz mal araca 1 kiralık kuralı değiştirilmelidir. D1 ve B1 firma sahipleri şu dönemde gereğinden çok daha fazla yatırıma zorlandı. Toplam kaliteden çok  toplam taşıt sayıları konuşulmaya ve işlenmeye başlandı. Gelişen şartlarla birlikte bireysel otobüsçü sistemden çekilmeye başladı. Bireysel otobüsçü il ve şehir içi taşımacılıkta, grup taşımacılığına yöneldi. Aslında firmalar içinde bireysel otobüsçünün olması, bireysel otobüsçülerin yolcu taşıma hizmetinde çalıştığı firmanın ağırlıklı yükünü sahiplenmesi kaliteli hizmeti arttırıyordu. Rekabet daha çok kalite bazında oluyordu. Bireysel otobüsçülerin işi sahiplenmesi itici bir güçtür. Bu sektörün daha fazla eli taşın altında olacak olan bireysel otobüsçüye ihtiyacı vardır.

Ulaştırma Bakanlığı karayolu taşımacıları ve yöneticilerine çağımız, bir an önce sektör temsilcileri ile bir araya gelip D1’lerde 1özmala en az 5 kiralık, B1’lerde 1 özmala 2 kiralık araç kuralını yönetmeliğe işlenmesini tartışmak ve gereğini yapmak gerekir.

D1 ve B1 firma sahiplerine de zorunlu otobüs alımı için değil, Ar-Ge çalışması ve hizmet kalitesini yükseltmek için hem zaman hem de para ayırsınlar.

Ulaştırma Dünyası Gazetemiz için bu satırları yazarken, TOFED Yönetimi olarak MAN Türkiye’nin otobüs lansmanı hazırlığı içindeydik. Mercedes -Benz Türk ve Temsa Global’dan sonra şimdi MAN, yeni otobüslerini tanıtacak ve biz de göreceğiz. MAN’ın her yıl Antalya’da düzenlediği bu buluşma sektör dayanışmasını geliştirmektedir.

MAN’ın üretim tecrübesi ve kalitesi tanıtacağı ürününü gönül rahatlığı ile kullanacağımıza inanıyorum. Şimdiden ürünleri kutluyor ve tebrik ediyorum.

Çok yoğun bir çalışma içinde olan TOFED Yönetimi sektör için emek ve güç harcıyor. Ben hastanede yatıp, ameliyat geçiren Genel Başkanımız Birol Özcan’a açıl şifalar ve sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

21/03/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Diyalogdan yanayız

TOFED yönetim kurulu olarak

2016 yılına hızlı bir tempo ile başlamıştık. Ziyaretler, lobi çalışmaları derken günler birbiri ardına geçiveriyor.

Yılın ilk çeyreğinde yaptığımız çalışmaları Ulaştırma Dünyası Gazetemizde de okudunuz. Yaşanan gelişmeleri sektör temsilcilerimiz her zaman  paylaşıyoruz

15 Mart tarihinde TOFED Genel Merkezi’nde Merkez Yürütme Kurulu toplantısı gerçekleştirdik.  bu toplantıda bugüne  kadarki faaliyetlerimizi konuştuk.

Yapılan faaliyetleri tekrar olarak şöyle özetleyebiliriz:

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ile Ankara’da bir araya geldik.  Sektörel sorunlar ile ilgili bir dosya ve Karayolu Yolcu Taşıma Birliği (IPRU) faaliyetleri ile ilgili dosya sunup Cumhurbaşkanımızdan randevu talep ettik. Daha sonra Başbakan Danışmanı Muhsin Kızılkaya’ya yine sektör sorunları ile ilgili dosyalarımızı sunduk. Sorunlar için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, AB Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı ile randevu için çalışmaları başlattık.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından Gürcistan’da Batum’da gerçekleştirilen KUKK toplantısına katıldık. Türkiye ile Gürcistan arasında gerçekleşen seferler ve yaşanan sorunlar için sektörün taleplerini ilettik.

Daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşerek, yapılması planlanan cep otogarları ile ilgili talep ve önerilerimizi bildirdik.

