Mehmet ERDOĞAN

Veda vakti

Veda vakti geldi çattı. 2011 yılının Mayıs ayında yapılan olağan genel kurulda seçildiğim Türkiye Otobüsçüler Federasyonu ( TOFED) Başkanlığı’ndan Ağustos ayı sonu itibariyle, sağlık nedenlerinden dolayı istifa ederek yerimi bayrağı daha da ilerilere taşıyacak arkadaşlarıma teslim ettim.   TOFED’in delegelerinden 3’üncü dönem başkanlık için ilk defa onay alan isim olarak geride bıraktığımız 4 yılda Türk otobüsçüsünün menfaatlerini korumak için elimizden geleni, hatta daha fazlasını yapmaya çalıştık. Başarılı olduğumuz noktalar vardı, başarısız olduğumuz noktalar da elbette vardı. Şimdi veda zamanı gelmişken umuyorum ki “Gök kubbede hoş bir seda” bırakarak ayrılmışızdır TOFED’den…

Devamı

2011 yılının Mayıs ayında dönemin Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile TOFED Kurucu Onursal Genel Başkanı Sayın Galip Öztürk’ün de katıldığı genel kurulda kutsal bir görevi devralmıştım.

 

O zaman ilk yazımda “Kurucu Başkan Sayın Galip Öztürk’le başlayan kurumsallaşma ve sektörün çatı örgütü olma hamlesi Sayın Ahmet Yalamanoğlu, Sayın Mustafa Yıldırım ve Sayın Rüştü Terzi ile güçlenerek devam etti. Herkes bayrağı bir sonrakine teslim etti. Bayrağı alan da bir sonrakine teslim ederken daha yükseğe çıkarttı. Şimdi görev sırası bizde. Biz de aynı şevk ve heyecanla hizmetimizi tamamlayıp bayrağı bizden sonra geleceklere, büyük bir gurur ve onurla teslim edeceğiz” demiştim.

Şimdi o bayrağı gururla devretme zamanı geldi. Sağlığım daha fazlasına el vermediği için Ağustos ayının sonunda TOFED Başkanlığını hakkıyla yerine getirecek isimlere bırakma kararı verdim. 2 Ekim’de toplanacak genel kurulda Türk otobüsçüsünü 2023 hedeflerine taşıyacak kadrolar belirlenecek.

Bu aşamada bugüne kadar desteklerini benden esirgemeyen tüm sektör mensubu arkadaşlara teşekkürü borç biliyorum. Destekleri olmasaydı hedeflediğimiz pek çok projede başarıya ulaşmamız daha zor olurdu.

Göreve yeni gelen arkadaşlarımızın da sektörümüzün bekası ve aydınlık geleceği için çalışacaklarına canı gönülden inanıyorum. Bu noktada ahde vefası en yüksek sektörlerin başında gelen sektörümüzde TOFED’in yönetimine gelen yeni arkadaşlara da tam destek verileceğine eminim.

Temennim odur ki, 5 yıla yaklaşan görev süremde sektörümüz için olumlu bir şeyler yapmış olabileyim,  temennim odur ki inşallah “gök kubbede hoş bir seda bırakmış” olayım.

Son olarak sektörümüze ve bütün çalışanlarına başarılar ve  aydınlık günler diliyorum.

Yolunuz açık olsun.

 

31/08/2015

Hopa’ya ve meslektaşlarımıza geçmiş olsun

Geçtiğimiz hafta Artvin’in Hopa İlçesi’nde meydana gelen sel felaketinden sektörümüz de derin yara aldı. Sel felaketi sonrasında otobüslerde ciddi hasarlar yaşandı, iki gün de sefer yapılamadı. Hali hazırda da otobüs seferlerinde gecikmeler yaşanıyor. Hayatın tam ortasında bir sektör olarak yoluna devam eden karayolu yolcu taşımacılığı sektörü, ekonomik kriz, terör, doğal felaket gibi aklınıza gelebilecek her gelişmeden bu özeliği nedeniyle hemen ve derinden etkilenebiliyor.  Şimdi bize düşen görev Hopalıların ve meslektaşlarımızın yaralarını en kısa sürede sarmak olmalı.

Devamı

Artvin Hopa’da 23-24 Ağustos tarihlerinde eşi görülmemiş bir sel felaketi yaşandı. Sekiz vatandaşımızın hayatını kaybettiği, üç vatandaşımızın kayıp olduğu sel felaketinde, maddi kayıplar da büyük oldu. Bu felaket ulaşım sektörüne de ciddi zarar verdi.

Artvin Otobüsçüler Derneği Başkanımız İrfan Topaloğlu; “ Sanki gök yarıldı, oradan Hopa’nın üstüne bir nehir aktı. 50 yıldır böyle bir yağış görmedim. Memleketimiz büyük bir felaket yaşadı, can kayıpları verdik. Hopa’nın ulaşımdaki kalbi olan otogar da felaketi şiddetli bir şekilde yaşadı. 10 dakika içinde otogar sular altında kaldı” sözleri ile anlattığı felaketin izleri kolay kolay silinemeyecek türden.

İki gün boyunca otobüs seferlerinin de yapılmadığı ilçede ulaşım hala gecikmelerle yapılabiliyor. Diğer taraftan devrilen araçların yanısıra, sular altında kalan otobüslerin elektronik aksamları da zarar gördü ve otobüsler çalışamadı.

Bu felaket acil bir ihtiyacı da ortaya çıkardı. Yaşana sel mevcut otogarın alt yapısının yetersiz olduğunu açıkça anlattı. Yerinin yanlış olduğu ile ilgili de meslektaşlarımızın serzenişleri vardı. Doğru bir alanda, altyapısı sağlam bir otogar isteği dönem dönem çeşitli platformlarda dile getirilmişti. Bu isteğin ne kadar hayati bir istek olduğu maalesef yaşana bu felaket ile açıkça anlaşıldı. Şimdi yapılması gereken doğru bir proje ile sektör mensuplarının da görüş ve önerileri alınarak doğru yere modern bir otogar yapılmasıdır. Bu konuda TOFED olarak biz gerek Hopalıların gerekse de meslektaşlarımızın yaralarının sarılmasında üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz ve Hopa’ya yeni bir otogar yapılması için de gerekli girişimlerde bulunacağız.

Bu noktada sel mağduru Hopa’ya bir kez daha geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalanlara da sabır diliyorum.

Bu aşamada sektörümüzün ne kadar hayatın içinde olan bir sektör olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Dünyada ya da Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar ya da büyük çaplı krizler, terör olayları ya da doğal felaketler insanlarımızı etkilediği oranda sektörümüzü de etkiliyor. Ekonomik krizden etkilenen, terörden korkan vatandaşlarımız yolculuk yapmıyor. Bu da doğrudan turizmi, yolcu taşımacılığı sektörünü ve en sonunda ekonomiyi etkiliyor.

Hem vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için hem sektörümüz hem de ülkemizin selameti için bu ve benzeri felaketlerin bir daha yaşanmaması en büyük dileğimiz.

 

 

24/08/2015

Sezon uzadı

 

Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, 20 Ağustos Perşembe günü sadece turizm sektörünü değil ulaştırma sektörünü de yakından ilgilendiren önemli bir müjdeyi verdi. Daha önce 14 Eylül açılacağı duyurulan ilk ve orta dereceli okulların, 28 Eylül’de eğitim ve öğretime başlayacağını söyledi. Bu karar sektörümüz için de sezonun uzaması anlamına geliyor. 2sezonun 2 hafta daha uzaması bu yıl Ramazan nedeniyle kesintiye uğrayan işlerimizin ortaya çıkardığı zararı bir nebze de olsa telafi etmemizi sağlayacak.

 

Devam

 

Otobüsçülük sektörü için sezon yeniden enerji alma, uzun bayram tatilleri de bir nefes alma dönemidir. Kış döneminde uğradığımız kayıpları telafi etmek, bir sonraki kışa hazırlıklı girebilmek için sezon bizim için çok önemli anlamlar ifade eder. Meslektaşlarımız her yıl yeni sezona yeni umutlarla girerler. Ülkemizin ulaştırma sisteminin ana omurgasını teşkil eden karayolu yolcu taşımacılığı için böyle olmasından, her yıl daha fazla bereket beklenmesinden daha doğal bir şey de yoktur. Kışın cefayı çeken otobüsçünün sezondan sefa beklemesi hakkıdır.

 

Ortak paydalarımızın çok olduğu turizm sektörünün de bu yıl sezonla ilgili farklı beklentileri vardı. Ancak Rusya’daki ekonomik sorunlar nedeniyle, özellikle Antalya çevresindeki turizmciler, gelen Rus turistlerin azalmasından haliyle olumsuz etkilendiler. Zararlarının telafi edilmesinde çözüm önerilerini devlet nezdinde dile getirdiler. İlk ve orta dereceli okulların, 14 Eylül yerine, 28 Eylül’de açılması da önerilerinden bir tanesiydi. Sektör olarak biz de bu öneriyi makul bulduk. Çünkü turizm sektörü ile ulaştırma sektörü ayrı olarak düşülemez. Turizm sektörünün olumlu etkilendiği durumda illaki sektörümüz de olumlu etkileniyor. Öyle ki bu öneri bizim için Kurban Bayramı tatili ile sezon arasında bir kesintinin olmaması, sezonun uzaması anlamına da geliyordu. Ekonomimiz için de gayet güzel bir öneriydi; ulaştırma ve turizm sektöründeki hareketlilik ekonomiyi de artan oranda olumlu etkiler. Bu karar gayet doğru bir karar olmuştur. Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’na, Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nabi Avcı’ya, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ömer Çelik’e ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

 

20 Ağustos, sektörümüz için bir başka açıdan da yine önemli bir gündü. Sektörümüzün uluslararası alandaki medar-ı iftarı IPRU’nun 1. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurula, 19 ülkedeki meslektaşlarımız yaklaşık 100’e yakın temsilci gönderdi. Ülkemizin karayolu yolcu taşımacılığındaki önderliği bir kez daha tescillendi. Bu vesilesiyle IPRU Genel Başkanlığı’na seçilen Sayın Fatih Tamay’a ve yönetim kuruluna tekrar başarılar diliyorum.

17/08/2015

Sezonun en hareketli zamanı

Ramazan Bayramı tatili ile başlayan yolculuk sezonunda son dönemece girdik. Yeni eğitim öğretim döneminin açılacağı 14 Eylül Pazartesi günü sezonumuz resmen sona erecek ama okulların açılmasından 1 hafta sonra kutlayacağımız Kurban Bayramı sezonumuzu Ekim’e kadar uzatmamızı sağlayacak. Sonrasında ise sektörümüzün en sakin dönemi başlamış olacak. Meslektaşlarımız kış dönemini yine bir sonraki yaz sezonuna hazırlık için kullanacak. Yeni yatırımlar,  yeni iş planlamaları, sefer ve hat düzenlemeleri bu durgun sezonda gerçekleştirilecek.

Devamı

2015 yaz sezonu otobüsçülerimiz için oldukça hareketli ve yoğun geçiyor. Karadeniz Bölgesi’nde tüm hızıyla süren fındık toplama mevsimi özellikle bu bölgeye olan yolculukları hayli artırdı. Bu hareketliliğin önümüzdeki günlerde de sürmesini bekliyoruz. Ayrıca mevsimlik işçilerin ya da ailelerine yardım etmek için memleketlerine fındık toplamaya gidenlerin geri dönüşleri ile başlayacak olan yolculuklar da yine sektörümüze yarayacak.

Yolculuklar sadece Karadeniz Bölgesi’ne doğru olmadı elbette bu yıl.  Türkiye’nin en sıcak yaz mevsimlerinden birinin yaşaması sonucunda deniz kenarı, tatil bölgelerine doğru da yoğun yolculuklar olmasını sağladı.  Tatil cennetlerimizin yer aldığı Ege ve Akdeniz Bölgesi’nin muhtelif yerlerine sefer düzenleyen otobüs firmaları dolu koltuklarla hareket etti otogarlardan.

Yolculukların tavan yaptığı bu yoğun dönem ilk ve orta dereceli okulların ders başı yapacağı 14 Eylül tarihinde kadar de devam edecek. Bu hesapla sezonumuzun kapanmasına bir aydan daha az bir zaman kaldı. Ancak bu yıl sezonu Ekim ayının ilk haftasına kadar uzatmamızı sağlayacak bir gelişme de yaşanacak. 24-25- 26- 27 Eylül tarihlerinde kutlayacağımız Kurban Bayramı arifenin de eklenmesiyle şimdilik 5 günlük bir tatil ortaya çıkaracak. Eğer 21- 22 Eylül tarihleri de tatile eklenirse 9 günlük bir süre karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün sezon kapanışını görkemli bir şekilde yapmasını sağlar. 2015’in son uzun tatili sonbaharın tam soğumamış havası ile birleşince yolculuk yapanların sayısı beklentilerimizin bile üzerine çıkabilir.

Kurban Bayramı tatilinden sonra ise bir sonraki sezona kadar sürecek olan kış dönemimiz başlar ki, sektörümüz bu dönemi genellikle kendini yenilemek, yatırım yapmak, hat ve sefer planlamaları gerçekleştirmek, meslek içi eğitim programları düzenlemek için kullanır. Böylece bir sonraki sezona daha hazır girilir.

Son olarak önümüzdeki hafta yaşayacağımız önemli, bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Kuruluş çalışmalarına 2010 yılında başladığımız IPRU aradan geçen 5 yıllık süreçte sektörümüzü yurtdışında başarıyla temsil edecek, Türkiye’nin bu alandaki 100 yıla yaklaşan tecrübelerinin dünyaya yayacak bir kuruluşu olma yolunda dev adımlar attı.

Şimdi dünya otobüsçülerini çatı örgütü olmaya hazırlanan  IPRU’nun yönetim kurulu belli olacak. 20’yi aşkın ülkenin davet edildiği IPRU’nun ilk Genel Kurul’unda üye ülkeler dışında Somali ve Cibuti gibi ülkelerden misafir heyetlerde hazır bulunacak. Seçilecek yeni yönetim kuruluna şimdiden başarılar diliyorum. IPRU’nun ilk yönetimi olarak çok önemli misyona imza atacaklarına tüm kalbimle inanıyorum.

 

10/08/2015

Dünya otobüsçüleri geleceğe IPRU  ile hazır

 

 

Türkiye’nin karayolu yolcu taşımacılığı alanındaki liderliğini dünyaya duyurmak ve bu tecrübeyi paylaşmak amacıyla yaklaşık 5 yıl önce ilk ilk adımları atılan Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği- IPRU’nun ilk genel kurul tarihleri belli oldu. 19-20-21 Ağustos tarihlerinde gerçekleştireceğimiz ilk genel kurul ile IPRU yönetimini seçecek ve dünyaya örnek olan karayolu yolcu taşımacılığı sistemimizin daha da gelişmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. 13 üye ülke ve 16 sivil toplum kuruluşu ile deklarasyonu ilan edilen ve kısa sürede 17 üye ülkeye ulaşan IPRU, 9 Aralık 2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’yla da “resmen“  kurulmuştu. Düzenleyeceğimiz ilk genel kurula bu üye ülkeler ile birlikte 20’nin üzerinde ülkeden katılım olmasını bekliyoruz.

 

 

Devamı

 

 

Bundan tam 5 yıl önce, 2010 yılında temelleri atılan, ülkemizde Cumhuriyet tarihiyle neredeyse yaşıt denebilecek geçmişe sahip olan otobüsçülük sektörünün, Türkiye’de kurulmuş ilk uluslararası sivil toplum örgütü IPRU’nun genel kurul tarihleri belli oldu. 19-20-21 Ağustos tarihlerinde gerçekleştireceğimiz ilk genel kurul ile IPRU yönetimini seçeceğiz. Bu seçim aynı zamanda dünya otobüsçüsünün geleceğe taşıyacak isimlerin belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor. 13 üye ülke ile yola çıkarak, kısa zamanda üye sayısını 17’ye çıkaran IPRU’nun ilk genel kurulunda 20’den fazla ülkeden katılımcıyla dünyaya güçlü bir mesaj vermek istiyoruz.

 

Türkiye’de kendi sektöründe kurulmuş ilk uluslararası nitelikli mesleki sivil toplum örgütü olma özelliğiyle öne çıkan ve kısa adı IPRU olan, Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği’nin temeli, bundan tam 5 yıl önce atılmıştı. Türkiye’nin karayolu yolcu taşımacılığı alanındaki tecrübesini komşu ülkeler ile paylaşmak, bu konuda uluslararası standartlar, kurallar ve işbirlikleri oluşturmak amacıyla atılan bu temel aradan geçen sürede her gün daha da sağlamlaştırıldı.

 

Uzun süren görüşmeler ile dünya ülkelerine tanıtılan ve 13 üye ülke temsilcisinin imzası ile 2013 yılında deklarasyonu ilan edilen IPRU, 9 Aralık 2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’yla da “resmen“  kurulmuştu. Bu kararın ardından yasada belirlenen süre içerisinde IPRU’nun ilk genel kurulu bu ay düzenlenecek. Bu sürede çok mesafe kaydeden kuruluşun bugün 17 üyesi var. Sektörümüzün ilk defa uluslararası nitelikte bir sivil toplum örgütü olma niteliğini taşıyan IPRU’nun ilk genel kuruluna, bu üye ülkelerin yanı sıra üye olmayan ülkelerden de  üst düzey temsilciler katılacak. 20’den fazla ülkeden katılımcının olacağı kurul için hazırlıklarımız tüm hızıyla sürerken, Türkiye’nin ulaşımla ilgili tecrübesini gelen misafirlerimize en iyi şekilde göstereceğimizi umuyorum.

 

Dünya otobüsçülerini bir araya toplayan IPRU’nun  sektöründe söz sahibi bir sivil toplum kuruluşu olması için Türk tarafı olarak biz ne yapmamız gerekiyorsa yaptık. Bu noktada IPRU’nun kafalarda oluşmaya başlama aşamasından itibaren bizlere desteğinin bir an bile esirgemeyen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı kadrolarına teşekkürü borç biliyorum. Onların sonsuz desteği olmasaydı IPRU bu noktaya gelemezdi.

 

Bir teşekkürümüz de IPRU’nun da kurucu genel başkanlığını yapan, TOFED Kurucu Onursal Başkanımız Galip Öztürk’e olacak. Biliyoruz ki onun  gelecek vizyonu sektörümüzü daha da ileri noktalara taşıyacaktır.

 

03/08/2015

Her gün yeni bir heyecan

 

Geçtiğimiz ay Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)  Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanlığı’na Sayın Mustafa Yıldırım’ın seçilmesinin ardından benimde Başkan Yardımcısı olarak görev aldığım meslek örgütümüzde, yeni dönemdeki ilk toplantımızı gerçekleştirdik. Meclisimizin bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyeceğini, çalışma prensiplerini ve işleyişini konuştuğumuz toplantı hepimizi heyecanlandırdı. Toplantıda karayolu yolcu taşımacılığının daha kaliteli hizmet verebilmesi için üzerinde durulması gereken hususlardan tutunda otogarların konumuna kadar pek çok konuyu görüştük. Yeni kararlar aldık. Şimdi aldığımız kararları gerçekleştirmek için kolları sıvıyoruz.

 

Devamı…

 

Hepinizin malumu olduğu üzere geçtiğimiz ay, 16 Haziran Salı günü Ankara’da gerçekleştirilen genel kurul ile Sayın Mustafa Yıldırım TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanlığı’na seçildi. Sayın İmran Okumuş ve Sayın Hakan Orduhan ile birlikte ben de başkan yardımcılığı görevine getirildim. Karayolu yolcu taşımacılığının sesinin daha gür çıkması ve sorunlarımıza kısa sürede çözüm bulmak amacıyla sektör meclisinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz çok net biliyoruz. Bu nedenle çalışmalarımıza bir an önce başladık ve ilk toplantımızı bu hafta gerçekleştirdik.

 

Daha aktif olacağına inandığım bu yeni dönem için, ilk toplantımızda teknik ve mevzuat komitelerimizi kurduk. Sektör meclisimizin bundan sonraki süreçteki çalışma prensiplerini ve işleyişini konuştuk. Toplantılarımızı iki ayda bir gerçekleştirme kararı aldık. İlk toplantımızın en önemli konusu otogarlardı. Sektöre emek verenler olarak kesinlikle ve kesinlikle Türkiye’nin her bir otogarı için, projelendirilme ve yapım aşamasında sektörden görüş alınması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca bir başka konumuz ise ‘Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sempozyumu’ idi. Yeni dönemde, sektörün geleceğine ışık tutacak ‘Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sempozyumu’nu gerçekleştirmeyi ve her daim var olacak otobüsçülüğün geleceği hakkında tüm paydaşlarla etkileşim içinde olmayı hedefliyoruz. Toplantıda, yeni hükümet kurulduktan sonra ilgili bakanları ziyaret etmeyi, sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi birinci muhataplarına aktarmayı da konuştuk. Bu konuda da gerekli çalışmaları yapacağız. Yeni dönemde çok daha faal olacağımıza ve çok daha başarılı işlere imza atacağımıza olan inancım tam.

 

Öte yandan şu sıralar bir başka heyecanı daha yaşıyoruz. 9 Aralık 2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’yla “resmen“  kurulan “Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği (IPRU)’nin ilk genel kurul tarihleri belli oldu. 19-20-21 Ağustos tarihlerinde 17 ülkeden gelen üst düzey yöneticileri Türkiye’de ağırlayacak ve medarı iftiharımız IPRU’nun ilk genel kurulunu gerçekleştireceğiz. Türkiye’nin karayolu yolcu taşımacılığı alanındaki liderliğini dünyaya duyurmak ve bu tecrübeyi paylaşmak amacıyla tohumları atılan IPRU’nun da çok güzel işlere, ve önemli başarılara imza atacağına eminiz. Sektöre emek veren tüm arkadaşlarımızda bu heyecan oldukça, yeniliklerin asla bitmeyeceğine hiç kuşku yok. Heyecanımızı kaybetmemek temennisiyle…

 

27/07/2015

Türkiye’de yolculukların güvencesi otobüslerdir

 

Ramazan Bayramı’nda arife günü ile birlikte 4 güne çıkan tatil, turizm sektörünün olduğu kadar karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörünün de yüzünü güldürdü. Bayram tatili sektörümüze sadece bilet satışlarından 400 milyon liralık bir gelir sağladı. Tatil boyunca Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon kişi seyahat etti, seyahat edenlerin 5 milyonu ise otobüslerimizi kullandı. Bu rakam Türkiye’de yapılan yolculukların hala en büyük kısmının otobüslerle yapıldığını bir kez daha gösterdi. Bir kez daha otobüs ve otobüsçülerin seyahat etme özgürlüğünün ne büyük teminatı olduğunu ortaya koydu.

Devamı

Ramazan Bayramı tatili Türkiye’ye ve Türkiye ekonomisine iyi geldi. Sıcak geçen bir Ramazan’ın ardından gelen 4 günlük bayram tatili Türkiye genelinde 6 milyon yolculuğu beraberinde getirdi. Tatil beldelerine, ailelerinin yaşadığı memleketlerine ya da yurtdışına gitmek isteyenler 15- 21 Temmuz tarihleri arasında deyim yerindeyse yollara düştü. Bu sürede 5 milyon kişi otobüs, 700 bin kişi uçak, 300 bin kişi de tren yolculuğunu seçti. Sektörümüz 5 milyon otobüs yolcusu için ülke genelinde 100 binin üzerinde otobüs seferi düzenlendi, 400 milyon liralık da bilet satışı gerçekleştirdi.

Bu rakamlar da gösteriyor ki karayolu ile şehirlerarası yolculukların en büyük teminatı hala sektörümüz ve otobüslerdir.  Sektörümüzün tüm Türkiye’yi kapsaması ve gidilmeyen yerin olmaması yolcularımızın öncelikle otobüsleri tercih etmesini sağlıyor.  Ve otobüslerimiz bu dönemlerde seferlerine dolu koltuklarla çıkıyor. Bu bayramda da durum aynı oldu. Günler öncesinden biletlerini alanlar rahat etti ancak yolculuk planlarını geç yapanlar bilet bulabilmek için ek seferlerin açılmasını bekledi.

Her ne kadar en büyük rakibimiz olsalar da ne hava yolu yolcu taşımacılığı ne de demiryolu yolcu taşımacılığı bu bayramda da bizim yüksek rakamlarımıza ulaşamadı. Bu da yolcu taşımacılığında aslan payını her zaman otobüslerin alacağını bir kez daha göstermiş oldu. Biz otobüsçüler bu ülkenin harcında varız, her zaman olacağız.

Bayram tatili boyunca yaşanan bu yoğunluk zaman zaman aksaklıkları da beraberinde getirdi. Ancak sektörümüz alacağı yeni tedbirlerle bu aksaklıkların da üstesinden gelecektir.

Burada hayati bir konuya değinmeden de geçemeyeceğim. Bayram tatili bitse de tatilin rehavetinin sürdüğü 20 Temmuz’da tüm ülkeyi derin bir üzüntüye boğan Suruç patlaması yaşandı.  Türkiye henüz 32 kişinin yaşamını yitirmesinin şokunu atlatamamışken ard arda şehit haberleri gelmeye başladı. Bu haberler hepimizin yüreğini dağladı. Yaşananlar birlik beraberliğe ülke olarak ne kadar ihtiyacımızı olduğunu bir kere daha gösterdi. Bu topraklarda birlikte yaşadık, bundan sonra da birlikte yaşayacaksak ülkemize sahip çıkmaktan başka bir yolumuz da yok. Bunun böyle bilinmesi gerekir.

 

 

 

20/07/2015

 

Bir bayrama daha kavuştuk

On bir ayın Sultan’ı Ramazan’ı bayram sevinci ile bir kere daha uğurladık. Her yıl birlik beraberlik duyguları ile idrak ettiğimiz, bereket sofralarının çevresinde buluşmamızı sağlayan Ramazan’ın ardından gelen bayram ve 4 günlük tatil, yıllık izinlerini de kullanan vatandaşlarımız sayesinde sektörümüz için kazançlı bir dönemi beraberinde getirdi. Gerek tatil yörelerine, gerekse de memleketlerine giden yolcularımız her otobüsümüzün, tüm koltuklarının dolu hareket etmesini sağladı. Doluluk oranlarımız 15- 20 Temmuz tarihleri arasında yüzde 100’leri aştı.

Devamı

Ayların en kutsalı Ramazan’ı bir kere daha tamamladık. Paylaşmayı, sabrı, aç’ın halinden anlamayı, yardımseverliği, birliği ve beraberliği anlamlandıran Ramazan’dan sonra gelen bayram herkesi sevindirdi. Yaşımız kaç olursa olsun bayramlarda duyduğumuz coşkuyu kaybetmediğimiz sürece yaşadığımızı hissediyoruz.

Ancak biz sektör olarak bayram ile birlikte işlerimizin açılmasını da kutluyoruz. Malum son yıllarda sezonun tam ortasına gelen Ramazan nedeniyle durgun dönemler yaşayan sektörümüz bu yıl da sezonun ilk haftalarını sakin geçirdi.

Arifenin de eklenmesiyle 4 güne çıkarılan bayram tatili tüm sektörün umudu oldu. Özellikle bayram öncesi yıllık izinlerini alıp bunu bayram tatili ile birleştirenler ile tam tersini yapıp, yıllık iznini bayram tatiline ekleyenler tüm seferlerimizin dolmasını sağladı. Özellikle Doğu Anadolu ve Karadeniz hatlarımızda doluluk oranları yüzde 100’lerin üzerine çıktı.

Tabii sahil kenarlarını da unutmamak lazım. Ege ve Akdeniz sahillerinde tatil yapmak isteyenler de karayolunu ve otobüslerimizi tercih etti.

Durum böyle olunca ülke genelinde faaliyet gösteren 353 otobüs firmasının 8 bin 500 aracına ilave olarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın izniyle D2 belgeli bin 500 otobüsle birlikte 10 bin otobüs sevgili yolcularımızı sevdiklerine kavuşturmak için yollara çıktı. Bu otobüsler, seferlerine otogarlardan başlayan ve otogarlarda sona erdiren, tüm denetimlerden geçen, başta kaptanlarımız olmak üzere araç içi personelleri nitelikli, yolcunun konfor ve güvenliğinin had safhada olduğu otobüslerdi. Bu 10 bin otobüs bayram tatilinin kapsayan 15-20 Temmuz tarihleri arasında 7 milyon yolcumuzu istediği yere götürdü, sevdikleriyle bir araya getirdi. Bu görevi yine hakkıyla ve layıkıyla yaptı.

Kimse bu bayramda sevdiklerinden ayrı kalmasın dedik, kimseyi yolda bırakmamaya gayret ettik. Bu gayretimizde de başarılı olduğumuza inanıyorum.

Bayram tatili dönüşünde ise özellikle Karadeniz Bölgesi’ne doğru bir yolcu yoğunluğu başlayacak. Ağustos ayının ilk haftasında başlayan fındık toplama sezonu, o bölgeye doğru bir akıma neden olacak, bu akım bizim sektörümüze pozitif yansıyacak.

Yıllık izinlerin de yaz mevsiminde tamamlanacağını düşünürsek bu bayram, Eylül ayının ortalarına kadar sürecek yoğun bir dönemin başlamasının işareti oldu. Bu dönemin sektörümüzün borçlarını ödeyeceği, yatırım yapabileceği, kendini geleceğe hazırlayabileceği bir dönem olması en büyük temennimiz. Daha nice bayramları hep birlikte görmek dileğiyle…

 

 

13/07/2015

Birliğimiz gücümüzdür

 

Geleneksel iftar buluşmamız sektörümüzü yine bir araya getirdi. 9 Temmuz Perşembe akşamı Bayrampaşa Titanic Business Otel’de gerçekleştirdiğimiz iftar buluşmamızda, Ramazan ayının rahmet ve bereketini aynı sofralarda oruç açarak yaşadık. Sektörümüzün birlik ve bütünlüğüne güzel bir örnek daha verdik. Katılan bütün sektör mensuplarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Daha nice geleneksel iftar buluşmalarında inşallah bu sektör yine beraber olacak, birliği ve gücü daim olacak.

 

 

Devam

 

Mübarek Ramazan ayını uğurlarken hem bayram heyecanını hem de sezon heyecanını beraber yaşıyoruz. 10 Temmuz’dan itibaren yoğunluk başladı. D 1 belgeli mevcut 8 bin 500 otobüsümüze ilaveten D 2 belgeli bin 500 otobüs de 15-21 Temmuz tarihlerinde hizmet verecek. Yani bayram tatili sürecinde yaklaşık 10 bin otobüsümüzle vatandaşımızın hizmetinde olacağız, yolcularımızı sevdiklerine ulaştıracağız. Yaklaşık 7 milyon insanımız seyahatlerinde otobüsü tercih edecek. Sektörümüzün bu bayramda da en iyi hizmeti sunacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

 

Sektör olarak en iyi hizmeti vermek için çaba gösteriyoruz fakat bizim de yolcularımızdan istirhamımız var; kesinlikle korsan taşımacıları tercih etmesinler. Seyahat ettikleri otobüs mutlaka otogar olmalı varış noktası da yine otogar olmalı. Bu en başta seyahat güvenliği için gerekli. Vatandaşımız korsan taşımacıların fırsat avcılığına hiçbir şekilde prim vermesinler istiyoruz. Devletimizden de korsan taşımacılara karşı gerekli bütün tedbirleri almasını bekliyoruz. Hem sektörü hem de yolcuyu mağdur eden istismarcılara aman verilmesin.

 

Ulusal basına verdiğim röportajlarda da sıkça dile getiriyorum. Sanki bayramlarda otobüs bilet fiyatlarına fahiş zam yapılıyormuş gibi yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıyor. Kışın yaptığımız yüzde 30 indirimi sezonda uygulamamamız zam olarak yansıtılmaya çalışılıyor. Ulusal medyadan da ricamız bilgi sahibi olmadan, yanlış haber yaparak vatandaşlarımızı yanıltmasınlar. Otobüsçüler tarife dışı bir taşımacılık yapmıyor. Fırsatçılık yapan bir sektör arıyorlarsa havaya baksınlar, orada aradıklarını bulacaklardır. Yolcumuz varsa biz varız, birliğimiz varsa güçlüyüz, sektörümüz bu bilinçle hareket ediyor.

 

06/07/2015

Otobüslerde bayram bereketi

Bu yıl, 15 Mayıs’ta açmamız gereken sezonu hem genel seçimler hem üniversite sınavlarının devam etmesi hem de Ramazan ayının gelmesi sebepleriyle ancak 10 Temmuz gibi açabileceğiz. Sezona bu kadar geç başlayabilmiş olmamız otobüsçüleri üzdü ama Ramazan bereketi nihayet geç te olsa sektörümüzün yüzünü güldürdü.  16-19 Temmuz tarihleri arasında kutlayacağımız Ramazan bayramı dolayısıyla şimdiden araçlarımızın yüzde 80’i doldu. Sefere koyacağımız yaklaşık 2 bin ek otobüsle yolcularımızın sıkıntı yaşamaması, diledikleri yerlere ulaşabilmeleri için çalışacağız. Ancak burada yolcularımıza da birtakım sorumluluklar düşüyor.

Devamı

Bu yıl Haziran’ın 13’nde okulların kapanması ile hareketlenen karayolu yolcu taşımacılığı sektörü, 18 Haziran Perşembe günü Ramazan ayının başlaması ile yeniden durulmuştu. Bir haftalık yoğunluğun ardından erken kapattığımız sezon sonrası Ramazan Bayramı ve sonrasında açılacak yaz sezonu için çalışmalarımıza sektör olarak devam ettik. Hepimizin dört gözle beklediği sezonun açılmasına çok kısa bir süre kaldı. Malum ülkemizi 16 Temmuz arife gününün ve ardından üç günlük bir bayram tatili bekliyor. Ramazan ve Bayramı’nın bereketi ise şimdiden sektörümüze gelmiş durumda. Bayram süresince çalışacak araçlarımızın yüzde 80’lik kısmı şimdiden doldu.

Firmalarımız kiraladıkları otobüslerle, ek seferler yaparak yolcularımızı mağdur etmemek için önlemlerini aldı. Bayram süresince yaklaşık 18 milyon kişinin seyahat edeceğini öngörüyoruz. Karayolu yolcu taşımacılığı sektörü olarak 18 milyon misafirimizi 353 firma ve 8 bin otobüsle sevdiklerine kavuşturmak için çalışacağız. Ancak görünen o ki 8 bin otobüs bizlere yetmeyecek. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı otobüs kapasitesinin yetersiz olduğu böyle yoğun dönemlerde D2 kapsamındaki 40 bin otobüsün bir bölümünü kullanmamıza müsaade eden bir genelge yayınlıyor. Gelenek bu yıl da değişmeyecek. Bakanlığın genelgesi doğrultusunda bu bayramda da ek seferler için otobüsler kiralanacak. Tahminen 2 bin civarında otobüsün kiralanacağı Ramazan Bayramı tatili için sektörümüz, kaptanından vezne görevlisine, hostundan yöneticilerine kadar seferberlik ilan etmiş durumda. Hiçbir vatandaşın mağdur olmaması için hep birlikte çalışıyoruz.

Tüm firmalarımızın ek seferler için kiralayacakları otobüslerde araması gereken bir takım özellikler var. Özellikle yeterli donanıma sahip otobüsler kiralanmalı. Tabi en önemlisi de, kiralanacak araçların donanımı kadar kullanacak şoförün de donanımlı olması. Binlerce yolcumuzu emanet edeceğimiz kaptanlarımızın lisansları da bizler için çok önemli. Tüm firmalarımızın bu kriterlere dikkat edeceğine olan inancım tam.

Ancak bu dönemde tabii ki yolcularımıza da düşen bir takım görevler var. Yıllardır korsanla verdiğimiz mücadelede en çok yanımızda durması gereken kişiler elbette ki yolcularımız. Özellikle sokak aralarından kalkan otobüslere binmemeleri, ya da acente dışı yerlerden bilet almamaları konusunda her platformda uyarılar yapıyoruz. Bu bayramda da aynı uyarıları gerek yazılı gerekse görsel medya da tekrar ettik, edeceğiz. Hem dört gözle sezonu bekleyen, kalite standartlarının yükselmesi için her türlü çabayı sarf eden sektör mensuplarımızın işlerine bereket gelmesi hem de yolculuk edecek vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için yolcularımızın otogardan çıkış yapmış, tüm kontrolleri gerçekleştirilmiş, seyahat etmeye uygun araçlara binmesi hepimizin ilk ve tek temennisi. Bunların dışında da yolcularımıza yolculukları boyunca emniyet kemelerini takmaları, biletlerini yalızca acentelerden veya otogarlardan ve gidiş dönüş şeklinde almaları gibi bir takım tavsiyelerim daha olacak.

Ramazan bereketinin yıl boyunca üstümüzde olması dileğiyle…

 

 

29/06/2015

Sektör 46. kez aynı masada buluşacak

 

1970 yılından bu yana sekteye uğratmadan düzenlediğimiz geleneksel iftar yemeğimizi bu yıl da 9 Temmuz Perşembe gecesi düzenleyecek ve tüm sektörümüzü aynı masada bir araya getireceğiz. Bu yıl da daha önceki yıllarda olduğu gibi, sektörümüze her kademede hizmet veren, yolcularımızın rahatı ve güvenliğini kendinden bile önce düşünen sektör mensuplarımızla Ramazan bereketini paylaşacağız. Yarım asra merdiven dayayan bu geleneğin daha nice uzun yıllar boyunca devam etmesi hep sektörümüz adına hem de sosyal dokumuz adına en büyük temennimdir.

Devamı

1970’li yıllarda bugünün sektör duayenlerinin başlattığı iftar organizasyonlarında 46. yılı geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Yarım asra yakın bir süredir sektör olarak aynı masanın etrafında bir araya gelip orucumuzu açıyoruz, Ramazan sofrasının bereketini paylaşıp duamızı ediyoruz.

Sektörel birlikteliğin en önemli göstergesi haline gelen iftarlarımızda Ramazan ayının manevi hazzını da paylaşıyoruz. 45 yıldır süre gelen bu alışkanlığımız bu yıl 9 Temmuz Perşembe gecesi tekrarlanacak. Firma sahiplerinden, üst düzey yöneticilere, sektör için araç üreten firma yöneticilerinden, TOFED’i oluşturan derneklerin başkanlarına, kaptan şoförlerimizden hots- hosteslerimize kadar, hülasa sektörümüzün tüm bileşenleri, sektöre emek veren herkes iftarımıza davetli.

Oruç tutmanın “aç kalmak” değil, “aç kalanın halinden anlamak” olduğunu anladığımız bu güzel ayda, sektör olarak da birlik ve berberliğin, dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu da çok daha iyi idrak ediyoruz. Aynı masa etrafına toplanacağımız 46. geleneksel iftarımızda da her platformda dile getirdiğimiz gibi sektörün dayanışma içinde olması gerektiğini bir kez daha dile getireceğiz. Fiyat rekabetinin kalite rekabetine dönmesi gerektiğini, otobüsçünün otobüsçüden başka dayanağı olmadığını, sektöre emek verenler olarak her birimizin bir bütünün parçaları olduğunu yeniden hatırlayacağız.

Geleneksel iftarlarımızın bizleri bir araya getirmesinden başka önemli bir özelliği daha var. Aramızdan ayrılan sektör duayenlerimizi iftar soframızda bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Onlar bu sektörün buralara gelmesinde büyük emek sarf ettiler, bizlerin yetişmesinde de büyük emekleri oldu. Böylesine güzel bir iftar geleneğini başlattılar ve o gelenek halen devam ediyor. Dualarımızın bir yerinde kaybettiğimiz duayenlerimiz her zaman olacak. Onlara şükran borçluyuz.

 

22/06/2015

 

Sezona Ramazan molası

Geçtiğimiz hafta 17 milyon öğrencinin karne almasının ardından 2015 yılı yaz sezonunu resmen açtık. Ancak son birkaç yıldır olduğu gibi bu yıl da mübarek Ramazan ayının yaz sezonuna denk gelmesi nedeniyle sektörümüzde yaşanan birkaç günlük yoğunluk yerini yeniden sakinliğe bıraktı. En uzun oruçların tutulacağı bu dönemde, yolculuklar doğal olarak azaldı. Şimdi sektör olarak Ramazan Bayramı’nın başlamasını bekliyoruz. Arife günü ile birlikte 4 güne ulaşacak tatil, Ramazan’daki bu sessizliği bozacak ve sezonun en hareketli günleri bayramda yaşanacak. Zira tatilini şimdiden ayarlayabilen yolcularımız biletlerini aldı ve koltukları yavaş yavaş dolmaya başladı.

 

Devamı

 

 

12 Haziran Cuma günü 2014-2015 Eğitim ve Öğretim yılının son bulmasının ardından, tüm otobüsçülerin aylardır umutla beklediği yaz sezonunu açıldı. Cuma günü başlayan yolcu yoğunluğu hafta sonu da katlanarak sürdü. Tatil yapmak üzere yollara çıkanların yanı sıra, evlerine dönen öğrencilerimiz ve 18 Haziran günü başlayan Ramazan ayını memleketinde ya da yazlıklarında geçirmek isteyen vatandaşlarla beraber, sektör olarak oldukça yoğun bir hafta geçirdik.

Ancak, Ramazan’ın gelmesiyle beraber, hafta sonuna doğru yoğunluk azaldı. İslam âlemini bereketi ile donatan, 11 ayın Sultanı Ramazan’ın sektörümüze de bereket getireceğine hiç şüphemiz yok. Bayramda yaşanacak yolcu artışını beklemeye koyulduğumuz şu dönemde, bizler de üzerimize düşeni yapacak ve gerek sektör emekçileri gerekse de araçlarımızla ramazan molası verdiğimiz yaz sezonuna hazırlanmaya devam edeceğiz.

Ama daha önce 9 Temmuz Perşembe günü sektörümüzün her kesimden üyesini her bir araya getiren geleneksel iftarımızda bir araya gelerek, birlikte iftar açmanın mutluluğunu yaşayacağız. Sonrasında ise 17 – 18- 19 Temmuz tarihlerinde kutlayacağımız Ramazan Bayramı işle yolcu yoğunluğumuz yine en üst seviyeye çıkacak. 16 Temmuz Perşembe günü arife günü ile birlikte 4 güne ulaşacak tatil,  Ramazan süresince işlerimizin durağanlaşması nedeniyle oluşan kısmi zararları da ortadan kaldıracaktır.

Zaman hızla geçiyor, mevsimler, meşgaleler değişirken insanlar oradan oraya koşturarak hayat mücadelesini sürdürüyor. Bizim mesleğimiz hayatın en güzel yansıması. Hayat, her gün arşınladığımız kilometrelerce yolun ta kendisi. Bir kısmımız hayat yolculuğunda yeni bir Ramazan ayı görmenin huzur ve mutluluğunu yaşarken bir kısmının da hayat yolculuğu aniden sona eriyor.  Hayat yolundan son olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel ayrıldı. “Yollar yürümekle aşınmaz” sözünün mimarı Sayın Demirel 17 Haziran Çarşamba günü tedavi gördüğü hastanede solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle 90 yaşında hayatını kaybetti. Kendisine tüm camiamız adına rahmet diliyorum.

Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Ramazan geçirmenizi diliyorum. Ramazan bereketinin tüm İslam âleminin ve sektörümüzün üzerinde olması dileğiyle…

 

 

15/06/2015

 

Hoş geldin yeni sezon  

Biz otobüsçülerin, en yoğun çalıştığı ve sadece bu nedenle bile en çok sevdiği dönem olan “Sezona” adım attık.  Her yıl ilk ve orta dereceli eğitim kurumlarının kapanış zilinin çalmasıyla başladığını kabul ettiğimiz sezon 12 Haziran Cuma günü açıldı. Sevgili öğrencilerimiz tatile girdiği anda aileleri de tatil planlarını oluşturarak seyahatlere başladı.  Diğer taraftan da üniversite öğrencilerimiz sınavlarının bitmesiyle birlikte gerek kendi memleketlerine giderek, gerek tatile çıkarak sezondaki hareketliliğe katkı sağlamaya başladı.

Devamı

Her yıl okulun tatil zili çalar ve biz otobüsçülerin en sevdiği dönem başlar. Bu dönem bizim sezonumuzdur. Sezonda yolcu sayılarımız en üst seviyeye çıkar, sefer sayıları artar, güzergâhlar çeşitlenir ve doluluk oranları tavan yapar.

2015 sezonu da 12 Haziran Cuma günü, ilk ve orta dereceli okullar için tatil zilinin çalmasıyla birlikte başladı. Ardından üniversitelerde eğitim sona erecek ve tatil sezonu tam anlamıyla başlayacak. Öğrencilerimizin tatile başlamasıyla birlikte de Türkiye genelindeki seyr-ü sefer arttı. Gerek deniz kıyısına tatile gidenler, gerekse de memleketlerine gidenler otobüslerimizin koltuklarını doldurmaya başladı.

Sektör olarak, geride bıraktığımız kış mevsiminde hep bu dönemin hazırlıklarını yaptık.  Filoları yeni araç yatırımları ile filolarımızdaki otobüslerin gençleşmesini sağladık ki bu sayede Türk otobüs sanayi yılın ilk 3 ayında geçen yılın aynı dönemine göre üretim ve satış rakamlarını oldukça önemli bir oranda artırdı.

Filo yenilemelerinin yanı sıra meslek içi eğitim programları ile yolcumuzu karşılayan, biletini satan, otobüs içinde servis hizmetini veren, kısacası yolcumuzun rahatı için çalışan personellerimizi eğitimden geçirdik ve sezona tam hazır olmalarını sağladık.

Firmalarımız kaptanlarının güvenli sürüş teknikleri programlarına katılmasını sağlayarak, yolculuğun güvenliği için önlemlerini aldı.

Sefer programlaması ile yolcularımızın mağdur olmasının önüne geçildiği gibi, yeni güzergâhlar açılarak yolculukların çeşitlenmesinin de önü açıldı. Öncelik, yaz mevsiminin gereği, doğal olarak tatil beldelerinin olduğu bölgelere verildi. Ege ve Akdeniz bölgesinde gözde tatil merkezlerinin olduğu bölgelere olan sefer sayıları en üst düzeye çıkarıldı.

Böylece karayoluyla şehirlerarası yolcu taşıma sektörü sezona tam anlamıyla hazır hale geldi ve yolcularını beklemeye başladı. Bu Cuma okulların tatil zilinin çalmasıyla birlikte Türkiye’nin her tarafındaki otogarlardan hareket eden otobüs sayısı da, bu otobüslerle seyahat eden yolcu sayısı da hızlı bir ivme ile artmaya başladı.

Sezonun yolcu sayıları 18 Haziran- 16 Temmuz tarihleri arasında göreceli biçimde düşecek. Zira bu tarihleri arasında eda edeceğimiz Mübarek Ramazan yolcu sayılarını azaltacak ama 17- 19 Temmuz tarihleri arasındaki Ramazan Bayramı arifenin de katılmasıyla birlikte 4 günlük bir tatil ortaya çıkaracak. Bu dönemde yolcu seviyemiz en üst seviyeye çıkacak ve ramazan ayında yaşanan durgunluk bu dönemde telafi edilebilecek.

Yeni sezonun şimdiden bütün sektörümüze bereket getirmesini, kazasız yolcular yaşanmasını temenni ediyorum.

 

 

 

 08/06/2015

 

Cumhurbaşkanımıza teşekkürümüzdür

 

Ülkemizin 2023 vizyonu doğrultusunda karayolu yolcu taşımacılığı sektörü olarak üzerimize düşen görevin farkındayız.  Bu görevimizi 28 Mayıs Perşembe günü Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 6.  Olağan Genel Kurulumuzda bir kez daha idrak ettik.  2011‘de yapılan 4. genel kurulumuza Türkiye Cumhuriyeti olarak katılan Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu kez de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak bizleri şereflendirdi. Türkiye’nin halkoyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı unvanını taşıyan Sayın Erdoğan genel kurula katılımı ve yaptığı konuşma ile sektörümüze umut aşıladı, geleceğe dair beklentilerimizi yeşertti.

Devamı

Büyüyen, güçlenen, kalkınan Türkiye’de, tüm sektörler gibi, otobüs işletmeciliği de gelişti, dönüştü. 2023 hedeflerimize ulaştığımızda, otobüs işletmelerimiz de, bu sektörden ekmek yiyen tüm kardeşlerimiz de, çok daha ileri bir seviyeye ulaşacaklar.”

Bu sözler Türkiye Otobüsçüler Federasyonu’nun 28 Mayıs Perşembe günü Ankara’da gerçekleştirilen 6. Olağan Genel Kuruluna katılan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ait. Esnaf dostu olduğunu son dönemde ardı ardına gerçekleştirdiği toplantılarla bir kez daha ortaya koyan Sevgili Cumhurbaşkanımızın genel kurulumuza katılımı, Türkiye’nin dört bir yanından sektör sorunlarını masaya yatırmak için genel kurulumuza gelen meslektaşlarımızı da heyecanlandırdı. İstek ve taleplerini ‘Türkiye’nin liderine’ birinci ağızdan anlatabiliyor olmak bile ülkemizin demokrasi alanında aldığı mesafeyi göstermesi açısından önemlidir.

Sayın Cumhurbaşkanımız genel kurulumuzda yaptığı konuşmada sektörümüzün sorunlarına ne kadar vakıf olduğunu da ortaya koydu. Otobüsçülerin işlerinin gereği olarak ülkenin her köşesine gittiğini, bu seyahatler sırasında her kesimden insanla iletişim içinde olduğunu belirten Sayın Cumhurbaşkanımız otobüsçülüğün sadece yolları değil aynı zamanda kalpleri, umutları, sevgileri de arşınladığının altını çizdi.

Sevgili Cumhurbaşkanımız vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğünün en büyük teminatı olan bizlerle buluşmasında milli gelirin artışı ile birlikte seyahat oranlarının da arttığını bunun da sektörümüze olumlu yansıdığının bir kez daha altını çizdi ve ulaşımdaki rekabet ortamının otobüs sektörüne olumsuz değil, tam tersine olumlu yönde yansıdığını söyledi.

2011 yılında yine Ankara’da yapılan 4. Olağan Genel Kurulumuza da dönemin Başbakanı olarak katılan ve otobüsçülerle bir araya gelen Sayın Cumhurbaşkanımız, hem katılımı hem de konuşması ile sektörümüzün geleceğe yönelik umutlarını artırdı. Bundan sonraki beklentimiz de devletin tepe noktası ile daha sık bir araya gelerek, Türkiye’ni en ücra noktalarına kadar yolcu taşıyan bu sektörün sorunlarını en aza indirmek olacaktır.

01/06/2015

TOFED’de yeni bir döneme adım attık

2005 yılında kurulduğu günden bu yana karayoluyla yolcu taşımacılığı sektörünün sorunlarına çözüm bulmak için projeler üreten,  sektörün sesini duyurma adına her çalışmayı yapan Türkiye Otobüsçüler Federasyonu 6. Olağan Genel Kurulunu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımı ile gerçekleştirdik. Türkiye’nin halkoyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı sıfatını hakkıyla taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımızın genel kurulumuza katılımı sektörümüze büyük moral oldu,  enerjisi bizi de tetikledi ve yapılan seçim sonrasında oluşan yeni yönetim kurulumuz sektörümüzü bir adım daha ileriye taşımak için dün olduğu gibi yarın da tüm gücüyle çalışacak.

DEVAMI

27- 28 Mayıs 2015 tarihleri arasında sektörümüz bir kez daha Ankara’da bir araya geldi.  2005 yılında kurucu Onursal Genel Başkanımız Sayın Galip Öztürk’ün çizdiği vizyon ile kurulan Federasyonumuz, 6. Olağan Genel kurulunu geniş bir katılımla gerçekleştirdi.

Mercedes- Benz Türk’ün ana sponsorluğunu yaptığı genel kurulumuzun şeref konuğu ise Türkiye’nin halkoyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan oldu. Sevgili Cumhurbaşkanımızın genel kurulumuza katılması tabiidir ki tüm camiamızı mutlu etti ancak benim bu katılımın ayrı bir önemi daha var. Malumunuz 2011 yılında yapılan 4. Olağan Genel Kurulda TOFED Genel Başkanlığı’na seçildiğimde onur konuğumuz yine O’ydu.  Dönemin Başbakanı olarak katıldığı bu genel kurulun üzerinden 4 yıl geçti ve bu kez yine katıldığı genel kurulumuzda ben 3. kez TOFED Genel Başkanı seçildim. Bu da benim ayrı bir önem taşıyor.

Gelelim genel kurulumuzun sonucuna.

Bu genel kurul sektörümüzü geleceğe taşıyacak yönetimi belirledi. Delegelerimiz büyük bir teveccüh göstererek  ‘3. kez seçilen ilk başkan’ unvanını bana kazandırdılar. Akabinde ilk yönetim kurulu toplantımızı gerçekleştirdik.  Bu toplantıda sektörümüzün kurtuluşunun “ Fiyatta değil kalitede rekabet “ edilmesinde olduğu bir kez daha dile geldi. Ayrıca sektörün rekabet ederken bütünlüğünü kaybetmemesi gerektiği yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın en çok dikkat çektiği konulardan biri oldu.

Yönetim kurulu üyesi meslektaşlarımız ayrıca yıl boyunca yaptığımız bölge toplantılarının devam etmesi talebinde de bulundu. Bu toplantılara da önümüzdeki süreçte devam edeceğiz.

Bu genel kurulumuzda ayrıca  bir ilk yaşandı ve ilk kadın yönetim kurulu üyemiz seçildi. Babadan otobüsçü İrem Bayram TOFED’in ilk kadın yönetim kurulu üyesi olarak tarihe geçti. Kendisinin 2 yıllık dönemde başarılı çalışmalara imza atacağına inancım tamdır.

Sektör olarak yolumuz hep uzun. Yolları arşınlayarak sevenleri birbirine kavuşturan bu sektör kendi içindeki rekabet, gerekse de diğer taşıma modları ile rekabet ederek ilelebet yaşayacak ve yolcularımıza hizmet vermeye devam edecektir.

 

 

 

25/05/2015

Uzun ince bir yoldayız

 

Sektörümüzü, 27 Mayıs Çarşamba günü Ankara’da gerçekleştireceğimiz TOFED 6. Olağan Genel Kurulu’nun heyecanı sardı. Yarım asırdan fazla bir süredir ülkemizin ulaştırma sisteminde omurga rolü üstlenen karayolu yolcu taşımacılığı sektörü yani otobüsçülük büyük buluşmasına hazırlanıyor. ‘Güçlü TOFED, Güçlü Sektör’ anlayışıyla sektörümüzü geleceğe taşıyoruz.

 

4 Ocak 2005 tarihinde, Kurucu Onursal Genel Başkanımız Sayın Galip Öztürk’ün önderliğinde başlayan TOFED’in kutlu yolculuğu yeni umutlarla ve yeni başarılarla devam ediyor. 27 Mayıs’taki Genel Kurulumuzda,  sektörümüzü yine bir araya getireceğiz, birlik ve beraberlik içinde sesimiz yine gür çıkacak. Sorunlarımızı tartışacağız, çözüm önerilerimizi aktaracağız, sektörümüzün vizyonunu ortaya koyacağız. Bu sektör ekonomiye sağladığı katkı, oluşturduğu istihdam ile göz ardı edilemeyecek bir sektör. Üstelik bugüne kadar bütün başarılarını devlete millete yük olmadan aksine devlete millete destek vererek sağladı. Vergi veriyor, istihdam oluşturuyor, ekonomik büyüklüğüyle Türkiye’nin dünyanın en önemli otobüs üretim üslerinden birisi olmasına vesile oluyor. Böylesine büyük bir sektörün çatı sivil toplum kuruluşu olan TOFED bugün 10 yaşında ve 6. Olağan Genel Kurulunu yapıyor; bu gurur hepimizin.

 

Geriye baktığımızda diğer sektörlerdeki sivil toplum kuruluşlarının da gıpta ettiği başarılara imzamızı attık. Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği  (IPRU) TOFED’in öncülüğünde kuruldu. Yine sektörümüzün yüz akı olacak bir projeyi daha gerçekleştirdik; Türkiye Otobüsçüler Sağlık ve Eğitim Vakfı (TOSEV) kuruldu ve bugün sektör mensuplarımızın evlatlarına burs veriyor. Tüm bunların yanında TOFED, sektörün çatı sivil toplum kuruluşu olarak, sektörün meselelerini her platformda dile getirmeye, çözümü için proje sunmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönem iki önemli talebimiz var; birincisi TOFED artık bilgi ve tecrübesiyle, sektöre sunduğu katkılarla kendini ispat etmiştir, yani  TOFED’e ‘yetki devri’nin zamanı gelmiştir. İkincisi D1 ve D2 belgeli taşıt kartları geçici bir süre dondurulmalıdır, sektörümüz havayoluyla yaşadığı çetin rekabet sürecinde rahat bir nefes almalıdır.

 

Otogarlar konusu da bizim için çok önemli. Belediyeler sektörden görüş almadan yeni otogar yapmasın istiyoruz. Otogarların yapımı konusunda yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, belediyeler ve sektörün sivil toplum kuruluşlarının yer alacağı bir komisyon kurulmalıdır. Bu komisyondan alınacak onay çerçevesinde hareket edilmelidir. Şehir dışında, hem sektörü hem de yolcuları mutsuz edecek otogarlar yapılmamalıdır.

18/05/2015

TOFED’in yetkileri artırılmalı

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu 10 yıl önce 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na göre kuruldu. Aradan geçen 10 yılda hem Türkiye değişti hem de içinde bulunduğumuz sektörümüz deyim yerindeyse dönüşümden geçti.  İş yapış modelleri 10 yıl öncesine göre tamamen değişen ve günümüz şartlarına göre şekil alan karayoluyla yolcu taşıma sektörü artık kabına sığamaz hale geldi. Ancak bu aşamada sorunlar da arttı. Sorunların çözümünde TOFED’e yetki verilmesinin çözüm süreçlerini kolaylaştıracağına inanıyoruz.

Devamı:

 

27- 28 Mayıs tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceğimiz TOFED’in 6. Olağan genel kuruluna Türkiye’nin dört bir yanından meslektaşlarımız katılacak. Bu genel kurul TOFED’i önümüzdeki yıllarda yönetecek isimlerin belirlenmesi dışında farklı anlamlar da içeriyor. Genel kurulumuz Türkiye’nin kadar en ücra noktalarına kadar yolcu taşıyan sektörümüz için beyin fırtınası, sorunların ortaya dökülüp çözüm önerilerinin istişare edileceği bir platform da olacak.

Genel Kurulumuza kamu kanadından davetlilerimiz de var. Sorunlarımız pek çoğunun çözüm noktasında olan davetlilerimizin karşısında bir kere daha dile getireceğiz.

Bu genel kurulda özellikle 2 ana gündem maddemiz olacak. Bunlardan ilki  TOFED’e yetki devri yapılması… Zira Dernekler Kanunu’na göre kurulan ve faaliyetlerini bu kanun çerçevesinde gerçekleştiren TOFED, bu kalıba artık sığmıyor. Herhangi bir yaptırımı olmayan TOFED’in söylemleri bu nedenle “Öneri”den öteye geçemiyor.

Bu nedenle 27- 28 Mayıs tarihlerinde yapılacak genel kurulumuzda bakanlıktan yetkilerimizin artırılmasını isteyeceğiz. Tabi burada yetkilendirme isterken her şeyi bizim üzerimizden yapsınlar, TÜRSAB gibi üyeliğe girmesi çıkması zorunlu bir kurum olsun beklentisinde değiliz. TOFED’te Ulaştırma Bakanlığı’nın bir ofisi olsun. Bürokratik işlemleri biz buradan halledebilelim istiyoruz.

TOFED’in içinde Ulaştırma Bakanlığı’nın bir biriminin olması işlemlerin daha da kolaylaşmasını sağlayabilir. Böylece sektör mensuplarının bizimle daha iyi bir temas kuracakları noktada olabiliriz.

 

İkinci talebimiz ise taşıt kartı verilmesinin belirli bir süre dondurulması olacak. Bu dönem D1 ve D2 belgeli taşıt kartlarımız geçici bir süre dondurulsun. Böylece sektöre giriş nispeten zorlaşsın. Karayolu Taşıma Kanunu’nda bununla ilgili bir madde var, Bakanlık isterse, şartlar da uygunsa bunu yapabilir. İşletme maliyetlerinin ağırlaştığı, havayolu ve hızlı tren ile çetin bir rekabetin yaşandığı bir ortamda sektörümüzün bu yolla da olsa desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Taşıt kartlarının geçici bir süre dondurulması sektöre hem bir ara nefes hem de gelecek için yeni bir güvence olacaktır.

 

 

11/05/2015

Sektörümüzü geleceğe taşıyacak kadrolar belirlenecek

 

Hepinizin bildiği üzere Mayıs ayı tüm sektörümüz açısından ayrı bir önem taşır. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu çatısı altında yer alan 77 derneğimiz, genel kurullarını yaparak başkanlarını belirlediler. Sıra geldi çatı örgüt TOFED’e. Bu yıl 6’ncısını düzenleyeceğimiz Genel Kurulumuz 28-29 Mayıs tarihlerinde Anadolu DownTown Otel Ankara’da yapılacak. Şimdiden herkese hayırlı olmasını diliyorum.

Devamı

Türkiye karayolu yolcu taşımacılarının sesi olmak üzere, 1970 yılında faaliyetlerine Türkiye Otobüsçüler Cemiyeti adıyla başlayan Uluslararası Anadolu ve Trakya Otobüsçüler Derneği’nin öncülüğünde, 55 derneğin katılımıyla 4 Ocak 2005 tarihinde kurulan TOFED, bu yıl 10. yaşını kutluyor. Şimdiye dek Dernekler Kanunu’na göre,  kurulduğu günden bu yana 2 yılda bir yapılan genel kurullar ile sektöre başkanlık edecek isimler belirlendi. Bugüne kadar 5 genel kurul düzenlenirken, Kurucu Başkanımız Sayın Galip Öztürk’ten sonra sırasıyla; Ahmet Yalamanoğlu, Mustafa Yıldırım, Rüştü Terzi gibi çok değerli isimler TOFED’e başkanlık etti. 27 Mayıs 2011 tarihinde düzenlenen 4. Genel kurulda Sayın Rüştü Terzi’den devraldığım bayrağı 5. Genel kurulda da üyelerimizin güvenoyunu alarak bugüne kadar taşıdım. Bugün 77 üye dernek ile kocaman bir aile olan federasyonumuzun 6. Olağan Genel Kurulu 28-29 Mayıs tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek. Tüm sektörümüze hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu genel kurulumuza sektörümüzü yakından tanıyan, sektörümüzün kurallarını belirleyen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan davetlilerimiz de olduğu gibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da davetlilerimiz arasında.

TOFED’e başkanlık ettiğim 4 yılda çok güzel gelişmeler yaşandı. Özellikle TOSEV ve IPRU projeler hepimize gurur kaynağı olurken, kaydedilen ilerlemeler hepimize daha fazla çalışmak için motivasyon oldu. Türkiye ile birlikte 13 üye ülkeyle deklarasyonu ilan edilen IPRU bugün 17 üye ülkeye ulaşan dev bir birlik haline geldi. Cumhuriyetimizin 90. kuruluş yıldönümü olan 29 Ekim 2013 günü, kurucu üye ülkelerin sektör temsilcilerinin katılımıyla kuruluşu için ilk adım attık. Böylece ilk defa uluslararası nitelikteki bir sivil toplum örgütünün kuruculuğunu Türkiye üstlendi. Karayolu yolcu taşımacılığında sahip olduğumuz tecrübeyi diğer ülkelerle paylaşma fırsatı bulduk.

Öte yandan 13 Ocak 2013 tarihinde kurduğumuz Türkiye Otobüsçüler Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı sektöre emek verenlere en büyük desteğin yine sektöre emek verenler tarafından sağlanacağının göstergesiydi.  2013 yılında 100, 2014 yılında ise 110 çocuğumuza burs desteği verdik. Sektör TOSEV ile omuz omuza verecek. Bu yıl ve gelecek yıllarda bu sayının katlanarak artacağına olan inancım tamdır.

28- 29 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceğimiz ve doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar Türkiye’nin her noktasına yolcularımızı taşıyan meslektaşlarımızı bir araya getirecek genel kurulun camiamız için hayırlar getirmesini diliyorum.  Umuyorum ki bu genel kurulda karayoluyla yolcu taşımacılığı sektörünü 2023 hedefine taşıyacak yol haritasını belirleyeceğiz ve bu hedefleri gerçeğe dönüştürecek kadrolar ile yeni bir yola çıkacağız.