İTO sektör meclisi toplantısında, sektör sorunlarını gündeme getirerek, Bakanımız Binali Yıldırım’a çözüm ve önerilerimizin olduğu dosyamızı sunduk.

Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olayları için SSK pirim ve borçlarının ertelenmesi talebimizi bakanlık olumlu karşıladı ve esnafımıza bu konuda destek verdi.

Uzun zamandır devam eden Mersin Otogar sorununun sektörün beklentileri doğrultusunda çözülmesi için yapılan görüşmelerde olumlu sonuca ulaşılmasını sağladık.

2016 yılında TOFED Örgütlenme Komisyonu çalışmaları da tüm hızıyla devam edecek. Mevcutta 81 derneğe sahip TOFED’in daha güçlü bir yapı içinde olması için önemli adımlar atmaya devam edeceğiz.

Bu süreçte, sektörün en önemli sorunları arasında yer alan, otobüslerde radyo ve televizyon yayını için telif hakları yasası sorununu çözmek için girişimlerimiz de devam edecek.

Özellikle korsan taşımacılığın önüne geçilebilmesi İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü ile görüşmelerimiz de sürecek.

Evet, TOFED Yönetimi olarak biz, her an bu sektör için var gücümüzle çalışıyoruz. Eksiğimiz olabilir ve eleştiriye de açığız. Tüm il ve ilçe derneklerinin başkanları ve sektör bizi eleştirsin.  Bizler bundan güç alır, eksikliklerimizi ve yanlışlarımızı görürüz. Ancak TOFED’in en üst karar ve icra organlarında görev yapan yöneticinin eleştiri hakları sadece ilgili karar organlarında olur. Basın yoluyla eleştiri olmaz. Her eleştiriyi kendi içimizde görüşmek, doğruları bulmak için mubah olan yoldur.

14/03/2016

Genel Sekreter Gözüyle
Sorunlar yerinde çözülmeli
TOFED yönetim kurulu olarak 2016 yılı ile birlikte çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz.
Mart ayı ile birlikte sektörde hizmet veren firmalarımız yeni sezon için hazırlıklarını yapmaya başladı.
Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Yönetim Kurulu olarak biz de otobüsçü esnafımızın verimli çalışma koşullarıyla hizmet vermesi için çaba harcıyoruz. Bizim hedefimiz esnafımız arasında hiçbir sorunun yaşanmaması ve sektör mensuplarımızın işine odaklanması.
Sorun yaşayan meslektaşlarımız hangi bölgeden olursa olsun mutlaka oraya giderek çözüm bulmak için çalıştık ve aynı çalışmaları yine yapıyoruz.
Diğer önemli görevimiz de sektörün haklı taleplerini Hükümet’e iletmek ve sorunları yetkililere taşımaktır.
Geçtiğimiz hafta içinde Genel Başkanımız Birol Özcan başkanlığındaki heyet ile birlikte Başbakanlık Baş Danışmanı Muhsin Kızılkaya’yı ziyaret ettik ve Başbakanımız ile görüşmek için randevu talebimizi yineledik. Kızılkaya’ya TOFED ve IRRU’yu tanıtan ve sorunları içeren kapsamlı dosyalar sunduk. Sektörümüze ve bize karşı çok yakın bir ilgi gösteren Muhsin Kızılkaya, sorunların yerinde çözümünün önemine değindi.
Kızılkaya, sektörün yaşadığı sorunlar hangi bakanlığın uhdesindeyse o bakanlıktan randevu alınmasına gerektiğini belirtirken, sorunlarımızın pek çoğunun çözüm noktası olan Ulaştırma Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’ndan gerekli randevuları kendisinin alacağını ifade etti.
IPRU ile ilgili sorunların bir kısmı için AB Bakanlığı, diğer bir kısım için ise Dış İşleri Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiğini belirten Kızılkaya’ya Türkiye’de 2’inci el otobüs fuarı düzenlenmesi, otobüslerin yurt dışına ihracatı ve otobüsler için fuar ve teşhir alanı taleplerimizi de ilettik.
Başbakanlık Başdanışmanı Kızılkaya Karayolu yolcu taşıma sektörünün tespit edilen sorunlarının en kısa zamanda alınacak bu randevularda görüşülmesi gerektiğini açıkça söyledi.
Otobüs sektörü olarak bugüne kadar sorunlarımız hep ötelendi. Boyumuzu aşan borçların altına girerek ya da firmalarımızın kapısına kilit vurarak bu zor süreçleri atlatmaya çalıştık ancak sorunlarımızın minimuma indirilmesi için aciliyeti olan sorunlarımızın en kısa zamanda çözülmesi gerekiyor.
Sorunlarımız çok ancak hiç biri çözülemeyecek sorunlar değil.
Sektörün 2016 yılında yasal bir statüye kavuşmasını, D1 ve F1 belgelerinin yeniden düzenlenmesini, kiralık otobüs oranlarında iç hatlarda 1+1, dış hatlarda da 2+1 kiralık otobüs oranlarının arttırılmasını istiyoruz.
2016’da bu sorunların ortadan kalkması için Ankara’yı ve bakanlıkları komşu kapısı yapacak, çalabildiğimiz her kapıyı çalacağız.
Tabii bu arada TOFED’in genel merkezi İstanbul’da da çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışmalar kapsamında 15 Mart Salı günü TOFED Toplantı salonunda Merkez Yürütme Kurulu Toplantısını yapacağız. Bu toplantıda yeni sezon öncesinde yapılacak çalışmaların yanısıra, Doğu ve Güneydoğunun bazı illerinde terör olaylarından dolayı SGK prim borçlarının yeniden yapılandırılması konusu, Mersin Otogarı’ndaki son durum, D1 Belgesinde özmal-kiralık oranları ve F 1 belgeleri konusu, yaklaşan Comvex Fuarı ile ilgili yapılacak çalışmalar gibi gündem maddelerimiz olacak.

07/03/2016

Adana izlenimleri
Temsa’nın yeni otobüslerinin tanıtımı için Adana’daydık geçen hafta sonu. Bu yazıyı da Adana HiltonSA’nın salonunda Temsa’nın yeniden ürettiği Safir ve Maraton otobüslerinin tanıtımı için Temsa Genel Müdürü Dinçer Çelik ve Satış Direktörü Murat Anıl’ı dinlerken bir köşeye çekilip yazıyorum, bir yandan da konuşmaları dinliyorum.
1987 yılında Temsa- Mitsubishi yapımı Maraton iç piyasada çok fazla rağbet görmekte, diğer markaları kalitelerini artırmaya zorlamaktaydı. Tabii otobüsçüyü bir tek markaya mahkûm olmaktan kurtarması da cabasıydı.
Daha sonra Safir geldi. Şimdi hem yeni Safir hem de Maraton VIP, 60’dan fazla ülkeye ihraç ediliyor. Hatta ABD’de bile üretim söz konusu.
Bu kalite yarışı Mercedes, Man, Setra gibi otobüsleri de yarışa zorlayarak Türkiye’nin bir otobüs üretim ve aynı zamanda moda, kalite, teknoloji merkezi olmasını sağladı.
Bunu gören otobüs firmaları da işletmecilik alanında kalitelerinin yükselterek otobüs işletmeciliği alanında ülkemizi 1 numaralı ülke konumuna çıkardılar. Bundan dolayıdır ki uluslararası karayolu yolcu taşımacılığının üst örgütü IPRU’yu Türkiye kurdu.
Hayli kalabalık bir ailenin mensupları olarak Adana’da Temsa tarafından ağırlandık. Temsa’ya teşekkür ediyoruz ama bu teşekkürün bir değil bir çok sebebi var. Hem güzel otobüsler ürettikleri için, hem Türk sanayisine hizmet ettikleri için, hem Türk mühendislerinin projeleri ile dünyaya örnek olarak gurur verici bir tablo yarattıkları için teşekkür ediyoruz.
Türkiye’de otobüs üreten Mercedes, Temsa, Man, Otokar, Isuzu gibi markalarımızın yönetim, patron, mühendis ve işçilerine sonsuz teşekkürler…