 

 

04/05/2015

Ekmeğimize sahip çıkalım

Bu yılın başında TOFED’in 10. yaşını büyük bir mutlulukla kutlamış ve önümüze yeni hedefler koymuştuk. Sektörün tamamını kapsayan bir çatı örgütü olarak 2015’teki hedefimizi  “Korsan taşımacılarla mücadele yılı olarak belirlemiştik. Bu hedef doğrultusunda ilk 4 ayda çok önemli aşamalar kaydedildi. Bugüne kadar İstanbul Otogarı’ndan yolcu almayan pek çok firma Nisan ayının ilk günlerinden itibaren otogardan çıkış yapmaya başladı. Yola otogardan çıkmak Karayolu Taşıma Kanununca belirtilmiş bir zorunluluk olduğu kadar yolcuların can güvenliğini de en üst seviyede sağlamak açısından da önemli.

Devamı

2005 yılında resmen kurulan Türkiye Otobüsçüler Federasyonu büyük ideallerle yola çıkmıştı. Önceliğimiz Türkiye’nin dört bir yanına dağılan meslektaşlarımızı tek çatı altında toplayarak, tek ses tek yürek olabilmekti.

Örgütlülüğümüzü Türkiye geneline yayarak sektörel sorunlarımızı en aza indirmeyi hedeflerken, hiçbir şekilde kayıt altında olmayan, yetersiz araçlarla, gayri nizami bir şekilde yolcu taşıyan korsan taşımacılarla mücadele ederek, en önemli gelir ve saygınlık kaybımıza neden olan etkeni ortadan kaldırmayı da şiar edindik.

Çünkü şu ana kadar hep aynı şeyi savunduk. Gerek havayolu, gerek deniz ve demiryolu taşımacılığı sektörümüzün rakipleridir ancak hiçbir taşımacılık modunun rekabeti bize korsan taşımacıların verdiği zararı vermedi bugüne kadar.

O korsan taşımacılardır ki asıl ekmeğimizi önümüzden alanlar, o korsan taşımacılardır ki mesleğimizin saygınlığını yerle bir edenler, o korsan taşımacılardır ki denetim dışı yaptıkları yolculuklarda en ufak bir olumsuzlukta sektörümüzü zan altında bırakanlar… Sektörümüzün ilk çözmesi gereken sorun ne akaryakıt fiyatlarının yüksekliğidir ne diğer taşıma modları ile eşit olmayan rekabettir nede maliyetlerin artışıdır. Bizce önceliğimiz korsan taşımacılığın kökünün kazınması olmalıdır.

Bu nedenle 2015 yılını korsan taşımacılarla mücadele yılı olarak ilan etmiştik. Geride bıraktığımız ilk 4 ayda bu hedef doğrultusunda çok önemli adımlar atıldı. Bugüne kadar otogardan yolcu almayan, yolculuğuna otogardan çıkarak başlamayan, kentin değişik noktalarından,  sokak ve mahalle aralarından yolcu alan bazı firmalar Nisan ayından itibaren Büyük İstanbul Otogarı’ndan yolcu almaya, yola çıkmadan önce gerekli denetimlerden geçmeye başladı. Otogardan çıkış almayan, denetimden geçmeyen, yolcu listelerini bile sağlıklı tutmayan, mahalle ve sokak aralarından yolcu alan bu şirketler kendilerine olduğu kadar sektörümüze de zarar verdiklerini bilmeli ve ona göre davranmalıdır.

Biz sektör olarak ‘bir yolcu bir yolcudur’ felsefesinden hareketle bir yolcumuza dahi sahip çıkmaya kararlıyız. Yılın kalan döneminde, özellikle de sezonda korsan taşımacıların yolcumuzu yani ekmeğimizi elimizden almasına izin vermeyeceğiz. Bunun için gereken neyse TOFED olarak yapmaya kararlıyız.  Kamyoncuysa yan tarafında bizim yolcumuzu taşıyamaz, B2 belgesiyle, D1’in yolcusu taşınamaz. D3 belgesiyle, D1 yolcusu taşınamaz. Herkes kendi işini yapmalı. Mademki bu işin kuralları konulmuş biz de bütün yolcumuza sahip çıkmak zorundayız.

27/04/2015

1. Yılda 6. Genel Kurulumuzu yapacağız

 

Bu yıl 10. kuruluş yıldönümünü kutlayan TOFED, Mayıs ayında 6. Olağan Genel Kurulunda seçilecek yönetimi ile karayolu yolcu taşımacılığı sektörünü 2023 hedeflerine taşıyacak. 4 Ocak 2005-15 Nisan 2005 tarihleri arasında Galip Öztürk’ün kurucu başkanlığını üstlendiği ve bugüne kadar birbirinden değerli isimlerin başkanlık ettiği TOFED geride kalan 10 yılda çok büyük mesafeler kat etti. Şimdi sektörümüzü yeni hedeflere taşıyacak yönetim kurulu Türkiye’nin dört bir yanındaki derneklerimizin katılımıyla seçilecek.

 

Devamı

 

 

Kurulduğu 4 Ocak 2005 tarihinden bu yana Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının tek çatı örgütü olarak çalışmalarını sürdüren Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED),  bu yılın Mayıs ayının son günlerinde 6. Olağan genel kurulunu gerçekleştirecek Bu genel kurulun sonucunda oluşacak yeni TOFED yönetimi aynı zamanda sektörümüzü 2023 hedeflerine taşıyacak yönetim kurulu olacak.

 

Genel kurulumuza bir aydan biraz daha fazla bir süre kalmışken, sesimizin tüm Türkiye’den daha net duyulması, beklenti ve isteklerimizin açıkça anlatılabilmesi için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu ve sektörümüzün ilgili bakanlarını genel kurulumuza davet etti. Bu genel kurul, 7 Haziran seçimlerinin hemen arifesinde olacağı için de ayrıca önem taşıyor. Genel Kurulumuza katılacak olan siyasetçilerimize sektörümüzün hayati öneme haiz sorun ve beklentilerini, çözüm önerilerini birinci ağızdan sunma imkânı da bulacağız.

 

Genel Kurulun tarihini de Ankara’nın yoğun gündemine göre belirleyeceğiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun programına göre, net bir tarih belirleyeceğiz. Tarihin belirlenmesinden sonra da çalışmalarımıza hız vereceğiz. Ankara’da yapılacak bu genel kurulun sonuçları ve seçim öncesinde sesimizi duyurmamız açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Burada bir hakkın teslimini ve gerekli teşekkürleri de etmem gerekiyor. Federasyona; bugüne kadar Başkanlık eden ve sektörümüzün kurumsallaşması adına her çalışmayı yapan başta kurucu başkanımız Sayın Galip Öztürk olmak üzere, Ahmet Yalamanoğlu,  Mustafa Yıldırım ve Rüştü Terzi ile yönetim kurulunda emek harcayan sektör mensuplarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

 

2005 yılında 55 derneğin katılımıyla kurulan ve 10 yıllık süreçte üye dernek sayısı artan hem de kapsadığı alan her geçen gün büyüyen TOFED’in etkinliğinin ve sözünün dinlenirliğinin de artacağını düşünüyorum. Bunun için yapmamız gereken’ Tek yürek, tek ses’ olmak.

Umutlu günlerde buluşmak dileğiyle…

20/04/2015

Yurtdışına yolcu taşıyan meslektaşlarımızın sorunları

Türkiye sathında faaliyet gösteren karayolu ile yolcu taşımacılığı sektörüne mensup meslektaşlarımızın pek çok sorununun olduğu su götürmez bir gerçek.  TOFED, yüksek girdi maliyetlerinden, korsan yolcu taşımacılığına, diğer ulaşım modları ile yaşanan haksız rekabete kadar uzayan bu sorunların en aza indirgenmesi için değişik projelere imza atıyor. Sorunların çözüm mercileri ile sektör arasında bir köprü vazifesi de gören TOFED sadece yurt içi yolcu taşımacılarının değil uluslararası yollarda yolcu taşıyan meslektaşlarımızın sorunlarının çözümü için de çalışıyor.

 

Devamı

 

4925 Sayılı Karayolu Yolcu Taşımacılığı Kanunu ve buna bağlı yapılan Karayolu Taşıma Yönetmelikleri bütün taşımalarda olduğu gibi uluslararası yolcu taşımalarına bir belge düzeni getirmiştir. Uluslararası Tarifeli Taşımacılık yapanlar B1 belgesi sahibi olmak zorundadırlar.

B1 belgesi ile faaliyet gösteren firmalarımız, başta Gürcistan, Irak, Bulgaristan olmak üzere Türk nüfusunun yoğun olduğu ülkelere yapılan otobüsle yolcu taşımacılığında da tıpkı yurtiçi yolcu taşımacılığında olduğu gibi çok önemli sorunlar yaşanıyor. Ortadoğu,  Balkanlar, Türki Cumhuriyetler, Afrika ve Avrupa’nın pek çok ülkesine yolcu taşıyan ve bu alanda da  dünyaya örnek olacak nitelikte hizmet veren meslektaşlarımızın sorunlarını da gerekli mercilere iletiyoruz. Son olarak TOFED üyesi ULOD ( Uluslararası Otobüsçüler Derneği) Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın’a sorunlar ve çözüm önerilerini içeren ayrıntılı bir dosya sundu.

Dosyada da ilk sırada daha önceden duyurduğu seferini, yüzde 25 doluluk oranı şartını yakalayamadığı için gerçekleştiremeyen ve bu nedenle mağdur olan uluslararası yolcu taşımacılığı yapan meslektaşlarımızın sorunu ilk sırada yer aldı.

 

Yüzde 25 doluluk şartı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın Ekim 2013 tarihi itibariyle ülkemizin bütün sınır kapılarından çıkış yapacak B1 ve B2 yetki belgesi sahibi firmaların taşıt belgelerine kayıtlı tüm taşıtlarını doluluk oranının yüzde 25 olması gerektiğini bildirmesi sonucu aranmaya başladı. Bu şart aranmaya başlandı ancak, bileti satan ve seferi yapacağını duyuran firmalarımız aracının yüzde 25’i dolu olmadığı takdirde sınır kapılarından geri döndü. Bu durumda seferini gerçekleştirememiş oluyor ve cezalarla karşı karşıya kalıyor.

Sayın Müsteşar Yardımcımız Talat Aydın’a öncelikle yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılması için yüzde 25 oranının kaldırılması, kaldırılmasının mümkün olmaması halinde yüzde 25 doluluk oranlarının;

Karşılıklı(gidiş-geliş) olarak değerlendirilmesi, 3 aylık veya yıllık doluluk oranlarının ortalamasının alınması ve bu konuda esneklik getirilmesi, uzun süreli tatil dönemlerinin dikkate alınması ve bu konuda esneklik getirilmesi, bu konuda belirlenen doluluk oranını tamamlamayan firmaların kapatılması veya cezai müddeilerinin uygulanmasını önerdik.

Dosyada ayrıca akaryakıt ile ilgili yaşanan problemler, B1 ve B2 yetki belgesinden kiralık araç oranları ile ilgili yaşanan sorunlar,  gümrük kapılarında yaşanan sıkıntılar, uluslararası korsan taşımacılık,  sürücülerin vize durumları gibi hayati öneme sahip konular da vardı. Sorunların çözümünde kısa zamanda önemli adımlar atılmasını sektörümüzün geleceği adına umut ediyoruz ve bunun gerçekleşmesi için de var gücümüzle çalışacağız.

 

12/04/2015

ÜRETİMİ VE EKONOMİYİ AYAKTA TUTAN SEKTÖR

Geçen hafta Türkiye’de üretim yapan firmalarımızın üst düzey yöneticileri art arda 3 aylık verilerini açıkladı. Yapılan açıklamalar, 2015 yılının otobüs üreticisi firmalar için iyi bir yıl olacağını gösteriyor. Geçen yılın ilk 3 ayında 226 adet otobüsün satıldığı pazarda, bu yıl aynı dönemde yüzde 70’in üzerinde artış ile 398 otobüs satılmış. Bu rakamlar, bir yandan sektörümüzün Türkiye’nin ekonomisine ve istikrarına olan güvenini gösterdiği gibi, diğer yandan da Türkiye ekonomisine katkımızın ne denli büyük olduğunu gösteriyor.

Devamı

Şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığı sektörü olarak, yolcularımızın güvenliği ve konforu bizim için her şeyden önce geliyor. Diğer taraftan da aynı işi yapan yüzlerce firma olması ve her firmanın rakiplerinden bir adım öne çıkmak istemesi nedeniyle yeni araç yatırımları hiç durmuyor.

Sonuçta,  2015 yılının ilk 3 ayında üretici firmaları bile oldukça şaşırtan bir tablo ortaya çıktı. Yılda ortalama 1000 otobüsün satıldığı pazarda bu yılın ilk çeyreğinde 398 otobüs satıldı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 226’dıydı.

Bu rakamlar sektörümüzün 2015 sezonuna sıkı bir şekilde ve yenilenerek hazırlandığını  da ortaya koyuyor. Diğer taraftan da 343 firmanın hizmet verdiği bu büyük sektör ekonominin mihenk taşlarından olduğunu da 3 aylık performansı ile bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Biz yatırım yaptığımız için üreticiler otobüs üretiyor, yan sanayiciler otobüs üreticileri için çalışıyor ve  parça üretiyor, otobüsler satın alınıp filolara ekleniyor, her otobüs için kaptan ve muavinler istihdam ediliyor. Araçların depoları yakıtla dolduruluyor, yolcularımız otobüse bindikten sonra ikramlar yapılıyor…

Sektörümüzün ekonomiye dolaylı ya da dolaysız katkılarına örnekler aklıma ilk anda gelenler bunlar. Daha kapsamlı düşünsek çok rahat bir şekilde ekonomiyi biz ayakta tutuyoruz iddiasında da bulunabiliriz.

Yılın ilk çeyreğinde 400 adede yaklaşan bu otobüs satışı aynı zamanda velinimetimiz olan yolcularımıza gösterdiğimiz saygıyı da ortaya koyuyor, yeni sezonda evimize gelen misafir gibi addettiğimiz yolcularımızın rahatı için filoların yenilendiğini gösteriyor.  Bu açıdan yolcularımızın içi rahat olsun.

Son teknoloji ürünü, her tür güvenlik tertibatına sahip, pırıl pırıl otobüsler yeni sezonda sizlerin hizmetinde olacak. Eğitimli sertifikalı kaptanlar, hizmet içi eğitimden geçmiş host ve hosteslerimizle sizleri sevdiklerinize kavuşturmaya devam edeceğiz.

 

06/04/2015

Korsanla mücadelede başarıya doğru

 

Karayoluyla şehirlerarası yolcu taşıma sektörü olarak rakiplerimiz çok malum… Bir yanda bizim sektörümüzün de durgun olduğu dönemde ‘sudan ucuza’ bilet satan havayolu, bir yanda hız avantajını kullanan yüksek hızlı tren, bir yanda potansiyel yolcularımızın sahip olduğu otomobiller.  Denizyolu ulaşımı da en büyük rakiplerimiz arasında yer alırken, otobüsçülerin en büyük rakibinin aslında yine otobüsçüler olduğunu kabul etmek zorundayız. Fiyat rekabeti yaparak sektörümüzü zorlayan meslektaşlarımızın yanında korsan faaliyet gösterenlerin de olması sektöre asıl emek verenleri mağdur hale sokuyor.  Korsan taşımacılığın kökünün kazınması için yıllardır verdiğimiz çabada özellikle 10. yılımızı doldurduğumuz 2015’te önemli bir mesafe kat ettik.

Devamı:

Bu yılın başında Batum’da gerçekleştirimiz 10. yıl kutlamamızda bir araya geldiğimiz meslektaşlarımızın en önemli şikayeti korsan yolcu taşımacılığı oldu. Korsan taşımacı tanımına ise “Bütün kuralları belirleyen Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği maddeleri dışında yapılan yolcu taşımacılığı” desek en anlaşılır biçimi olur.

2015 yılını, Batum’da meslektaşlarımızdan aldığımız şikayetler üzerine Türk otobüsçülük sektörünün korsanla etkin mücadele yılı olarak ilan etmiştik. Ocak ayından bu yana gerek TOFED bünyesinde kurduğumuz ‘Korsanla Mücadele Komisyonu’, gerekse de Büyük İstanbul Otogarı Denetim Müdürlüğü’nün çalışmaları iyiden iyiye sıklaştı ve bu çalışmanın meyveleri de yavaş yavaş alınmaya başlandı.

Bugüne kadar otobüslerini sokak aralarından kaldıran ve yolcularını denetimden geçirilmemiş otobüslerle gitmek istedikleri yere götüren firmalar yavaş yavaş otogara dönmeye başladı. Otogar dışından yolcu alan firmalar da 2015 sezonu öncesinde otobüslerini Büyük İstanbul Otogarı’ndan kaldırma taahhüdünde bulundu ve böylece korsan statüsünden uzaklaştı. Yasa gereği yolculuğuna otogarda başlayıp, yolcularını otogarda indirmesi zorunlu otobüsler böylece yasal sınırlar içine girmiş oldu.  Diğer taraftan bu durum yolcu güvenliğini de en üst seviyede sağlanmasının önünü açtı. Çünkü otogarlardan çıkış alan otobüsler en ince detayına kadar inceleniyor ve ondan sonra yola çıkmalarına izin veriliyor. Bu da yolcularınızın teknik anlamda güvenilir araçlarla, kaptanlarla yola çıkmaları anlamına geliyor.

Bu açıdan Nisan ayının ilk haftasında çok sayıda firmanın otobüslerini otogardan kaldırmaya başlaması Korsanla Mücadele Komisyonu ve Otogar Denetim Müdürlüğü ekiplerinin alkışlanması gereken bir başarısıdır ve geleceğe dair umutlarımızın artması anlamına da gelir.

Bu hafta sektörümüz adına böyle güzel başarılar yaşanırken, millet olarak çok elim bir olay yaşadık. 31 Mart Salı günü teröristler tarafından Çağlayan Adliyesi’nde rehin alınan Savcı Mehmet Selim Kiraz şehit edildi. Tüm Türkiye’yi yasa boğan bu olay sektörümüzü de derinden sarstı. Şehit Savcımızın ailesine ve tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Bu tarz sarsıcı olayların bir daha yaşanmaması dileği ile…

 

30/03/2015

Türkiye’yi otobüs üretim üssü yapan biziz

Geçtiğimiz hafta Türkiye ekonomisi ve karayoluyla şehirlerarası yolcu taşıma sektörü için güzel gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu.  25 Mart Çarşamba günü NEOPLAN marka otobüslerin Türkiye’de üretimi başladı ve artık NEOPLAN otobüsler sadece Ankara’da üretilecek. MAN’ın en büyük otobüs fabrikası konumunda olan Man Türkiye Fabrikası’nın kapasitesi dolayısıyla istihdamı da artıracak. Bu gelişme Türkiye’nin bu sektörde ne kadar önemli bir söz sahibi olduğunu da gösteriyor. Çünkü yılda 200 milyonda fazla yolcu taşıyan sektörümüz binlerce otobüslük bir filo ile hizmet veriyor.  Bu büyük pazar da üreticilerin bizzat Türkiye’de üretim yapmasını sağlıyor…

Devamı

Karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörü olarak bizler ekonominin de bel kemiğiyiz desek yalan söylemiş olmayız. Lastik, akaryakıt, otobüs içindeki ikramlar vb. derken ekonominin pek çok kolunu hareket halinde tutuyoruz.

Geçtiğimiz hafta yaşanan bir gelişme bizim ekonomi için ne denli hayati öneme sahip olduğumuzu bir kez daha gösterdi.

Dünyaca ünlü Alman ticari araç üreticisi MAN, otobüs dünyasının en önemli modellerinden biri olan NEOPLAN otobüslerin üretimini Ankara’ya kaydırdı.

320 bin metrekarelik alanda yıllık 2 bin adetlik üretim kapasitesine sahip olan bu fabrika sayesinde yaklaşık bin 800 Türk işçisi evine ekmek götürüyordu. Şimdi yeni modellerin üretilmesi ile birlikte hem üretim kapasitesi hem de istihdam oranları artacak.

MAN’ın NEOPLAN’ların üretimini Ankara’ya kaydırması, ekonomimizin ne denli hareketli ve güven verici olduğunu gösterdiği gibi, üretim kalitemizi de bir kez daha tescilledi. Diğer taraftan neredeyse kapıdan kapıya yolcu taşıma hizmeti veren sektörümüzün potansiyeli de bir kez daha ortaya çıktı. 8 bine yakın otobüsle hizmet veren 340 civarındaki firmamızın yanı sıra, turizm taşıması yapan 30 binden fazla otobüs ile Türkiye en çok otobüsün yollarda seyrettiği ülke konumunda. Bu da Türkiye’yi büyük bir pazar ve dolayısıyla da önemli bir üretim merkezi yapıyor.

İşte tam da bu nedenle Mercedes- Benz Türk İstanbul’da, Temsa Global Adana’da, Anadolu Isuzu Gebze’de, Otokar Adapazarı’nda, KARSAN Bursa’da ve MAN Ankara’da ürettiği otobüslerle yollara çıkıyor.

Yani sektörümüz yarattığı katma değerle ekonomiye de, üretime de, Türkiye’ye de can veriyor ve binlerce işçinin evine ekmek götürmesinin garantisi olmaktan gurur duyuyor…

 

 

23/03/2015

TOFED’in yetkileri genişletilmeli

Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün çatı örgütü TOFED olarak bu yıl Ocak ayında 10. yaşımızı kutladık. Bu 10 yıllık sürede sektörümüz için çeşitli projeler geliştirdik ve güzel işlere imza attık. Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği IPRU’yu kurarak tüm dünyaya ile tecrübemizi paylaştık. Kurduğumuz Türkiye Otobüsçüler Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı ile de sektör içinde sosyal dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu kanıtladık. Projelerimiz tabii ki bunlarla kalmadı. Otobüsçülerimizin gider kalemlerinin nasıl düşürüleceğinden, karayolunda hizmet kalitesinin artırılmasına kadar birçok konuda hep sektöre destek olduk. Bu 10 yıllık süreç sonunda, elbette ki TOFED olarak bizimde bir takım taleplerimiz var. Sektörün en büyük sivil toplum kuruluşu olarak, en haklı ve başlıca talebimiz yetkilerimizin genişletilmesi.

Devamı

Hepinizin bildiği üzere Türkiye Otobüsçüler Federasyonu 5253 sayılı Dernekler Kanunu gereğince, 4 Ocak 2005 tarihinde 55 derneğin katılımı ile kuruldu. Aradan geçen 10 yıllık sürede federasyonumuza üye dernek sayısı 77’ye ulaştı. 10 yılda büyük başarılara imza atan TOFED, üyeleri ile günden güne büyüdü. Özellikle belirtmek isterim ki TOFED, bugün geldiği noktada, kabına sığmamaktadır. Bugüne kadar tüm faaliyetlerimizi ‘Dernekler Kanunu’ kapsamında sürdürdük. Ancak yıllar içerisinde kazandığımız misyonla birlikte artık yetkilerimizin genişletilmesi gerekliliği doğdu.

Türkiye ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olan karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe bayrağın bir adım daha ileriye taşınması ve hizmet kalitesinin artırılması açısından öncelikli talebimiz yetkilerimizin genişletilmesi. Bugüne kadar, Ulaştırma Bakanlığı’ndan Sanayi Bakanlığı’na, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Odası’ndan üniversitelere kadar çok geniş bir alanda omuz omuza çalışmalarımızı sürdürdük. Ancak her geçen gün büyüyen sektörümüz ve sektörün ihtiyaçları gereği TOFED’in daha faal çalışabilmesi gerekmektedir. Bu gereklilik beraberinde daha fazla yetki sahibi olma zorunluluğunu da doğurmaktadır.

Öncelikle TOFED bünyesinde kurduğumuz ‘Korsanla Mücadele Komisyonu’ sektörün kanayan yarası korsanlara savaş açmış durumda. Fakat TOFED’in herhangi bir cezai yaptırımı olmadığı için bulduğumuz çözüm yolları da yeterli olmuyor. Ayrıca, sektörümüzün görünen yüzü kaptanlarımızı hem yolcu güvenliği hem de sürücülerimizin kendi güvenlikleri açısından kayıt altına almak ve mesleki yeterlilik için gereken tüm belgelerini TOFED olarak biz sağlamak istiyoruz. Bünyemizde konferans ve eğitim salonlarının yanı sıra ile tecrübeli, alt yapısı sağlam ve kaliteli eğitim verebilecek kişileri de barındırıyoruz. Ancak maalesef ki bunlar tüm kaptanlara eğitim verebilmek için yeterli değil.

Bu süreçte Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Odası ve üniversiteleri de yanımıza alarak, otobüs kaptanı tanımını yeniden yapmak istiyoruz. Bunun için de talebimiz, eğitimlerin bakanlığımız tarafından zorunlu hale getirilmesi ve TOFED’in bu eğitimler ile mesleki yeterlilik belgelerinin verilmesi için yetkilendirilmesidir.

Bir başka hususta şudur ki; binlerce kişiye ekmek kapısı olan sektörümüz günden güne büyüdüğü için, yaşanan problemler de o kadar artmaktadır. Sektörün tek çatı örgütü olan TOFED bu sorunların çözümünde, çözüm önerileri sunmaktan ziyade her alanda söz söyleyebilen, yaptırımları olan ve sektörün büyüklüğüne yakışacak şekilde yetkileri olan bir sivil toplum örgütü olmalıdır. Hizmet verdiğimiz 10 yılın sonunda, bunu hak ettiğimiz kanaatindeyim. Bizler bu konuda elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. En yakın zamanda yetkilerimizin genişletilmesi umuduyla…

16/03/2015

Büyük buluşmaya hazırlanıyoruz

 

TOFED Genel Kurulları her zaman sektörümüzün büyük buluşması olarak gerçekleşmiştir. Mayıs ayında yine o büyük buluşmalardan birisine daha şahit olacağız. Hazırlıklarımızı her zamanki titizliğimizle ve heyecanımızla sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı da genel kurulumuzda ağırlamak, kendisini yeniden sektörümüzle buluşturmak istiyoruz.

 

Sektörümüzün kurumsallaşmasında önemli bir mihenk taşı olan ve sektörümüzün çatı örgütü olan TOFED’i,  gururla kutladığımız 10. yılımızda yapılacak genel kurul heyecanı sardı. Mayıs ayında yapılacak olağan genel kurulumuzun sektörümüzün sorunların çare araması noktasında yine büyük ses getirmesini arzuluyoruz. Her yıl 200 milyonun üzerinde yolcu taşıyan, ülkemizin ulaştırma sisteminde kilit rol oynayan sektörümüzün, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile yeniden buluşması bu bakımdan da çok önemlidir.

 

Mersin’de bir çözüm mutlaka bulunmalı

 

Mersin’de yeni otogar bildiğiniz gibi 28 Şubat 2015 tarihinde açıldı, yeni otogarın hizmete girmesiyle beraber 1986 yılından bu yana sektöre hizmet veren eski otogar, Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanıma kapatıldı. Mersin’de hizmet veren firmalar kiraları yüksek bularak yeni otogara girmeme kararı almışlardı. Sektör her zaman çözümün tarafı olmak istedi, neticede ulaşım hizmeti bir yönüyle kamu hizmetidir. Bu hizmet sekteye uğradığında hem sektör hem de vatandaş olumsuz etkileniyor. Soruna en kısa zamanda çözüm bulunmasını canı gönülden arzuluyoruz.

 

Mustafa Hoca da TBMM’de olmalı

 

Geçtiğimiz Cuma günü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı Hocamız için sektör temsilcileri olarak bir araya geldik. Bildiğiniz gibi kendisi AK Parti’den İstanbul 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı oldu. Sektörümüzü yakından tanıyan, sorunlarımıza vakıf ne kadar çok milletvekili TBMM’de yer alırsa, sektörün de sesinin o kadar çok gür çıkacağı kanaatindeyiz. Yeni dönemde ulaştırma sektörünün Mustafa Hoca’ya TBMM’de ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz.

09/03/2015

Hayat zor ama mücadeleye devam

Bu yıl kış hepimiz için zor ve çetin geçti. Mart ayının gelmesi ile kışı neredeyse bitirdik ve doğanın canlandığı baharı karşıladık. Havaya ve suya düşen cemrelerden sonra 6 Mart Cuma günü son cemre de toprağa düştü. Havaların ısınmasını ve baharı müjdeleyen cemreler aynı zamanda bizim sektörümüz için de müjde anlamına geliyor. Zira havaların ısınması ile birlikte yolculuklar da artış gösteriyor. Bu da sektörümüzün kış rehavetinden çıkmasının ve otogarlarda yeniden yolcu yoğunluğu yaşayacağımız günlerin yakın olduğunu muştuluyor…

DEVAMI

Dört mevsimi yaşayan nadir ülkelerden biri olan güzel ülkemiz bu kışı oldukça zor geçirdi. Kar özellikle Şubat ayında Türkiye’nin her noktasını esir aldı. Ama denildiği gibi kışın ardı hep bahar. Sayılı günler çabuk geçti ve Mart ayının gelişi, cemrelerin ardı ardına düşmesiyle birlikte bahara kavuştuk. Doğanın canlandığı bu dönem, havaların ısınmasıyla birlikte seyahatlerin de artışını getirecek ve biz otobüsçülerin işleri de açılmaya başlayacak.

Koca bir kış sezonunda yolcu olmadığı için boş kalan koltuklar yine misafirlerimiz tarafından doldurulmaya başlayacak. Karayolu yolcu taşımacılığı sektörü bir taraftan yoğunlaşacak günlerin heyecanını yaşarken, bir taraftan da yaz sezonuna hazırlanmaya ve sorunlarla savaşmaya devam ediyor. Hepinizin bildiği gibi zaman zaman bölge toplantıları düzenleyerek, sektöre emek verenler ile bir araya geliyor, istişarelerde bulunuyoruz. 2 Mart Pazartesi günüde Erzurum’da TOFED üyeleri ile bir araya geldik ve sorunlarımızı masaya yatırdık. Bu toplantı aynı zamanda gelecek yaz sezonuna hazırlık niteliğindeydi. Öte yandan Mayıs ayında yapılacak genel kurulumuz hakkında sektör mensuplarına bilgi verdik.

Ayrıca bildiğiniz gibi Mersin otogarında yaşanan sorunlar hala çözüme ulaşmadı. Yaz sezonuna hazırlanırken, Mersin’de hizmet veren firmaların kiraları yüksek bularak, yeni otogara girmeme kararı alması da çözüme kavuşturulması gereken bir diğer konu. Zor şartlarda hizmet vermeye çalışırken, bu tip problemlerle de uğraşmak tüm sektörümüzü derinden yaralıyor.

Her kışın ardından bahar, her baharın ardından da yaz gelmesi döngüsüne baktıkça insanın mücadeleyi hiç bırakmaması gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor. Yaşamaktan vazgeçmeyeceğimize göre mücadeleden de vazgeçmeyeceğiz ve yıllarını bu sektöre harcamış kişiler olarak, son dönemlerde dört koldan çevremizi saran sorunlara göğüs germeye devam edeceğiz.

 

 

02/03/2015

Milletvekili seçimleri ve sektörümüz

Türkiye yeni bir seçimin sathı mahalline girdi. 7 Haziran tarihinde milletvekili genel seçimleri yapılacak. Bu seçimde Türkiye’yi 2023 hedeflerine götürecek kadrolar belli olacak. Seçim bu açıdan herkes için büyük önem arz ediyor ancak biz karayolu yolcu taşımacıları için apayrı bir öneme de haiz.  Bu seçimde sektörümüzden pek çok isim milletvekili aday adaylığını açıkladı.  Değişik kentlerde farklı partilerden aday adayı olan ya da herhangi bir partinin şemsiyesi altında olmadan adaylığını ilan eden sektör temsilcilerimizin vekil olarak TBMM’ye gitmeleri halinde onlardan beklentilerimiz büyük olacak. Binlerce kişiye istihdam sağlayan bu sektörün sorunlarını en iyi bilen isimlerin vekil koltuğuna oturmaları halinde sorunlarımızın çözümünde de büyük etkileri olacağına gönülden inanıyorum.

 

 

Devamı

Karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe yoğunluğun yaşandığı dönemler bellidir. Yaz tatili, bayram tatilleri gibi dönemlerin dışında diğer günlerde kendi sıkıntıları ile baş başa kalan sektörümüzde bu aralar tatlı bir telaş yaşanıyor.  Sektörümüz 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan milletvekili genel seçimlerine yoğun ilgi gösterdi. Türkiye’nin değişik noktalarındaki sektör mensupları farklı partilerden aday adayı oldu. Yıllarca karayolu yolcu taşımacılığının farklı noktalarında yolcularımıza en iyi hizmeti vermek amacıyla çalışan aday adayı arkadaşlarımızın tüm millete hizmet etmek amacıyla çıtayı yükseltmesi, en başta sektörün çatı örgütü olan TOFED’i mutlu etti.

Metro Holding CEO’su Abdulkerim Emek AK Parti’den İstanbul 3. Bölge aday adayı olurken, Avrasya Terminal İşletmeleri A.Ş Genel Müdürü Haluk Tan da AK Parti Samsun milletvekilliğine aday adayı olduğunu açıkladı. Metro Turizm Bodrum İşletmecisi Remzi Ergün Muğla’dan bağımsız aday olurken, Çorum’un Sungurlu İlçesi’nde bulunan Ulusoy Dağ Tesisleri’nin sahibi Murat Koçak, AK Parti’den Çorum Milletvekili aday adaylığını açıkladı. Hepsinin milletvekili olmasını ve TBMM’de olabildiğince çok sektör mensubumuzun yer almasını canı gönülden diliyorum. Sektörümüzün yaşanan sıkıntıların üstesinden gelebilmesi, ufkunun ve yolunun açılması için öncelikle işinin ehli, kaliteli, başarılı insanlara ihtiyacı var. Yollarda olduğumuz kadar siyasette de olmalıyız ki sesimiz daha gür çıkabilsin.

Karayolu yolcu taşımacılığının çatı örgütü olarak, her zaman her platformda sorunlarımızı dile getiriyor, çözüm yolları için çeşitli alternatifler üretiyoruz. Dolayısıyla sektörümüzün içerisinden çıkarak milletvekilliği için aday adaylığını açıklayan arkadaşlarımızdan da beklentilerimiz çok yüksek. Seçilmeleri durumunda tüm millete hizmet edeceğinden emin olduğumuz arkadaşlarımız, elbette ki sektörümüzün de sesini duyuracaklardır. Bu uzun ve meşakkatli yolda şimdiden hepsine başarılar diliyorum.

Her ne kadar Türkiye’ni dört bir yanını kapsayan çok geniş bir sektör de olsak bu işi yapan kişiler de bellidir. Bu nedenle “Biz 40 kişiyiz 40’ımızda birbirimizi biliriz” dememde bir mahsur olacağını sanmıyorum. Bu sektörün sorunlarını en yakından bilen ve hatta yıllardır yaşayan aday adayı arkadaşlarımızın seçilmeleri durumunda yakından bildikleri bu sorunların çözümünde en önemli güvencemiz olacaklarına gönülden inanıyorum.

Allah yollarını açık etsin.

 

23/02/2015

Yolculuklara kar engeli ve sektörümüz

Ülkemiz son 28 yılın en sert kışını geçtiğimiz hafta yaşadı. Türkiye’nin İstanbul da dâhil pek çok kentinde tipiye dönen kar yağışı ulaşımı önemli ölçüde aksattı. Aksama özellikle şehirlerarası ve yurt dışı yolculuklarında yaşandı. Denizyolunda feribot seferleri, havayolunda uçak seferleri iptal olunca sayısı azımsanamayacak kadar çok yolculuk iptal oldu ve belki hayati önemdeki işler askıda kaldı. Belki bir doktor ameliyatına yetişemedi, belki bir avukat davasını kaçırdı. Bu noktada karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörünün bir mensubu olarak sefer iptali yaşamadığımızı vurgulamak istiyorum.  Binlerce otobüsümüz yağan kara, zorlaşan yol şartlarına karşın yine yurdun dört bir yanına yolcularını taşıdı.

Devamı

Türkiye geçen haftanın neredeyse tamamında kış esareti yaşadı. Yurdu etkisi altına alan yoğun kar yağışı hem şehir içinde de hem de şehirlerarası yollarda yolculukların minimuma inmesine neden oldu.

Trafik kaosu ile ünlü İstanbul’da bile hem köprü’nün hem de her zaman trafik sıkışıklığı yaşana ana arterlerin bomboş hallerini gördük.

Ama asıl önemli olan hava ve deniz yolunu kullanarak şehirlerarası ya da uluslararası yolculuk yapacak olanların yaşadığı mağduriyet oldu.

Türk hava yoları kendi internet sitesinden yaptığı duyuru ile hava muhalefetinin en üst düzey yaşandığı tarihlerde yaklaşık 600 seferinin iptal edildiğini açıkladı. THY, 19 Şubat tarihinde 457, 20 Şubat tarihinde ise 68 seferin iptal edildiğini duyurdu.

Diğer taraftan şehirlerarası yolculuklarda hizmet veren deniz otobüslerinin seferleri de iptal edildi.

Buna karşın, karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörü olarak bizler, kar altında kalan ülkemizde yolculukların aksamaması için azami çaba sarf ettik ve sefer iptali yaşamadan bu zorlu süreci geçtik. Otobüslerimiz yine yurdun dört bir yanına yolcularını taşıdı. Otobüslerimiz anayasanın en temel maddelerinden biri olan seyahat özgürlüğünü bastıran tipiye, şartları iyice zorlaşan yollara rağmen yerine getirirken gerekli tüm emniyet önlemlerini de aldı.

1 Aralık tarihinden 1 Nisan tarihine kadar kullanılması zorunlu olan kış lastiği zorunluluğuna en çok uyum gösteren sektör olduk. Özellikle kışın en sert yaşandığı bölgelere yolcu taşıyan otobüslerimizde kış lastiği kullanma oranları en yüksek seviyesine ulaştı. Böylece yolcularımızın en aziz misafirimiz olduğunu bir kez daha ortaya koyduk.

Bugüne kadar sıklıkla söylediğim, “Vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğünün en temel teminatı biz otobüsçüleriz” cümlesi diğer ulaşım modlarının kesintiye uğradığı geçen hafta bu kez tecrübeyle doğrulanmış oldu.

Öte yandan değinmek istediğim bir konu daha var. Geçtiğimiz günlerde yaşanan Özgecan Aslan cinayeti tüm sektörümüzü derinden yaraladı. Türkiye’de karayolu yolcu taşımacılığının çatı örgütü TOFED olarak, Türkiye’nin dört bir yanına yolcu taşıyan yüzlerce firma ve binlerce şoför ile ulaşımın gerek yol gerekse de yolcu güvenliği açısından daha iyi noktalara gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Bir minibüs şoförü tarafından hunharca katledilen Özgecan’ın acısını hepimiz en derinden yaşadık. Fakat özellikle belirtmek isterim ki; şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan binlerce şoför, insanlık dışı bu olaya sebebiyet veren ‘sözde’ meslektaşları nedeniyle acı ve utancı aynı anda yaşadı.

Vahşice katledilen Özgecan’ımıza Allahtan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı dilerken, ‘sözde’ şoförün tüm şoför camiasını zan altında bırakmasının ve tüm şoförlerin karalanmasının da doğru olmadığını belirtmek isterim.

Şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün geçmişine baktığımızda bu tarz elim herhangi bir olayın yaşanmamış olmasından gurur duyuyoruz. Bugüne kadar Türkiye’nin en uzak noktalarına kadar yolcularını güvenle taşımayı ilke edinmiş olan bu sektör gelecekte de aynı misyonunu kesintisiz bir şekilde sürdürecektir.

 

16/02/2015

5 yıllık bir çalışmanın mutlu sonuna ulaştık

1.Yaşına geçtiğimiz ay basan Türkiye Otobüsçüler Federasyonu bugüne kadar sektörümüz için çok önemli ve hayati konulara el attı. Sorunların çözümü için çalmadık kapı bırakmayan TOFED, diğer taraftan da gelecek kuşaklara büyük bir onurla miras bırakacağı yapılanmalara imza attı. Bana sorarsanız bu yapılanmaların en önemlileri sıralamasında, TOFED’in öncülüğünde kurulan Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği (IPRU) yer alıyor. TOFED Türkiye’de bir ilke imza atarak, Türkiye’nin kurucu ülke olduğu bir mesleki sivil toplum örgütünün kurulmasına ön ayak oldu. Kuruluş deklarasyonu 2013 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 90’ıncı yılında imzalanan IPRU’da önemli bir viraj daha aşıldı ve Bakanlar Kurulu IPRU’nun kuruluşunu onayladı.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve kabinenin bakan üyeleri, 9 Aralık 2014 tarihli bakanlar kurulunda IPRU’nun kuruluşunu onayladı.  Bu onay ile birlikte IPRU’nun kuruluşu için gereken son yasal prosedür de tamamlanmış oldu ve IPRU resmiyet kazandı. Bu onay için başta Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ve bakanlar kurulu üyelerine en derin teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bakanlar kurulunun bu onayı ile 2010 yılında başladığımız uzun yürüyüş en önemli viraj geçilmiş oldu. TOFED’in öncülüğünde 1 üye ülke ile başlayan bu yolculukta 17 ülkeye ulaşıldı. Üye ülkeler Gürcistan, Ukrayna, Romanya, İran, Azerbaycan, Makedonya, Bulgaristan, Ürdün, Rusya Federasyonu, Sudan, Sırbistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Karadağ, Arnavutluk ve Slovenya’ya kadar uzandı ve Avusturya sınırına kadar gelindi.  Dünya ne kadar büyükse bizim de hedefimiz o kadar büyük.  Otobüsle yolcu taşınan her ülkenin üyemiz olması gibi çok büyük bir hedefimiz var.

Burada hem TOFED’in hem de IPRU’nun kurucu Genel Başkanı Sayın Galip Öztürk ile 5 yıllık süreçte hiçbir desteği bizden esirgemeyen dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın, Eski Karayolu Düzenleme Genel Müdürü Ali Rıza Yüceulu’ya  teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Destekleri olmasaydı bu başarıya ulaşmamız çok zor olurdu.

Şimdi Türk otobüsçüsünün çatı örgütü olmanın yanı sıra dünya otobüsçülerinin de çatı örgüt olmak için çalışmalara başlama zamanı. Zira IPRU, otobüsle yolcu taşımacılığı sektörünün global gelişmesinin de bizce öncü gücü olacak.  Ve tabiî ki bu süreçte, TOFED ile Türk otobüsçüleri uzun yıllara dayanan tecrübelerinin, diğer ülkelerin örnek aldığı çalışma sisteminin üye ülkelere ihraç edecek.

Sektörümüzün deneyimlerini paylaşacağı ve dönem dönem diğer ülkelere de öncülük edeceği bu platformun camiamıza da yeni ve geniş ufuklar açacağına inanıyoruz. IPRU, kalitesi ile dünyaya örnek olan Türkiye karayolu yolcu taşımacılığı sektörüne emek veren herkesin başarısıdır. Bu başarının tüm sektörümüze hayırlı olmasını temenni ediyorum.