29/02/2016

Genel Sekreter Gözüyle
Travego ile ”Gelecek Sefer”
TOFED yönetim kurulu olarak sektörün öncelikli sorun ve sıkıntılarını çözmek için yurt içi ve yurt dışında görüşmeler yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu olarak diğer bir görevimiz de sektöre hizmet veren üretici firmalarımızın aktivitelerine katılarak destek vermemizdir. Mercedes-Benz Türk, Man Türkiye, Temsa Global ve diğer tüm üretici ve tedarikçiler ile aynı mesafede olup, her zaman onların iş ortağı olarak kendimizi görmekteyiz.
Geçtiğimiz hafta içinde Mercedes-Benz Türk, yeni Travego otobüsünü ‘Otobüste Gelecek Sefer’ sloganı ile tüm sektöre tanıttı. TOFED Genel Başkanı Birol Özcan ve Yönetim Kurulu Üyeleri olarak biz de bu tanıtımda yer alarak desteğimizi sunduk. Geceye olan ilgi, katılımın yoğunluğu sektörün gücünü bir kez daha gösterdi.
Mercedes-Benz Türk nüvesini oluşturan Otomarsan ile O302-O303-304-O403 ve 2005 yılında sektöre armağan ettiği Travego otobüsü ile ülkemiz şartlarına göre üretim yaptı.
Man Türkiye, Temsa Globol ve diğer markalar ile birlikte Türkiye bir otobüs üretim merkezi oldu, hepimiz bundan büyük gurur duyduk.
Markaların ülkemizde üretim yapması kalite ve fiyat açısından sektörümüzün lehine oldu. Otobüs sektörü olarak tek bir markaya mahkûm ve bağımlı olmadık. Markaların kalitesi, teknoloji üstünlüğü ile birlikte otobüs firmaları olarak global düşünerek, işletme kalitemizi yükseltmemizi sağladı.
Sektörün bu yarışında yol tesisleri, yetkili servis ve tedarikçiler de kalitelerini arttırmak zorunda kaldı. Buların sonucunda Türkiye üretim, kalite, teknoloji ve işletmecilik alanında önemli bir bilgi birikiminin sahibi oldu. Bu bilgi ile birlikte dünya otobüsçülerinin üst çatı örgütü IPRU, Federasyonumuzun girişim ve öncülüğü ile kuruldu. Türk firmaları Avrupa ve dünyada yolcu taşımacılığı yapmak için davet alıyorlar. Yurt dışında çalışan firmalarımız bu işi en iyi şekilde yapıyorlar.
Türk otobüsçüsünün geliştirdiği taşıma sistemini yurt dışına taşımasında, üretici firmalar ile otobüs işletmecilerinin ortak düşünce içinde olmaları en önemli etkendir. Bu işi en iyi biz yapıyoruz derken, Türkiye’nin otobüs üretiminde bir üs ve merkez olduğunu hiç unutmamak gerekir.
Yurdun dört bir yanından gelen ve Mercedes-Benz Türk’ün muhteşem bir gece ile tanıtımını yaptığı yeni Travego’nun ‘Gelecek Seferi’nin hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
Geçen hafta Mercedes Benz Türk’ün bu etkinliğinde bir araya gelen karayolu yolcu taşıma sektörü Mart’ın ilk haftasındaysa TEMSA’nın davetlisi olarak Adana’da buluşacak. Bu yıl yeniden pazara sunulan Temsa Maraton ve yıllardır sektörümüze hizmet veren Safir otobüsünü yenileyen Yerli üreticimiz Temsa, bizleri Çukurova’nın sarı sıcak kentinde ağırlayacak. Böylece 2 büyük üreticimiz bu sektörü kısa aralıklarla bir araya getirerek hasret gidermemize, hasbıhal etmemize vesile olacak. Adana’da bizler için düzenlenmiş programda en çok sektör mensuplarına yönelik olarak düzenlenen fabrika turunu merak ediyoruz. Yıllardır kullandığımız, binlerce yolcuyu taşıdığımız otobüslerin üretim süreçlerini bu fabrika turu ile daha yakından göreceğiz. Türk işçisi ve mühendislerinin geliştirdiği otobüslerin nasıl üretildiğine tanıklık edeceğiz. Tabi bu organizasyon bizim için araçlar konusunda isteklerimizi en yetkililere birinci ağızdan iletme açısından daha da önem taşıyor.
Adana’nın sıcak atmosferinde buluşmak dileğiyle.