 

 

09/02/2015

Yurt içi taşımalarda da yurt dışı taşımalarda da sorunlar diz boyu

Karayolu ile yolcu taşımacılığı sektörü olarak Türkiye sınırlarına, 81 il ve ilçeye hatta köylere kadar yapılan yolculukların teminatı bizim sektörümüzdür. Yılda 200 milyondan fazla yolcunun anayasamızın en temel hakkı olan seyahat özgürlüğü hakkından faydalanmasını alnının akıyla sağlayan bu sektör, sadece yurt içinde yolcu taşımacılığı yapmıyor.   Öncelikle yakın komşularımız Bulgaristan, Yunanistan olmak üzere Irak, Almanya, Gürcistan olmak üzere pek çok ülkeye otobüsle yolcu taşınıyor. Ama yurt içinde yolcu taşıyan firmalarımızın yaşadığı sorunların kat be katını yurt dışına yolcu taşıyan firmalarımız da yaşıyor.

Devamı
Türkiye ile diğer ülkeler arasında karayolundan yolcu taşımaları; ‘İkili Uluslar arası Karayolu Taşıma Anlaşmaları‘ ve ‘Çok Taraflı Anlaşmalar’ çerçevesinde yürütülmektedir.

Türkiye ile 32 Avrupa ülkesi arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması mevcuttur. Uluslararası Karayolu Taşıma Anlaşmamız bulunan ülkelerle Türkiye arasındaki yolcu taşımacılığı, bu anlaşmalarda belirtilen esaslar çerçevesinde yapılmaktadır.

Tarifeli Taşımalar

– Taşıma yapılan ülkeden alınan izin belgesi,
– Transit geçilen ülkeden alınan izin belgesi,
– Onaylı zaman tarifesi, ücret tarifesi ve hat krokisi,
– Yolcuların listesi ve yolcu bileti yolcularda bulunmalıdır.

Yukarıda saydığım maddeler uluslararası yollarda yolcu taşımacılığı yapmak için gereken genel maddeler. Bir de daha sonradan yolcu taşınan ülkelerin mevzuatlarından ya da yasalarından kaynaklanan zorunluluklar oluyor ki meslektaşlarımızı işte en çok bu noktalar zorluyor. Öyle ki bir ülkede değişen yasaya göre, 90 gün o ülkeye giriş yapan bir kişi sonraki 90 gün ülkeye giriş yapamıyor. Sınır kapısında otobüsün diğer araçlarla birlikte sıraya girmesi yolculuğun süresinin uzadıkça uzamasına neden olabiliyor. Ya da ülkeye ağrı kesici bile olsa ilaç girilmesin yasaklanması ile yolcular sınır kapısında kalakalıyor. E- vizenin kaldırılması ile yolcu sayıları dip yapabiliyor.

Uygulamaya koyulan yüzde 25 doluluk şartı nedeniyle otobüsler 1-2 yolcu ile binlerce kilometrelik yolculuğa çıkmak zorunda kalabiliyor. Sefer iptalleri durumunda da yüklü cezalar cabası…

Gümrük kapılarından alınan ÖTV’siz yakıtın otobüslere verilmemesi de önemli bir sorun olarak karşımızda dururken, her ülkenin mevzuatının birbirinden farklı olması her gün yeni bir sorunun ortaya çıkmasının da nedeni oluyor. Tüm bu sorunlar nedeniyle sektörümüzde önemli bir yer tutan uluslararası yolcu taşımacılarının sorunlarını bir kez daha masaya yatırıp, bir kez daha ayrıntılı bir şekilde tespit edip, çözümleri için hem Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, hem de Dışişleri Bakanlığı nezdinde görüşmelere başlayacağız.
13 Şubat 2015 Cuma günü saat: 14.00’te TOFED Konferans salonunda, ‘Uluslararası yolcu taşıma yetki belgesine sahip firmaların karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerilerinin tespiti’ konulu bir toplantı düzenleyeceğiz. Bu toplantıya yurt dışı yolcu taşımacılığı yaparken sorun yaşayan her firmamızdan yetkililerinin katılımını bekliyoruz. Ki sorunların tespiti daha geniş kapsamlı olsun ve sesimiz daha gür çıksın.

 

02/02/2015

En değerli hazine zaman

Günümüzün hızlı akan günlük yaşamının içinde en değerli hazinemizin zaman olduğunu kabul etmek gerekir. Zamanı verimli kullanmak, aynı zamanda yaşam kalitesinin artmasının da birinci koşuludur. Zamanı iyi kullanmak da ancak ve ancak planlı yaşamak ile sağlanabilir. Diğer taraftan günümüzün iyiden iyiye zorlaşan ekonomik şartlarını göz önüne alarak yaşamak gerektiğini de unutmamamız gerekiyor. Bütün bunlardan niye söz ettiğimize gelirsek… Ülkemizde şehirlerarası yolculukların büyük bir kısmı hala otobüsle yapılıyor. Bu yolculuklar sırasında hem zamandan hem de paradan tasarruf ederek bilet almanın yolu ise TOFEDBilet’ten geçiyor.

Devamı

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu olarak 19 Ocak’ta online bilet satış hizmeti sunmaya başladık. Kullanıcılar TOFEDBilet.com adresinden 7 gün 24 saat online olarak 76 firmanın tüm güzergahlarda ki sefer ve saatlerine ulaşabilecek. Karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörünün çatı örgütü olarak yolcularımızın hem zamandan hem de paradan tasarruf edebilmeleri için bir online bilet satın alma sitesi tasarladık ve ortaya TOFEDBilet çıktı.

Son yılların trendi haline gelen online alışverişin otobüs biletlerine uyarlanmış hali olan TOFEDBilet, sektörümüzün sefer sayısı açısından en önemli firmalarını bu platform üzerinde bir araya getirdi.

Yılda 210 milyon adet biletin satıldığı bir sektörde, biletinin otogarlara gitmeden, acentelere başvurmadan almak isteyen yolcularımız için ideal bir çözüm olan TOFEDBilet, TOFED’in kendisini teknolojiye adapte etmesini de güzel bir örneği aynı zamanda.

Yolcularımız http://www.tofedbilet.com adresine girdikten sonra, sisteme dahil olan 76 firmanın, tüm güzergahlarındaki seferlerini ve saatlerine online olarak ulaşabilecek. Ve yolculuğunu bu platform üzerinden planlayabilecek. Sitede ayrıca satış işleminin yanı sıra bilet rezervasyonu da yapılabilecek. Ayrıca şuan da 76 firmanın güzergah bilgileri ile sefer saatlerinin bulunduğu online sistem yakında tüm otobüs şirketlerini de kapsayacak.

En ucuz fiyat garantisi, 7/24 müşteri hizmetleri desteği ve bilet iadesi imkânlarını da sunan TOFEDBilet’in ilerleyen dönemde önemli bir bilet satış platformu haline geleceğinden de hiç kuşkum yok.

Diğer taraftan, öğrencilerimizin ve öğretmenlerinin 15 günlük tatilinin ilk yarısı geçti. Tatilin ilk haftası öğrencileri olduğu kadar sektörümüzü de mutlu etti. Eylül ayından bu yana boş olan otobüslerimiz doldu,  azalan sefer sayıları yeniden arttı. Özellikle kış turizminin yoğun olduğu bölgelere doğru bir seyrüsefer oluştu.

Öğrencilerimizin yarattığı bereket bu hafta da devam edecek ve özellikle 6- 7-8 Şubat tarihleri arasında geri dönüşlerin başlaması ile devam edecek ve sevgili öğrencilerimizin 9 Şubat’ta yeniden ders başı yapması ile birlikte yaz sezonuna kadar devam edecek olan bir durgunluk dönemine daha gireceğiz.

Bize düşen yeni sezona kadar kendimizi yenilemek, sezona tam anlamıyla hazırlanmak ve yolcularımıza kaliteli hizmet vermek.  Sektör mensuplarımızın aradaki süreyi yeniden yapılanma için kullanacağından da hiç kuşkum yok.

26/01/2015

Sezondan önceki son yoğun dönem

Türkiye genelinde yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 900 bin öğretmen 23 Ocak Cuma günü yarıyıl tatiline çıktı.  İlk, ortaokul ve liseler okuyan öğrencilerin yanısıra, üniversitelerde de yarı yılın tamamlanması ile karayoluyla yolcu taşımacılığı sektörüne 2 haftalık kısa bir soluk alma imkanı sağladı.  Türkiye’nin dört bir yanına tatil yapmaya giden, aile ziyareti için memleketlerine giden öğrenciler sezonun kapanmasından sonra sessizliğe bürünen otogarlarda yeniden bir hareketlilik sağladı,  otobüsler yine sefere dolu koltuklar ile çıkmaya başladı. Bu trend okul zilinin çalacağı 9 şubat Pazartesi gününe kadar da devam edecek.

Devamı

Türkiye genelinde ilk, orta ve liselerde okuyan yaklaşık 18 milyon 18 ile 900 bin öğretmen 23 Ocak Cuma günü çalan zil ile 9 Şubat Pazartesi gününe kadar tatile çıktı.  Üniversitelerde de sınavların bitmesi ile birlikte üniversiteli gençlerimizin tatili başladı.

2 hafta gibi kısacık bir süre olsa da tatil deyince yolculukların artması da gelenek haline geldi. Gerek kış turizmi için yola çıkanlar, gerekse de memleketlerine gidenler, sezonumuz sona erdiğinden bu yana boş olan otogarlarda gözle görülür bir hareketlilik yaşattı. Koltukları boş kalan otobüslerde doluluk oranlarının da yüzde 100’lere yaklaşmasını sağladı. Şu an Büyük İstanbul Otogarı’ndan Türkiye’nin neresine olursa olsun kalkan otobüslerimizin koltukları öğrencilerimiz ve aileleri ile dolmuş durumda. Özellikle üniversite şehri olarak adlandırılan kentlerimizde, ailelerinden uzakta okuyan üniversiteli kardeşlerimiz de otobüslerimizin yoğun bir seyr-ü sefer yapmasını sağladı.

Sektörümüze sezonun başlayacağı döneme kadar kısa bir soluk alma imkanı sağlayan bu tatilin yarattığı hareketliliğin okul zilinin çalacağı 9 Şubat Pazartesi gününden önceki hafta sonuna kadar devam etmesini bekliyoruz.

Sektörümüzde hiç kimse yolcumuzun arttığı bu dönemi fırsat kabul ederek bilet fiyatlarını beklenmedik oranlarda artırma yoluna gitmedi. Hali hazırda 3-4 yıl öncesinin bilet fiyatları ile hizmet veriyoruz. Ne artan akaryakıt fiyatları ile birlikte bilet fiyatlarımızı artırdık. Ne de petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle fiyatı azalan akaryakıt fiyatları nedeniyle bilet fiyatlarını indirdik. Otobüs biletlerimizin fiyatı kelimenin tam anlamıyla stabil  durumda. Ne azalıyor ne de artıyor. Bu tatil döneminde de aynı durum geçerli.

9 Şubat Pazartesi günü başlayacak olan eğitim öğretim yılının ikinci dönemi 12 Haziran Cuma günü tamamlanacak. Ve sektörümüz için asıl hareketli dönem bu tarihte başlayacak.

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte sektörümüzün en sevdiği dönemde başlamış olacak. Sezon meslektaşlarımızın yeni yatırım yapacağı, borçlarını ödeyeceği, geleceğini planlayacağı temiz bir sayfa olarak açılacak.

 

 

19/01/2015

Bilet fiyatlarında düşme olmaz

Son 6 ayda petrol varil fiyatında yaşanan yaklaşık yüzde 50’lik düşüş sebebiyle akaryakıt ürünlerinde de az miktarda bir indirim yapıldı. Dolayısıyla bu indirim haberinin bilet fiyatlarına da yansıması yönünde bir beklenti ortaya çıktı. Ancak akaryakıtta yapılan indirimlerin toplamının yüzde 15 civarında kaldığı da bir gerçek. İndirimin bu kadar az olması nedeniyle otobüs bilet fiyatlarında bir indirim de söz konusu değil.  Zira bu sektör zaten yıllardır bilet fiyatlarına zam yapmıyor, yapamıyor!

Devamı

Petrol fiyatlarında yüzde 50’ye varan düşüşün ardından akaryakıt ürünlerine yapılan indirim, gözleri otobüs ve minibüs biletlerinin fiyatlarına çevirdi çevirmesine, fakat karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektöründe bilet fiyatları uzun bir süredir zaten değişmiyor. Türkiye İstatistik Kurumu yakın bir zamanda, ülkemizde 2009-2014 yılları arasında, ulaşımda yaşanan fiyat artışını açıkladı. Açıklanan rakamlara göre de, ulaştırma sektöründe en az zamlanan biletlerin otobüs biletleri olduğu görüldü. Son beş yılda şehirlerarası otobüs biletlerinde artış sadece yüzde 34’te kaldı.

Bizler yurttaşlarımızın anayasal hakkı olan seyahat etme özgürlüğünü sağlamak zorundayız. Tabi bunu sağlarken de Ulaştırma Bakanlığı’nca belirlenen taban-tavan fiyat politikalarına da uymak durumundayız. Özel araç sahipliği artarken, havayolu ve hızlı tren ile rekabet etmeye çalışırken ve gider kalemlerimiz her geçen gün artarken, her platformda karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün zor bir süreçten geçtiğini dile getiriyoruz. Uzun yıllardır bilet fiyatlarına tek kuruş zaman yapmadan sektörümüzde ayakta kalmaya çalışan onlarca firma var. Hal böyle olunca da bilet fiyatlarına herhangi bir zam yapılmadığı için, indirim yapılması da bu şartlarda mümkün görünmüyor.

Öte yandan sektörün tek çatı örgütü olarak, kazancımız nasıl artar, gider kalemleri nasıl düşer diye sektör menfaatleri için uzun yıllardır çeşitli projeler geliştiriyoruz. 10. yaşımızı kutladığımız 2015 yılına da yeni bir proje ile merhaba diyoruz.

Kurduğumuz TOFEDBilet internet sitesi üzerinden online bilet satış hizmeti sunmaya başladık. Site üzerinden yolcularımız 7 gün 24 saat online olarak 76 firmanın tüm güzergahlarda ki sefer ve saatlerine ulaşabilecek. Hem yolcular, hem de firmalar açısından ‘kazan kazan’ ilkesi ile kurulan site hem firmalara yeni yolcular kazandıracak hem de yolculara büyük bir kolaylığı TOFED güvencesi ile sağlayacak. Yeni projemizin sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Başlangıç olarak 76 firma ile anlaşma sağlandı ancak bu sayının çok kısa bir süre içinde artacağını ve sektörün tüm firmalarının TOFEDBilet çatısı altında buluşacağına inanıyorum.

 

 

 

 

12/01/2015

10 yılı geride bırakırken…

Türk otobüsçüsünün çatı

örgütü unvanını 10 yıldan bu yana elinde bulunduran Türkiye Otobüsçüler Federasyonu bir kilometre taşını alnının akıyla geçti. Dile kolay 10 yıl önce kurulan TOFED Türkiye’nin en ücra noktasına kadar, hem de neredeyse kapıdan kapıya şeklinde yolcu taşıyan bir sektörün sözcüsü konumuna geldi. Bu yolculukta çok önemli bir kilometre taşını geride bırakmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kurucu Onursal Başkanımız Sayın Galip Öztürk tarafından başlatılan bu uzun ve meşakkatli yolculukta geride bıraktığımız 10 yılı Batum’da tüm sektör mensuplarımız ve iş ortaklarımız ile kutladık.

Sektörün son yıllardaki en büyük buluşması olan 10. yıl kutlamamızda, büyük camiamızı oluşturan hemen herkes vardı. Birebir sohbetlerde ve gala gecesinde, sektörün geleceği ile çok önemli doneler elde ettik. Bu buluşmamamıza sponsor olan, Anadolu Isuzu, Temsa, Brisa,

Funtoro, Smartbus, Mapar, Otokar, Harward Ses ve Görüntü Sistemleri ile İpek Bilgisayar’ın yöneticilerine gönülden teşekkür ediyorum. Bir teşekkürümü de bizi bu özel kutlamamızda yalnız bırakmayan Acara Özerk Cumhuriyeti Ekonomi

Bakanı David Baladze, Turizm

Bakanı Temur Diasamidze, Batum Belediye Başkanı Giorgi Ermakov’a olacak.

Kurucu Onursal Başkanımız Sayın Öztürk’ün de katıldığı gala gecesinde önümüzdeki zorlu süreç için moral ve güç depolarken, gelecek vizyonumuzu da büyük ölçüde belirledik.

Kurucu Onursal Başkanımız Sayın Galip Öztürk, TOFED’in kurulduğu günden bu yana sektörün ideallerinin yerine getirmek için harcadığı emeğe dikkat çekti. Kurucu Onursal Başkanımız sektörün kurumsallaşması adına 1970’li yıllarda atılan ilk adımların camiayı bugünlere getirdiğine işaret eti.

TOFED geride bıraktığı 10 yılda sektörün birliği, sorunların yetkili makamlara iletilmesi ve çözümü, sosyal dayanışma gibi konularda çok önemli mesafe kat etti. 55 dernek ile çıkılan bu uzun yolculukta 10 yılda Türkiye’nin tamamını kapsar duruma geldik. Hatta ve hatta daha da ötesinde dünya otobüsçülerini bir araya getirme başarısına da imza attık.

Yeni dönemde engelliler yasa tasarısı, uluslararası taşımalar için yüzde 25 doluluk oranı, bilet fiyatlarında yakalanması gereken istikrar, D 1 ve D 2 belgelerinin alım şartlarının yeniden gözden geçirilmesi, şoförlerimizin 20 yıl çalışıp 25 yıldan emekli olmaları, dijital takograf verilerinin saklanması, HGS’den doğan cezaların silinmesi, taşıt kartlarının geçici bir süre dondurulmasıyla ilgili gibi konular başta olmak üzere yoğun bir çalışma yapacağız. Yani önümüzdeki yıllar da geride bıraktığımız 10 yıl kadar yoğun geçecek.

Ne diyelim nice 10 yıllara…

Nice 100 yıllara…

05/01/2015

2015’e yeni umutlarla adım attık.  2015 yılı hepimiz için ama öncelikle sektörümüz için ayrı bir önem taşıyor.  Bu yıl federasyonumuzun 10. Kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.  Dile kolay 10 yıl geçti TOFED’in kuruluşundan bu yana… 10 yılda büyük mesafeler kat ettik. Öncelikle sektörün örgütlü gücü haline geldik.  Camiamız ile sorun çözücü, kanun yapıcı merciler arasında önemli bir köprü vazifesi gördük. Yasaların yapılma aşamasında fikri sorulan bir federasyon haline geldik. Bir sivil toplum örgütünün kurulduğu ilk yıllar rüştünü ispatlaması açısından çok önemlidir.  Biz geride bıraktığımız 10 yılda rüştümüzü gerçek anlamda ispat ederek sektörümüzün tek sözcüsü konumuna da geldik.

***Devamı ***

Azim, kararlılık ve heyecanla, 5 Ocak 2005 yılında çıktığımız bu yolda 10 yılı geride bıraktık. Sektöre katkı sağlamak, destek olmak ve “sektörün tek çatı örgütü” olma unvanının hakkını vermek amacıyla her gün daha çok çalıştık. Yola çıkarken ilk hedefimiz sesimizi duyurmak ve kanun yapıcı merciler arasında önemli bir köprü vazifesi görmekti. Zaman içerisinde bu hedefi yerinme getirerek,  sektör sorunlarında söz sahibi olduk. Bir çoğumuza bu meslek dededen, babadan kaldı. Karayolu yolcu taşımacılığı var olduğu günden bu yana her yıl yüzlerce araç alarak aynı zamanda otomotiv sanayinin gelişmesine ve ülke ekonomisinin kalkınmasına da katkı sağladık. Dünya global bir köy haline gelirken, mesafeler kısaldıkça dünya üzerinde taşıma işini en iyi yapanın Türk otobüsçüsü olduğu da apaçık ortaya çıktı. Hal böyle olunca tecrübemizi diğer ülkeler ile paylaşmak adına yeni projelere ihtiyaç duyuldu. Bu amaçla, 4 yıllık gibi bir çabanın sonucunda Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği IPRU’yu kurduk. 13 üye ülke katılımı ile deklarasyonu ilan edilen IPRU, bugün 17 üyeye ulaşan dev bir birlik haline geldi. Uluslar arası platforma bir birliğe Türkiye’nin liderlik etmesi ve bunun TOFED’in çabaları ile olması hepimizin gurur kaynağı oldu.

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” der Herakleitos. Tabii ki 10 yılda çok şey değişti. İlerleyen teknoloji ve zamanın gerekleri karşımıza sağlam rakipler çıkardı. Özel araç sahipliği arttı, havayolları otobüs bileti fiyatına yolcu taşımaya başladı… dolayısıyla da sektörümüz git gide zorlanmaya başladı. Kurumsallaşan firmalar ayakta kalırken tutunamayanlarda bir bir kepenk indirdi. Bu zorlu süreçlerde de bizler hep otobüsçünün yanında olmaya devam ettik. Yakıt maliyetlerinden tutun da sigorta masraflarına varıncaya dek giderleri azaltacak projeler ürettik ve hayata geçirdik. Ayrıca “Bizi bizden iyi kimse anlayamaz” diyerek bir de sosyal dayanışmamızı artırmak adına Türkiye Otobüsçüler Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı TOSEV’i kurduk. Böylece nice zorluklarla sektöre hizmet veren çalışanların çocuklarına da ufak bir katkımız olsun dedik ve yüzlerce öğrenciye burs verdik.

Görevi devraldığım 2011 yılından bu yana, TOFED bayrağını hep bir adım öteye taşımak için çalıştık. Bugün 10. Yılımızı kutlamaya hazırlanıyoruz. 5 Ocak tarihinde Batum’da yapılacak 10. Yıl kutlaması sektörümüzü bir araya getirecek. 10 yılda yapılan onca güzel işi ve sektörün bir arada olduğunu görünce yarınlara daha da umutlu uyanıyoruz. Her yeni gün yeni bir başlangıçtır. 2015 yılında da aynı karalılık ve heyecanla çalışacak, sektöre elimizden gelen tüm desteği sunmaya devam edeceğiz.

Aynı çatı altında bir olmak dileğiyle…

 

29/12/2014

Firmalarımıza uyarı: HGS’ye dikkat

Bu hafta köşe yazımda son dönemde sektör firmalarımızın başını fazlasıyla ağrıtan bir soruna dikkat çekmek istiyorum. Otoyol ve köprü geçişlerinde, geçiş kartı olmayan, kartı olduğu halde bakiyesi yetersiz olan ya da HGS kartı arızalı olan ve ya HGS sisteminde aksaklık yaşanması sonucu gerek yolcu gerekse de yük taşımacıları ciddi cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Ceza kesilmesi bir tarafa, hızlı geçiş sistemi yönetmeliği esaslarına göre cezaların 11 kata ulaşması firmalarımızı önemli ölçüde etkiliyor.

Devamı

2013 yılında kesilen HGS cezaları için 1 yıllık yasal sürensin dolması ve tebligatların gönderilmeye başlaması ile birlikte araç sürücüleri beklemedikleri HGS cezaları ile karşı karşıya kaldı. Beklenmeyen cezalar ile karşılaşanlar arasında yolcu ve yük taşımacısı şirketler de var.

Zira otoyol ve köprü geçişlerinde, geçiş kartı olmayan, kartı olduğu halde bakiyesi yetersiz olan ya da HGS kartı arızalı olan veya HGS sisteminde aksaklık yaşanması sonucunda ceza yiyen şirketler Karayolları’nın Hızlı Geçiş Sistemi yönetmeliğine göre cezalandırılıyor.  Yönetmelikte “geçişi ücretli olduğu halde ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine, o güzergâhın en uzun mesafesine ait geçiş ücretinin 11 katı tutarında idari para cezası verileceği ve bu en uzun mesafenin ücret ödemeden çıkış yapılan gişelere en uzak mesafede olan gişenin dikkate alınarak belirleneceği” ifade ediliyor. Bu durum cezanın katlanarak artması sonucunu doğuruyor.

Bu durum sadece sektörümüzün paydaşlarını etkilemiyor. Eşya taşımacılığı yapan TIR’lar, sürücüleri ve şirketleri de aynı durumdan muzdarip. Bir de uzun yola çıkan ve günler sonra başladığı noktaya dönen otobüs ve TIR’lar için cezanın ödeme süresinin çok kısa olması büyük sorun teşkil ediyor. Kesilen cezaların tebliğinden itibaren araç sahiplerinin ilk 7 gün itiraz hakkı bulunuyor. Tebliğden sonra 15 gün içinde ise borcun ödenmesi gerekiyor. Yola çıkan ve günler sonra dönen bir sürücü cezadan da haberi yoksa cezaya itiraz edemiyor. Ve belki de katlanarak artan bir ceza ile karşı karşıya kalıyor. İtiraz süresi bizce bir haftadan biraz daha uzun olmalı.

Tabi aslında ilk yapılacak şey şirketlerde sadece bu cezaların takibatını  yapacak ve denetimini gerçekleştirecek bir birimin kurulması olmalı. Olmalı ki firmalar kötü sürprizlerle karşılaşmasın.

Özellikle yolcu ve yük taşımacılarını yakından ilgilendiren bu konu için Uluslararası Nakliyeciler Derneği ile birlikte hareket edeceğiz. UND Başkanı Sayın Çetin Nuhoğlu ile birlikte yeni yılın ilk günlerinde Ankara’ya giderek konunun ilgililerine sektör mensuplarımızın mağduriyetlerini aktaracağız. Ve konunu çözünü için girişimlerde bulunacağız.

Gelecek yılın ülkemiz sektörümüz ve yolcularımıza mutluluk getirmesini diliyorum.

Mutlu ve huzurlu yıllar…

 

22/12/2014

Emekledik, yürüdük, şimdi koşma zamanı…

Bir yılı daha geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde bir yandan 2014 yılını değerlendiriyor, bir yandan da 2015 yılı projelerine büyük bir heyecanla hazırlanıyoruz. Malum 2015 yılı bizler için ayrı bir önem taşıyor. 2005 yılında temellerini atığımız Türkiye Otobüsçüler Federasyonu 2015 yılında 10. yaşını dolduracak. “Her yeni gün yeni bir başlangıç” derler. Bunun bilincinde olarak, 10 yıldır her gün, ilk günkü azim ve heyecanla sektör menfaatleri için çalışıyoruz. Yeni yılda da aynı istek ve kararlılıkla, sektörün çatı örgütü olarak çalışmaya devam edeceğiz.

Devamı

Yaşadığımız zor sürece rağmen 2014 yılında güzel işlere imza attık. Rekabet ortamının ve gider kalemlerinin artması nefes almamızı zorlaştırınca, sektöre nefes aldıracak proje arayışlarına girdik. TOFED Sigorta ile otobüsçülerimizin sigorta masraflarını bir nebze de olsun azaltacak güzel bir proje hazırladık ve çok güzel geri dönüşler aldık. Akaryakıt giderlerinin azaltılması konusunda da Shell Kart projemiz ile sektöre omuz verdik.

Bir yandan giderleri azaltacak projeler hazırlarken bir yandan da en çok ihtiyacımız olan birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek adına da boş durmadık ve Türkiye Otobüsçüler Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı (TOSEV) ile sektöre hizmet veren 100 çalışanımızın çocuğuna burs verdik. 4 yıl önce temellerini attığımız ve Türkiye’nin ilk kez uluslararası platformda liderlik yapmasına vesile olduğumuz IPRU projemizde ise 2014 yılında 17 üye ülkeye ulaştık.

Şimdi koskoca bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyoruz. 10. yaşımıza bastığımız 2015 yılından doğal olarak beklentimiz çok fazla. Artan rekabet ortamında ayaklarımızın yere daha sağlam basması gerektiğinin bilincinde olarak, şoförlerimizden hostlarımıza, şehirlerarası yollarda hizmet veren firmalarımızdan, üretici firmalarımıza kadar tüm sektörün menfaatlerini gözeterek yeni projeler hazırlıyoruz.

Sektöre girişlerin zorlaştırılması gerektiğini her platformda tekrarladık ve tekrarlamaya da devam edeceğiz. Bizim istediğimiz parası olan herkesin D1 ve D2 belgesi alarak bu işi yapması değil, hizmet kalitesi, kurumsallığı, müşteriye saygısı olan kişilerin karayolu yolcu taşımacılığı sektörüne hizmet vermesi. Bu nedenle D1 ve D2 belgelerinin verilmesinde bir takım aksaklıklar olduğunu düşünüyoruz. Yeni yılda bunun için var gücümüzle çalışacağız. Öte yandan, şehirlerarası kilometrelerce yollarda, insanları sevdiklerine kavuşturan kaptanlarımızın taşıdığı sorumluluğun ve yıpranma paylarının farkındayız. Bunun için de şehirlerarası hizmet veren kaptanlarımızın 20 yıl çalışıp, 25 yıl üzerinden emekli olmasını talep ediyoruz. 2015 yılında bu konuyla ilgili de girişimlerimiz olacak.

Yepyeni bir sayfa açtığımız 2015 yılında da azim, heyecan ve çalışma hırsıyla dolu, 10 yaşında, ayakları yere sağlam basan bir sivil toplum örgütü olacağız. Sektörün bir adım daha ileriye gitmesi için çalışırken, herkesin desteğine ihtiyacımız var. Sesimizin daha gür çıkması için birlik olmalı, el ele vermeliyiz. Emekledik, yürüdük, şimdi koşma zamanı.

15/11/2014

Nice 10 yıllara

Çok değil 15 gün sonra 2014 yılını da uğurlayarak yeni bir yılı karşılayacağız. Karşılayacağımız 2015 yılı biz otobüsçüler için farklı bir anlam taşıyor. Önümüzdeki yıl kuruluşu için 11 Mayıs 2004’de ilk adımları atılan Tüm Otobüsçüler ve İşletmecileri Federasyonu 55 derneğin katılımıyla 4 Ocak 2005 tarihinde kuruldu.

İçişleri Bakanlığı’nın 18 Mayıs 2006 tarihli onayı ile de federasyonumuzun “Tüm Otobüsçüler ve İşletmecileri Federasyonu” olan isminin başına ‘Türkiye’ eklendi ve TOFED’in adı “Türkiye Otobüsçüler Federasyonu’’ olarak tescillendi.

Ve şimdi TOFED 10. yaşını kutlamaya hazırlanıyor.

DEVAMI

Türkiye’de ulaşılmadık nokta bırakmayan biz otobüsçüler, 10 yıl önce ülkemizin dört bir yanında örgütlü olan 55 derneğin katılımıyla ve sektörün öncü ismi Sayın Galip Öztürk’ün liderliğinde TOFED’i kurduk.

Yer aldığımız sektör itibariyle birbirimizin en amansız rakipleri olan bizler, TOFED’de tam anlamıyla bir güç birliği yaptık ve camiamızı tek çatı altında toplamayı başardık. Birlikten güç doğacağını bilerek,  tek ses, tek yürek olduk…

Sektörün sesini duyurabilmek, sorunlarının çözümünde etkin ve etkili bir lobi olabilmek için geride kalan 10 yıl içinde pek çok başarılı faaliyete imza attık. Türkiye’nin farklı kentlerinde düzenlenen bölge toplantıları ile meslektaşlarımız ile bir araya geldik, sorunlarımızı ortaya koyup, çözüm yollarını irdeledik. Bu sonuçları sektörümüzün kanunlarını ve yönetmeliklerini devreye alan bakanlığımıza ileterek sorunların en aza indirgenmesi için çaba harcadık. Bu nedenle kuruluşundan bu yana TOFED Yönetim kurullarının bir ayağa hep Ankara’da oldu.

Sektörün ilk uluslararası sivil toplum örgütünün kurulmasına ön ayak olduk. İlk kez, Türkiye’nin kurduğu bir sivil toplum örgütüne diğer ülkelere üye oldular. Bu açıdan da bir ilk’in yaşanmasını sağladık.

Kendi içimizde sosyal dayanışmayı sağlamak için TOSEV’i kurduk. Daha önceleri sektörde yer alıp zor duruma düşmüş meslektaşlarımıza ve onların çocuklarına fayda sağlamak için kurulan TOSEV kanalıyla ilk etapta sektör mensuplarının çocuklarına bursla verilmesini sağladık.

Şehirlerarası ulaşımının hali hazırda büyük çoğunluğunu karayolu ile yapan, verdiği bu hizmet dünyaya örnek olan Türkiye’de “Otobüs Müzesi“ kurulması için çalışmalarımızı başlattık.

Tüm bunları yaparken zamanın nasıl geçtiğini de anlamadık. Ve TOFED şimdi 10. yaşını kutlamaya hazırlanıyor.  Geride bıraktığımız 10 yıla rağmen, 4 Ocak 2005’te hissettiğimiz heyecanı hala hissediyor, karayolu yolcu taşımacılığı sektörüne emek vermenin gururunu hala ilk gün ki gibi yaşıyoruz. Yola çıktığımız gün taşıdığımız azimle daha nice 10 yıllar göreceğimize canı gönülden inanıyorum.

 

08/12/2014

Yetki belgeleri dondurulsun!

4 Ocak 2005 tarihinde 55 derneğin katılımı ile kurulan Türkiye Otobüsçüler Federasyonu TOFED, çok kısa bir süre sonra 10. Yaşını kutlayacak. Geçen 10 yıllık süre zarfında sektör adına çok önemli işlere imza attık. Bayrağı devraldığım 2011 tarihinden bu yana, üye dernek sayımız 77’ye ulaşırken, IPRU ve TOSEV gibi çok değerli projeleri hayata geçirdik. Önümüzdeki yıllarda da sektörümüzün hayati sorunlarına çözüm bulmak için çalışacağız.

 

 

Dünyaya örnek olduğumuz karayolu yolcu taşımacılığının hizmet kalitesini daha da artırmak ve bayrağı her zaman bir adım ileriye götürmek adına, hala ilk günkü heyecanı taşıyor, inanç ve azimle çalışıyoruz. Ancak herkesin malumu olduğu üzere sektörümüz zor bir süreçten geçiyor. Özel araç sahipliğinin artması, havayolu şirketlerinin yaz-kış çok ucuz fiyatlara yolcu taşıması ve otobüsçülerin gider kalemlerinin her geçen gün artması sektörün nefes almasını imkânsız hale getiriyor. Tüm bunların yanı sıra korsan taşımacılarla da savaşımız her daim devam ediyor. Demem o ki; bayramlar ve yaz tatili olmasa ayakta duramayacak hale geldik. Hal böyle olunca da ayakta kalabilmek için yeni önlemlere, çözüm önerilerine ihtiyacımız attı.

Karayolu Taşıma Kanununun “Sınırlamalar, kısıtlamalar ve geçici düzenlemeler” başlığı altında yer alan 10. maddesinde yer alan ifadelere dayanarak sektöre ve Ulaştırma Bakanlığımıza bir öneri sunmak istiyorum.

Söz konusu maddede “Bu Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunanların sayısı, yolcu ve eşya taşıma kapasiteleri ile bu husustaki potansiyel, yetki belgelerinde kayıtlı taşıtların durumu, haksız rekabetin önlenmesi, kamu yararının gözetilmesi, atıl kapasite oluşumunun ve kaynak israfının önlenmesi, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlık, yetki belgelerinin verilmesi ve/veya sayısında, taşıt sayıları ve/veya kapasitelerinde, taşıma hatlarında veya güzergâhlarında sınırlamalar, kısıtlamalar ve/veya belirli bir süreyle sınırlı geçici düzenlemeler yapabilir” ifadesi yer alır.

Bu maddeden hareketle, kendi adıma, kurtuluş reçetesini yetki belgelerinin belli bir süre için bile olsa dondurulması olarak gördüğümü belirtmek isterim. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın böyle bir yetkisi var. Örneğin Bakanlık;  31.12.2014 tarihinde D belgesi verilmesini 5 yıllığına dondursun. Sektöre yeni otobüs girişleri, sadece var olan plakalar ile hayat kazansın. Sektör  için D1 ve D2 belgelerine ayrı ayrı taşıt kartlarının dondurulmasında fayda görüyorum.

Bu öneri hayat geçerse hem 2. el otobüs pazarı hareketlenir hem de gelir pastasının daha da fazla dilime bölünmesinin önüne geçilir.

 

01/12/2014 

 

Yolcularımızın güvenliği her şeyin üzerinde

Karayoluyla şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörü olarak yolcularımız ve onların güvenliğini her şeyin üzerinde tutuyoruz.  Ulaşımlarını sağladığımız yolcularımızı sevdiklerine sağ salim kavuşturmak için her yatırımı yapıyoruz, her kurala eksiksiz riayet ediyoruz. Kış mevsiminin ve zorluklarının kapıya dayandığı, hatta belirli bölgelerde kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu dönemde meslektaşlarımıza cezai işlem uygulanmaması ve aziz yolcularımızın can güvenliği için kış lastiği zorunluluğunun başladığını hatırlatmayı da bir görev biliyorum.

Devamı

Binlerce otobüsü ile yılda milyonlarca yolcu taşıyan sektörümüz, evindeki misafiri gibi kabul ettiği yolcularımızı alıp,  sevdiklerine sağ salim kavuşturmakla yükümlü olduğunu çok iyi biliyor. Camiamız bu kutsal görevi yerine getirirken, bütün kurallara harfiyen riayet için de azami bir gayret gösteriyor. Zira bu kurallar sektörün sağlıklı işlemesini sağlamasının yanı sıra yolcularımızın can güvenliğini de koruyup kollamaktadır.

Şimdi uymamız gereken belki de en önemli zorunluluklardan biri daha başladı. O da kış lastiği kullanma zorunluluğu.  7 bölgesinde 4 mevsimi aynı anda yaşatan güzel ülkemizde kış mevsiminin hayli sert ve zor geçtiği bölgelerimiz de mevcut. Kış sert geçiyor geçmesine ama bu durum o bölgelere ya da noktalara ulaşımın durması anlamına tabi ki gelmiyor. Ulaşımın kesintisiz devam edebilmesi adına mutlaka kış lastiğini kullanılması gerektiğini konusunda meslektaşlarımızı uyarmak isterim.

Zira Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın 2 yıl önce devreye aldığı ”Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik”e göre, kış şartlarına uygun olmayan, kış lastiği takılmamış araçların yola devam etmelerine izin verilmeyecek. Kurala uymayan araçların işletmecilerine 519 lira para cezası uygulanacak. Yönetmelikteki kış lastiği takma zorunluluğu, şehirlerarası yük ve yolcu taşıyan ticari araçları kapsıyor. Yani bizim sektörümüz bu yönetmeliğe öncelikle uyması gereken sektörlerin başında geliyor ki, camiamızda bu konuda gerekli hassasiyetin olduğun da biliyoruz.

Dönem dönem bir araya geldiğimiz lastik üreticileri, karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektöründe kış lastiği kullanma oranlarının yüzde 80’lerin üzerinde olduğunu ve rakamın diğer sektörler göre hayli yüksek olduğunu dile getiriyor.

Sizce de bu yüksek oran sektörümüzün insan hayatına verdiği önemi gözler önüne sermiyor mu? Evet, sektörümüz insan hayatına verdiği değer ile bu yüksek oranlara ulaşmış durumda ama bu oranın yüzde 100 olmaması için de hiç bir sebep yok.

 

 

24/11/2014

Türkiye büyüyor ve gelişiyor

 

Geçtiğimiz hafta Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Lütfü Elvan, Bakanlığın 2015 yılı bütçesini sundu. Sektörümüzle uzaktan yakından ilgisi olan hemen herkesin büyük bir dikkatle irdeleyeceğini düşündüğüm bu bütçe yatırımlarında da aslan payını yine karayolu yatırımları alacak.

Sayın Bakanımız bakanlık bütçesini sunarken, son 12 yılın yatımlarına da değindi. Bakanımızın bu konuşması ile son 12 yılda özellikle bizim sektörümüzün de nereden nereye geldiğimiz de ortaya çıktı. Kanunu bırakın yönetmeliği bile olmayan bir sektörden bugünkü her kademesi kayıt altında, dünyaya örnek bir sektör haline geldik.

 

Devamı

 

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan geçtiğimiz hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığın 2015 bütçesini ve yapılacak yatırımları detayları ile anlattı. Bakanlığın bütçesi küçük bir devleti kıskandıracak ölçüde büyük. Önümüzdeki yıl bakanlık bünyesinde 15.5 milyar liralık yatırım yapılacak. Diğer harcamalar ile birlikte ortaya 40.2 milyar liralık devasa bir yatırım rakamı çıkıyor.

 

Bu rakamlar Ulaştırma Bakanlığı’nın ülkemizin gelişmesinde ne denli önemli bir işlevi olduğunun bir göstergesi aynı zamanda.

 

Zira Ulaştırma Bakanlığı ilgili kurum ve kuruluşları ile birlikte 4 bine yakın proje sürdürüyor. Bu projelerin 2 bine yakını bizim sektörümüzü de yakında ilgilendiren projeler ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor.

 

Nereden nereye…

 

Ulaştırma Bakanımızın 18 Kasım’da yaptığı bu bütçe sunumu, Türkiye’de ulaştırma alanında son 12 yılda yaşanan gelişmeleri de hatırlattı bize.  

 

Son 12 yılda plansız, programsız, kanunu, bırakın yönetmeliği bile olmayan bir sektörden kuralları baştan sona belirli bir sektör yaratıldı. Karayolu taşıma kanunu ve yönetmeliği ile sektör kayıt altına alındı. Ve bugüne gelindiğinde dünyaya örnek bir otobüsçülük sektör ortaya çıktı. Bu aşamaya gelme noktasında son 12 yılda bakanlığın en üst düzey yetkilisinden en sıradan memuruna kadar herkesin bir emeği oldu.

 

Doğru dürüst yolun olmadığı bölgelerimiz vardı. Şu an 66 bin kilometrelik yol ağımızın yüzde 36’sı bölünmüş yol haline getirildi. Trafik hacmi  geçmiş yıllara oranla artmasına rağmen bölünmüş yollar sayesinde tasarruf arttı, trafik kazalarında yaşanan can kayıpları  Avrupa ortalamasının altına  indi.

 

Bu  başarılara hep Ulaştırma Bakanlığı’nın çalışmaları sonucu ulaşıldı.

 

2015 yılı da Bakanlığın dev projelerinin devam edeceği bir yıl olarak Türkiye tarihinde yerini alacak.

İstanbul trafiğini rahatlatma projeleri devam edecek. İstanbul-İzmir Otoyolu projesinde, 2015 sonu itibariyle Bursa’ya kadar olan kesim açılacak. İzmit Körfez Geçiş Köprüsü’nün silüeti,  4-5 ay sonra görülebilecek, köprünün açılışı ise 2015 sonunda olacak.

Uzun sözün  kısası 2015 yılı ulaştırma yatırımları açısından oldukça hareketli ve verimli bir yıl olacak. Bu yatırımların elbette ki bizim sektörümüze de olumlu yansımaları olacaktır.