22/02/2016

Genel Sekreter Gözüyle
IPRU bayrağı Fatih Tamay’da
TOFED yönetim kurulu olarak 2016 yılı ile birlikte çalışmalarımız yurt içinde ve yurt dışında ara vermeden devam ediyor.
Ocak ayında Genel Başkanımız Birol Özcan ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz Ankara’da Bakanlık ziyaretleri gerçekleştirdik.
Şubat ayı ile birlikte yine Genel Başkanımız ile yönetim olarak Türkiye – Gürcistan arasında KUKK toplantısı için Batum’a gittik. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu olarak yurt içi ve yurt dışında, sektörün sorun yaşadığı her yerde mutlaka varız ve sektör adına yapılması gerekenleri yapmak için emek veriyoruz.
Bu hafta yine bizim için çok önemli olan Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacılar Birliği (IPRU) Arama Konferansı için Genel Başkan Fatih Tamay’ın başkanlığında sektör ve üretici firmalarımızın üst düzey yöneticileriyle bir araya geldik ve çok anlamlı, çok önemli bir toplantı gerçekleştirdik. 29 Ekim 2013 yılında 13 kurucu üye ülkenin sivil toplum kuruluşunun katılımı ile IPRU kuruluş formunu imzalamıştık. IPRU’nun Kurucu Genel Başkanlığına da TOFED’in de kurucu genel başkanı olan Galip Öztürk getirilmişti.
Sektörün dinamiklerini neredeyse hepimizden önce gören Sayın Galip Öztürk IPRU’nun oluşumunu her zaman destekledi ve daha büyük hedefler içinde olunmasını gerektiğini her fırsatta dile getirdi.
Geçmişe baktığımda biz Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Yönetim Kurulu olarak “Yurt dışında örgütlenelim” dediğimizde kendi arkadaşlarımız bile bu hedefi hayal olarak gördü. Ancak biz Türk otobüsçüsünün bu hayalini 2010 yılında başladığımız çalışmalarla komşu ülkelere giderek anlattık ve üye olmaları için ikna ettik. Elimizde hiçbir resmi yazı olmadan, karda kışta, yazın sıcağında Afrika’ya kadar gittik. Bizim bir hedefimiz vardı ve yaptığımız işin ne olduğunu çok iyi biliyorduk. Çok çalıştık, çok emek verdik ve 29 Ekim 2013 tarihinde 13 üye devlet ile birlikte IPRU’nun kuruluşunu dünyaya deklare ettik.
Bakanlar Kurulumuz IPRU’ya 2014 yılında Bakanlar Kurulu kararı ve kuruluş izni ile resmiyet kazandırdı. Biz bu zorlu, fakat doğru bildiğimiz yolda hırsımızla sektör tecrübemiz ile yürüdük.
Şimdi bayrağı Anadolu Grubunun değerli yöneticisi Fatih Tamay’a devrettik. Tamay bilgi birikimi, eğitimi ve vizyonu ile IPRU’yu daha üst noktaya taşıtacaktır. Biz buna inanıyor ve kendisinin her zaman yanında destekçisi olacağımızı söylüyoruz.
Ki kendisi de çalışmalarına çok hızlı başladı. Geçtiğimiz hafta, IPRU’nun bundan sonraki rotasını belirlemek üzere bir ‘Arama Konferansı’ düzenledik. Sektörümüzün hemen hemen tüm paydaşlarının katıldığı bu konferansta zayıf ve güçlü yanlarımızı belirlemek için SWOT Analizi yapıldığı gibi, IPRU’nun misyon ve vizyonuna da açıklık getirildi. IPRU Genel Başkanı Fatih Tamay IPRU’nun amaç ve hedeflerin net bir şekilde tanımlandığı da bu konferansta sektörün güçlü olduğu yönlerinin hayli fazla olduğuna dikkat çekerek, bu yanları daha da güçlendirerek, zayıf olunan konularda güçlü hale gelmenin öncelikli stratejimiz olacağını önemle belirtti.
Bu stratejiyi hayat geçirme noktasında sayın Tamay’ın çok sayıda destekçisi ve yardımcısı olacak. Koca bir sektör hem Sayın Tamay’ın hem de IPRU’nun başarılı olması, Türk otobüsçüsünün dünya üzerinde de söz sahibi olması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır.

15/02/2016

Sorunlar Binali Yıldırım’a iletildi

Gecen haftaki yazımızda 9 Şubatta ulaştırma bakanının sektörü dinleyeceğini söylemiştik. İTO 23 no.lu seyahat hizmetleri meslek komitesi ve TOBB Karayolu Yolcu Taşımacıları Sektör Meclisi is birliği ile 2023 vizyontoplantısında sayın ulaştırma bakanınız Binali Yıldırımı ağırladık. İTO konferans salonunda düzenlenen toplantıya karayolu yolcu taşımacılığının tüm temsilcileri katıldı.

Toplantıya katılım oldukça yüksekti. Sayın bakanın konuşmasından sonra katılımcıların kısa sorular sorması da olumluydu ancak İTO’nun ev sahipliğindeki hazırlamış olduğu organizasyon sektörü memnun etmedi. Birkaç yılda bir yapılabilecek böyle bir toplantıda sektördeki federasyonların ve önemli derneklerin sorunlarını anlatması son derece doğal bir beklentiydi. Ancak sadece ev sahibi olarak İTO Başkanının konuşması ve TOBB Sektör Meclisi Başkanının sunumu dışında sektörün önemli örgütleri sunum yapamadılar. Bu eksiklik Sayın Binali Yıldırım’ın uzun süre UlaştırmaBakanlığı yapmış olması ve sorunlarımızı yakinen bilmesi sebebiyle, gerek sunumlara gerekse de yazılı sorulara verdiği cevaplarda konulara hâkimiyeti organizasyon eksikliğindeki üzüntümüzü biraz giderdi.

Toplantı akışı içerisinde kısa sorular sorabilmemiz için de bir bölüm ayrılmıştı. TOFED Başkanı sayın Birol Özcan, ikinci el otobüslerin satışı ve ihracatı konusundaki bürokrasinin kısaltılması, aracını sıfır otobüs ile yenilemek isteyenlerin yurtdışına ihracatından sonra teşvik primi verilmesi ya da yeni araç alındığında talep ettiğimiz teşvik miktarı kadar katma değer vergisinin düşürülmesi taleplerini dile getirdi. Ayrıca son 5 6 aydır Mersin Otogarında yaşanan  gelişmeler de Ulaştırma Bakanımıza iletildi.

TOFED kadrolarının uzun çalışmalar neticesinde hazırladığı ve sektörün en önemli başlıca taleplerini içeren dosya da Sayın Binali Yıldırım’a birinci elden sunuldu. Bakan sorunlarla ilgileneceğini, ÖTV ve KDV indirimi dışındaki makul taleplerle ilgili çalışmalarınyapılacağını belirtti.

TOFED’inDoğu ve Güneydoğudaki olaylar nedeniyle seferlerini yapamayan otobüsçüler için bir takım önerilerini içeren ve Başbakanlığa sunulan dosya için ise güzel bir haber geldi. Sosyalgüvenlik primlerinin ve otobüsçülerin üreticilere olan taksit borçlarınınertelenmesi ya da taksit miktarı kadar faizsiz kredi verilmesi doğrultusunda talebimize Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan olumlu cevap geldi. Prim cezalarının silinmesi, gecikme cezalarının ertelenmesi isteği kabul edildi.

TOFED çalışmaya devam ediyor. Derneklerimizle, otobüsçülerimizleişbirliği içerisinde olursak her sorunu aşarız.

08/02/2016

TOFED’in Gürcistan temaslarından notlar

Kara Ulaştırması Karma Komisyon (KUKK) toplantıları sektörümüz açısından en önemli toplantıların başında gelir. Ülke temsilcileri aynı masada buluşur ve iki ülke arasında çözüm bekleyen sorun varsa konuşulur, işbirlikleri için adımlar atılır. Geçtiğimiz hafta Gürcistan’a gerçekleştirdiğimiz KUKK toplantısı da bunlardan biriydi.

Karayolunda; Türkgözü, Çıldır-Aktaş ve Sarp olmak üzere 3 farklı sınır kapımız olan Gürcistan en yakın komşularımızda birisi. Ancak özellikle Sarp Sınır Kapısı’nda son dönemlerde oldukça fazla problem yaşıyoruz. Bazı fiziki yetersizlikler Sarp Sınır Kapısı’nda uzun otobüs kuyrukları oluşmasına, hem yolcularımızın hem de firmalarımızın mağdur olmasına sebep oluyor. Bir yanda uzun bekleme süreleri nedeniyle perişan olan yolcularımız bir yanda da bekleme süreleri nedeniyle belirleyen tarifeye uyamayan ve dolayısıyla cezai işleme tabi tutulan araçlarımız…

Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sayın Nurhan Tüfekçioğlu ile Tüm Otobüsçüler Federasyonu, Uluslararası Nakliyeciler Derneği ve Türkiye Otobüsçüler Federasyonu temsilcileri olarak söz konusu problemlerin çözümü için Gürcistan’ın Acara Bölgesi Başkenti Batum’da gerçekleştirilen KUKK toplantısına katıldık. 2 Şubat 2016 Salı günü gerçekleştirdiğimiz toplantıda sınır kapılarında bekleme sürelerinin azaltılması için bir takım taleplerde bulunduk. Otobüslerin gümrük kapılarında beklememesi açısından tüm gümrük işlemlerinin otogarlarda yapılması, ayrıca son dönemde artan tarifesiz taşımaların da sınırlandırılması başlıca taleplerimiz arasındaydı.

Artan tarifesiz taşımalar da doğal olarak sınır kapılarında yoğunluk oluşturuyor. Uzun saatler boyunca sınır kapılarında bekleyen tarifeli taşımacılar ise belirlenen zaman tarifesine uymadığı için bakanlık tarafından cezai işleme tabi tutuluyor. Bu nedenle sorunun çözümü için düzenli sefer yapan otobüslere geçiş önceliği verilmesi talebinde bulunduk.

Bir başka gündem maddemiz de tüm gümrük işlemlerinin otogarlarda yapılmasıydı. Ancak Gürcistan’da Türkiye’de olduğu gibi şehirlerarası ya da uluslararası taşımalarda yolculukların ancak bir otogardan başlayıp başka bir otogarda bitebileceğine dair yasal bir zorunluluk yok. Bu nedenle öncelikli talebimiz yolculuklarda ilk ve son duraklara bir düzenleme getirilmesi, ardından da tüm gümrük işlemlerinin otogarlarda yapılması oldu.

Toplantının ardından 3 Şubat günü Gürcü heyeti ile birlikte Avrasya Terminal İşletmeleri’nin Batum’da inşa ettiği otogarı ziyaret ettik. Türkiye’de ki sistemi ve hizmet kalitemizi kendilerine anlattık. Batum Otogarı’nı çok beğenen Gürcü yetkililer otogarın ülke sınırları içindeki en modern otogar olduğunu dile getirdi. Türkiye karayollarında ki hizmet kalitesinin Gürcistan’a kadar taşınmış olmasında ayrıca gurur duyduk.

Geçtiğimiz haftaki çalışmalarımız böyleydi. Bizi çok yoğun ve bir o kadar da heyecanlı yeni bir hafta bekliyor. Yeni hafta da sektörümüze çok önemli katkıları olan Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım ile görüşeceğiz. İTO, TOBB, TOFED, IPRU, İSAROD, TÖHOB, UYOF olmak üzere karayolu yolcu taşımacılığı sektörüne hizmet veren sivil toplum kuruluşlarının çok değerli temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilecek toplantıda Sayın Bakanımıza hem sorunlarımızı iletecek hem de çözüm önerilerimizi değerlendirmelerine sunacağız.


01/02/2016

Genel Sekreter Gözüyle

Sorunlarımızı Ankara’ya taşıdık

TOFED yönetim kurulu olarak 2016 yılı ile birlikte çalışmalarımız iyiden iyiye tempo kazandı.

Bu bağlamda 2016’nın ilk ayı bizler için hayli hızlı geçti. Geçtiğimiz ay Genel Başkanımız Birol Özcan başkanlığındaki heyetle İstanbul Valisi Vasip Şahin‘i ziyaret ettik. Ziyarette mahalle ve sokak aralarından kalkan otobüslerin terminal kullanmadan, mevzuat dışı taşımacılık yaptığını bir kez daha vurguladık ve Vali Şahin’den bu konuda destek istedik.

Bu ziyarette ayrıca Trakya’dan İstanbul’a D2 belgesi ile tarifesiz grup taşımacılığı yapması gereken otobüsler konusu da gündeme geldi. Bu taşımacıların tarifeli taşımacılık yapan D1 belgeli taşımacıların işini yaptıkları ve ayrıca halk otobüslerinin duraklarında yolcu aldıkları bilgisini sevgili valimize anlattık.  Bu çalışmada İstanbul halk otobüsçülerinin meslek örgütü TÖHOB ile ortak çalışma içinde olduğumuzu valimize ilettik.

Vali Şahin ilettiğimiz bu çok önemli sorunumuzu hemen Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı’na iletti. Biz de TOFED olarak korsan taşımacılık sorununu İstanbul’un en üst makamına taşımış olduk. Bu sorunun çözümü için de Valilik koordinasyonunda Ulaştırma Bölge Müdürlüğü, Emniyet Trafik Dairesi, Jandarma Bölge Komutanlığı, UKOME ve TOFED’in yer alacağı ‘Korsan Taşımacılık Mücadele Koordinasyon Kurulunu’ kurulması talebimizi dile getirdik.

TOFED Yönetimi olarak işimiz yalnız İstanbul’da değil. Türkiye’nin her bölgesinde sektör adına çalışmalarımız oluyor. TOFED heyeti Başkent Ankara’da da ziyaretlere başladı.  İlk olarak Genel Başkanımız Birol Özcan ve Avrasya Terminal İşletmeleri Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Tan ile birlikte göreve yeni atanan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Baş Danışmanı Mehmet Uçum’u ziyaret ettik.  Kendisine TOFED ve IPRU hakkında sunum yaparak, çalışmalarımız hakkında dosya sunduk.  Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum da bizlere 2016 Anayasa çalışmasında Sivil Toplum Örgütü olarak TOFED’in mutlaka yer alması gerektiğini, Cumhurbaşkanımız ile bizleri mutlaka görüştüreceğini ifade etti.

Ankara ziyaretlerimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ile devam etti.  Ziyarette bakanımıza havayolunda pilotlarının ağır işçi statüsünde erken emekli olduklarını, otobüs kaptanlarımızın da aynı kapsam içinde erken emekli olması talebimizi ilettik. Bakan Soylu bizim haklı isteğimizi dinleyerek çalışmalar yapabileceklerini ifade etti.

Daha sora heyet olarak Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevine atanan Şaban Atlas’ı da makamında ziyaret ettik.

Ardından Karayolu Düzenleme Genel Müdür Vekilliğine atanan Hamza Demirdelen ile bir araya gelerek yeni görevinde başarı dileklerimizi sunduk.  Ziyarette korsan ve belgesiz taşımacılık ile mücadelede destek talebimizi ileterek, ortak çalışmalar yapabileceğimizi belirttik.

Ankara’daki bu görüşmelerin hemen ardından ise İstanbul’a yeni atanan Ulaştırma Bölge Müdürü Veli Atılgan’ı ziyaret ederek bir dizi görüşme yaptık.

Şubat ayında ise rotamız yurt dışı olacak. Gürcistan’da KUKK toplantısına karayolu yolcu taşımacılarını temsilen katılıp,  sektörün uluslararası boyuttaki sorunlarını görüşeceğiz.

Uzun lafın kısası TOFED Yönetimi günün 24 saatini dolu dolu geçiriyor. Mesleki bir sivil toplum örgütü olan TOFED’in yolcu taşımacılarına karşı olan sorumluluğunu, temsil ettiği kitle ile paylaşmayı görev biliyoruz.  Genel Sekreter olarak bu köşemden size her hafta önemli çalışmaların bilgisini aynen sunmaya devam edeceğim.

About Ulaştırma Dünyası