 

 

17/11/2014

Petrol fiyatları düşünce…

 

Dünya ekonomisindeki ilginç gelişmeler,  gezegenimizin global bir köy haline gelmesi

sonucunda Türkiye’yi de etkiliyor. Son olarak ham petrol fiyatları birkaç ayda 110 dolardan 80 doların altına geriledi. Bu gelişme Türk ekonomisini de haliyle etkiledi. Türk ekonomisi etkilenirken bir otobüsçüler de bu gelişmeden payımızı aldık dersek yalan söylemiş olmayız. Zira petrol fiyatlarının gerilemesi ile birlikte özel havayolu şirketleri uçak biletlerine indirim yapacaklarını dillendirmeye başladı. Özellikle otobüs yolcusunun iyice azaldığı kış sezonunda uçak biletlerine yapılacak bu indirim sektörümüz için telafisi zor sonuçlar doğurabilir endişesindeyiz.

 

 

 

 

Petrol ve motorin fiyatındaki düşüşle kâra geçen havayolu şirketleri, uçak biletlerinde indirime gideceklerini açıkladı. Hem de öyle böyle bir indirim değil.

 

 

Havayolu şirketi yöneticileri yakıt fiyatlarındaki yüzde 10’luk düşüşün 1 saatlik uçuşta maliyetleri koltuk başına 3 dolar azalttığını,  bu hesaptan hareketle de  bilet fiyatında 9 dolar (yaklaşık 20 lira) indirime gidebileceklerini açıkladı. Kış mevsiminde yaz mevsimine oranlar oldukça ucuza bilet satan hava yolu şirketleri şimdi bu hesapla otobüs bileti fiyatına bilet satmaya hazırlanıyorlar. Bu fiyatların havayolu yolcusunu yüzde 5 oranında artırması beklentisini yine aynı yöneticiler dile getirdiler.

 

Hal böyle olunca karayolu ile yolcu taşıma sektörünün mensupları olarak bizleri oldukça zor bir kışın beklediğini söylersek abartmış olmayız.

 

Yolcu sayımız malumdur ki kış mevsiminde zaten diplerde dolaşıyor. Sefer sayıları olabildiğince azaltılıyor. Şimdi bir de en büyük rakibimiz fiyat avantajı ile karşımıza çıktığında durumumuz daha da zorlaşıyor.    Zira bizim sektörümüze verilmiş bir akaryakıt desteği yok, petrol fiyatlarının düşmesi bizim aldığımız yakıtın fiyatının düşmesini sağlamıyor ve hala en büyük gider kalemimiz akaryakıt. Artan akaryakıt fiyatlarına rağmen yıllar öncesinin bilet fiyatları ile zara etme pahasına otobüslerimizi yollarda tutuyoruz ama bu devran daha ne kadar böyle gider hiç birimiz bilemiyoruz.

 

Eşit rekabet fırsatı

 

Bu yüzden yıllardır tekrarladığımız talebimizi yine dillendiriyoruz. Ulaşım modellerinin çeşitlenmesine, bu modeller arasında entegrasyon olmasına asla ve asla karşı değiliz. Karşı olduğumuz modlar arası rekabetin  eşit olmaması, olamamasıdır. Ve şimdi bir kere daha ulaşım modelleri arasındaki bu eşitsizliğin giderilmesini talep ediyoruz. Havayolu  şirketlerinin yapacakları indirimin diğer sektörleri nasıl etkileyebileceği hakkında ayrıntılı bir değerlendirilmenin yapılmasını  talep ediyoruz.

 

 

 

10/11/2014

Ankara temaslarımız verimli geçti

 

Geçtiğimiz hafta, sektörümüzü temsil eden 3 federasyonun başkan ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan bir heyetle Ankara’da bir dizi ziyarette bulunduk. Önce Ulaştırma Bakanlığımızın deneyimli Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın’ı makamında ziyaret ettik ve son dönemde yaşadığımız güncel sorunlarımız ile çözüm önerilerini istişare ettik.  Aydın’ın ardından ise geçen ay Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne atanan Mustafa Kaya’yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledik. Geçmişte uyum içinde çalıştığımız eski genel müdürümüz Ali Rıza Yüceulu’nun sektörümüze gösterdiği hassasiyetin önümüzdeki dönemde Sayın Kaya ile devam edeceğini de biliyoruz.

 

Devamı

Türkiye’de yaşayan hemen herkesi mutlaka en az bir kere ağırlamış sektörümüzün kuralları, işleyiş ve iş yapış şekilleri, neyi yapıp neyi yapamayacağı kanunlar tarafından belirleniyor. Bu kanunlar yapılırken sektörümüzün elbette ki görüş ve önerileri de alınıyor. 2003 yılında devreye alınan Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği’nin hazırlığı aşamasından bu yana Ulaştırma Bakanlığı’nda üst düzey görevlerde bulunan ve sektörümüzü her zaman dinleyen bir isim olarak görüp sevdiğimiz Müsteşar Yardımcımız Talat Aydın geçtiğimiz hafta sektörümüzün

3 federasyonunu başkan ve yöneticilerini ağırladı.

 

Ziyaretimizde doğaldır ki, camiamızı yakından ilgilendiren konular gündeme geldi Aydın’dan şehirlerarası yollarda seyreden yolcu otobüslerinin daha sık denetlenmesinin istedik. İstedik ki korsan bir şekilde taşıma yapan otobüsler ayıklansın, sektörümüze leke sürmesinler.

 

Diğer taraftan şu an sadece otobüs bileti satma yetkisi olan F1 acentelerine yapılacak bir düzenleme ile hava, deniz ve demiryoluna ait biletleri de satabilme yetkisinin verilmesini talep ettik.

 

Sevgili Talat Aydın’ın ardından ise Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğüne yeni atanan Sayın Mustafa Kaya’yı ziyaret ettik. Sayın Kaya camiamızın yakından tanıdığı ve sevdiği, taleplerimizi her zaman dinleyen ve sorunlarımıza çözüm arayan Sayın Ali Rıza Yüceulu’nun yerine bu göreve geldi. Kendisine yeni görevinde başarılar dilerken, Sayın Yüceulu’ya da sektörümüze verdiği destek ve sunduğu katkılar için teşekkür ediyoruz. Şimdi aynı desteğin bizi büyük bir nezaketle ağırlayan Sayın Kaya’dan geleceğinden ve Kaya’nın bu görevde büyük başarılara imza atacağından hiç şüphemiz yok.

Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. Korsan taşımanın mutlaka önüne geçmemiz gerekiyor. Bunu bu sektörde yer alan herkes üzerine basa basa söylüyor, ama bir yandan da arz var ki talep oluyor diyoruz. Bu durumda sözümüz yolcularımıza…

Korsan taşımacılığın önlenmesi için  yolcularımız mutlaka otobüse otogardan binmeliler. Korsan taşımacılık devletimize vergi açısından, vatandaşlarımıza ise can güvenliği açısından zarar veriyorsa bunu önlemek yine vatandaşlarımızın elinde. Özellikle İstanbul‘da çeşitli semtlerden hareket eden otobüslerin kontrol dışı olduğu akıldan çıkarılmamalı. Ve vatandaşlarımız yolculuklarına mutlaka otogarlardan başlamalılar.  Böylece hem denetimden geçmiş otobüslerle yolculuk ederek kendi can güvenliklerini korurlar hem de vergi kaçakçılığının önüne geçerler.

03/11/2014

Kurumsal firmaların önemi

 

2003 yılında yürürlüğe giren “Karayolu Taşıma Kanunu” ve 2004 yılında yürürlüğe giren “Karayolu Taşıma Yönetmeliği” sektörün kurumsallaşma sürecinde önemli kavşak noktalarından birisi kabul ediliyor. Hiç kuşkusuz, mevzuat düzenlemelerinin temelinde sektördeki kurumsallaşmayı sağlamanın yanı sıra seyahat güvenliğini artırmak da vardı.

 

Seyahat güvenliği ve kazalar maalesef ülke gündeminin üst sıralarında yer alıyor. Yılda 200 milyonun üstünde yolcu taşıyan, yüz binlerce sefer düzenleyen otobüsçülük sektörü de ‘kazalar’ denince medyanın hemen spot ışıklarını çevirdiği, günah keçisi aradığı sektörlerden birisi. Bizler en güvenli taşımacılık modunun otobüsçülük olduğunu savunuyoruz ve bu tezimizi Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ilgili trafik birimlerinin istatistik verileriyle de destekliyoruz. Kazaların araçların belge türüne sınıflandırılmaya başlanmasından sonra bizim bu tezimizdeki haklılığımız da görüldü.

 

Ancak kaza haberleri ülkemizi ve bizleri üzmeye devam ediyor. Son iki haftaya baktığımızda; 13 Ekimde Sivas’ta polisleri taşıyan otobüsün devrilmesi ve üç polisimizin şehit olması, 25 Ekimde Afyon’da üniversite öğrencilerini taşıyan otobüsün devrilmesi ve 8 öğrencimizin yaşamını yitirmesi, Cuma günü aldığımız bir başka acı haber mevsimlik işçileri taşıyan midibüsün kaza yapması ve 16 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi. Her kaza haberi ülkemizi üzüyor fakat sorgulama yapma ve yeniden düşünme gereğini de ortaya koyuyor.

 

Bildiğiniz gibi D1 Belgeli otobüslerle şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı, D 2 Belgeli otobüslerle de şehirlerarası tarifesiz yolcu taşımacılığı yapılıyor. Belge almak kurumsallaşmanın bittiği anlamına gelmiyor. Personeliyle, aracıyla çok iyi hizmet veren firmalar da var, hizmetin gereğini sağlayamayan firmalar da var. Bu konudaki farklılıkları D 2 segmentinde daha fazla görüyoruz. Bu konuda tabiî ki yolculara da iş düşüyor, mümkün olduğu kadar kurumsal firmalarla seyahat etmeliler. D 1’lerde de aynı şekilde, kurumsallık yine orada da süzgeç olmalı. ‘Nasıl olursa olsun gideyim’ anlayışı yerine, ‘hizmeti iyi veren ile gideyim’ anlayışı tercih edilmeli.

27/10/2014

Sektör paralel yapıya kurban vermeyecek

 

 

Otobüsçülük sektörü kendi gelişim sürecinde çok badireler atlattı, çok zorlu yollardan geçti, çok çetin rekabetlerin içinde oldu. Ancak iki önemli değerden hangi şartta olursa olsun vazgeçmedi; vefa ve dayanışma. Bugün bu vefa ve dayanışmanın güzel bir örneğini daha yaşıyoruz. Sektörümüzün kurumsallaşmasında büyük emekleri olan TOFED Kurucu Onursal Başkanı Sayın Galip Öztürk’e, verdiği hukuk mücadelesinde, destek veriyoruz.

 

Geçtiğimiz hafta, Türkiye Otobüsçüler Konseyi olarak önemli bir basın toplantısına imzamızı attık. Önemli ve anlamlı bir toplantıydı. TOFED’in, TOSEV’in, IPRU’nun kurulmasına öncülük eden, sektörümüzü sadece ulusal alanda değil, uluslararası alanda da ön plana çıkarmak için büyük emekler sarf eden Sayın Galip Öztürk’e, yeniden yargılanma talebinde destek vereceğimizi kamuoyuna duyurduk. Bununla ilgili olarak da kampanya başlatacağımızı açıkladık.

 

“Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir” diyor Montesquieu. Biz karayolu yolcu taşımacılığı sektörü olarak bu tehditin farkındayız. Sayın Galip Öztürk, paralel yapı olarak tabir edilen grup tarafından nasıl bir algı operasyonuna ve kumpasa maruz bırakıldığını sadece sektörümüze değil tüm Türkiye’ye anlattı. O kumpasın neticelerini hepimiz görüyoruz, paralel yapının ülkedeki “adalet” algısını nasıl zedelediğini de görüyoruz. Sayın Galip Öztürk, bugün yeniden yargılanmak istiyor, hukuk istiyor, adalet istiyor. Biz de sektör olarak ona bu kutlu yürüyüşünde destek veriyoruz.

 

Desteğimiz elbette ki sadece basın açıklamalarıyla olmayacak. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan, Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’ndan, Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ’dan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Sayın Lütfi Elvan’dan randevu talep ettik. Onlara da sektörümüzün bu konudaki görüşlerini aktaracağız, firmalarımızdan topladığımız imzaları ileteceğiz. Bugünkü duruşumuz, birlik ve beraberliğimiz aslında en önemli mesajdır. TOFED’iyle, TOF’uyla, UYOF’uyla, firmalarıyla biz büyük bir aileyiz. Haksızlığa uğramış, uğradığı haksızlığı bertaraf etmek için hukuk mücadelesine başlamış Sayın Galip Öztürk’e hep beraber destek vermemiz  daha güzel yarınlar için de umuttur. Öyle inanıyoruz ki; Sayın Galip Öztürk’ün yeniden yargılanma talebi kabul görecek ve paralel yapının sebep olduğu bir hukuk ayıbı temizlenecektir.

20/10/2014

Bu sektöre güvenen mahcup olmaz

 

Kurban Bayramı haftasına sektörümüzün duayeni Ali Osman Ulusoy’u, nam-ı diğer Sevgili Ali Osman Amcamızı kaybetmenin hüznüyle başlamıştık. Kurban Bayramından sonra hüznümüze bir yenisi daha eklendi sektörümüzün duayenlerinden Süleyman Hamurcu’yu da kaybettik. Bir taraftan merhum büyüklerimizin yasını tutup onları hayırla yad ederken diğer taraftan da onların bize bıraktığı otobüsçülük bayrağını dalgalandırmaya devam ettik.

 

Otobüsçülük bayrağı diyorum çünkü merhum büyüklerimiz bu bayrağı yıllarca gururla dalgalandırdılar. Sektörümüz bu ülkenin ulaştırmadaki yükünün önemli bir kısmını üstlendi ve üstlenmeye de devam ediyor. Nice bayramlar, nice sezonlar, nice mevsimler yolcularımızı sevdiklerine kavuşturduk, insanımıza hizmet etmenin kıvancını yaşadık. Otobüsçüler olarak bundan sonra da yolcularımızı sevdiklerine kavuşturmaya, ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz.  Geçtiğimiz Kurban Bayramı tatilinde, şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı yapan otobüslerimizle ilgili kara haber almadık. Bayram tatili süresince on binlerce sefer yapan otobüslerimiz herhangi bir kaza olayına karışmadılar. Kaptanlarımız yine özveriyle görevlerini yaptılar, buradan bütün kaptanlarımızı tebrik ediyorum. Her zaman iddia ediyorum, imkân verildiği sürece en güvenliği taşımacılığı bu sektör yapar. Bu sektöre güvenen mahcup olmaz…

 

Bir teşekkürü de sektörümüz adına Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi Elvan’a sunmak istiyorum. Bayram öncesinde, şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığında D 2 belgeli otobüslere 3-13 Ekim tarihleri arasında müsaade edileceği açıklanmıştı. Firmalarımız yolcularımızın taleplerine cevap verebilmek için 1-2 Ekim tarihlerinde de müsaade rica etmişlerdi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bunu anlayışla karşılayacak gerekli kolaylığı sağladı. TOFED yönetimi olarak 17 Ekim Cuma günü Trakya Otobüsçüler Derneği Başkanı Salim Altunhan’ın davetiyle Edirne’ye geldik. Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin’i ve Belediye Başkan’ı Sayın Recep Gürkan’ı ziyaret ettik. Edirne programımızla ilgili detayları gelecek hafta gazeteniz Ulaştırma Dünyası’ndan okuyabilirsiniz.

 

Sektör Galip Öztürk’ün yanında

 

TOFED’in Onursal Kurucu Başkanı Sayın Galip Öztürk’e yönelik sürdürülen paralel kumpasın karşısındayız. Sektör olarak Sayın Galip Öztürk’ün hukuk mücadelesini destekliyoruz. İnanıyoruz ki, ülkemiz bu paralel yapının algı operasyonlarından ve kumpaslarından en kısa zamanda arınacaktır.

 

13/10/2014

Sektörde yaprak dökümü

Karayoluyla yolcu taşımacılığı sektörü işlerin babadan oğla devrolduğu bir camia. Bu camiada herkes birbirini tanır. Sektör üyelerimiz kıyasıya rekabet eder, ama aynı havayı soluduğu, aynı gemide yol aldığı, aynı yolcuyu paylaştığı gerçeğini de unutmadan en büyük rakibi ile de can ciğer kuzu sarmasıdır aynı zamanda. İşte bu nedenledir ki ne zaman sektörümüzden bir yıldız kaysa içimiz en yakınımızı kaybetmişçesine acır. Henüz duayenimiz Ali Osman Ulusoy’un kaybının acısı tazeyken bir kara haber de Kayseri’den aldık.

Türkiye’nin dört bir yanında, ülkenin en kalabalık şehrinden en ücra kasabasına kadar üyesi bulunan kocaman bir sektör olan karayoluyla şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektöründe son dönemlerde ciddi bir yaprak dökümü yaşanıyor maalesef.

Geçmişte aramızdan bir bir ayrılan duayen isimlere, her geçen gün yenileri ekleniyor. Henüz, camiamızın her daim birlik beraberlik ve güç birliği içinde olması gerektiğini savunan, sektörümüzün çıkarlarını her platforma yılmadan savunarak, çözüm arayan, herkesin Ali Osman Amca’sı Ali Osman Ulusoy’un acısı tazeyken bir kötü haber de Kayseri’den geldi. Kayseri’de, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybeden Süha Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Hamurcu da gök kubbede bir hoş sada bırakarak aramızdan ayrıldı. Hem kayseri iş dünyası hem de sektörümüz bir kez daha öksüz kaldı.

Süleyman Hamurcu, 40 yıllık aile dostumuz,   babamın hem arkadaşı hem iş ortağı alması bir tarafa benim “Süleyman Amcam” idi. Kendisi ile yıllarca iş ortaklığı yürüttük, bir günden bir güne birbirimizi üzmedik.

Süleyman Amca 80 yıla yaklaşan ömründe hiç kimseyi üzmediği içindir ki onu son yolculuğuna uğurlamaya gelenler Kayseri Cami Kebir’e sığmadı. Kayseri Valimiz Orhan Düzgün ve Kayseri Ticaret Odası Başkanı Mahmut Hiçyılmaz’ın da aralarında bulunduğu cemaat, Süleyman Hamurcu’ya hakkını helal ederek uğurladı son yolcuğuna.

Ben de kendi şahsıma hakkım varsa helal olsun, Allah büyüklerimizi başımızdan eksik etmesin diyorum.

Rahat uyu Süleyman Amca…

 

01/10/2014

İnsanlar ölür, fikirler asla…
Sektörümüz yine yoğun günler yaşıyor. Kurban Bayramı’nda misafirlerimizi sevdiklerine ulaştırmaya çalıştığımız günlerde sektörümüz acı bir haberle sarsıldı. Sektörümüzün duayen isimlerinden Ali Osman Ulusoy ne yazık ki aramızdan ayrıldı.
Uzun yıllar sektörümüze  emeği geçmiş, yolumuza ışık tutarak, engin tecrübelerini bizlerle paylaşmış ve küçük yaşlardan itibaren iş dünyasının hep kalbinde yaşamış bu ulu çınarın aramızdan ayrılması hepimizi derinden yaraladı. Sayın Ulusoy, sektörün her zaman birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini savunan, her toplantıda bizlere bunu aşılayan, sorunların çözümünde tek yumruk halinde hareket etmemiz gerektiğini bize öğreten, sektörümüzün tartışmasız duayeniydi. 87 yıllık hayatı başarılarla dolu olan bu büyük isim karayolu yolcu taşımacılığı sektörüne kattıklarıyla hepimizin ufkunu genişletti.
Devamı
Sektörün her yıl geliştiğini, büyüdüğünü, dünyaya ve diğer ulaşım modellerine örnek olduğunu her platformda ifade eden, hemen her toplantımıza başkanlık eden, çözüm arayışında her zaman akıl ve mantık sınırları dışına çıkılmaması gerektiğini savunan sektörün Ali Osman Amcası Ali Osman Ulusoy bizler için dev bir isimdi ve bizlere çok şeyler kazandırdı. Aramızdan ayrıldığı zaman da hiç şüphe yok ki geride çok güzel fikirler bıraktı. Sektörümüz Ali Osman Ulusoy’un bizlere kattıkları ile ilerlemeye devam edecek ve onu asla unutmayacaktır.
Hayat devam ediyor…
Her saniye biri ölürken biri de doğuyor dünyada ve yaşam karmaşası her daim sürüyor.  Bundan sonra bizlere düşen Sayın Ulusoy’un fikirlerini yaşatmak, bize tuttuğu ışık sayesinde her gün ilerlemektir. Onun da dediği gibi Türk otobüsçüsü her zaman dünyaya örnek olmaya devam etmelidir, edecektir de. Hizmet kalitemizi her gün artırarak yollarda olmaya devam etmeliyiz.
Karayolu yolcu taşımacılığı sektörü kısa bir yaz sezonu ve Ramazan Bayramı tatilinin ardından Kurban Bayramında da yolcuları sevenlerine kavuşturmak için canla başla çalışıyor. Her ne kadar bu bayram yolcu sayımız yarı yarıya düşmüş olsa da her bir yolcu bizim için aynı öneme sahiptir ve bu nedenle en yoğun zamanlarda bile en iyi hizmeti, kaliteyi sunmak ve yolcularımızı memnun etmek adına bu bayramda da elimizden geleni yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.
Sayın Ali Osman Ulusoy’a Allahtan rahmet, sevenlerine ve tüm camiamıza başsağlığı diliyorum. Bizler için buruk geçen Kurban Bayramı’nın da herkese sağlık ve huzur getirmesi temennisi ile yolumuz açık olsun.

29/09/2014

Bayram tatilimiz kısa, yolcumuz daha az

Bu yıl Kurban Bayramı tatilinin kısa olması, hafta sonunun 4 günlük bayram içinde olması ve yaz tatilinin yeni bitmiş olması, 4 Ekim Cumartesi 7 Ekim   Salı günleri arasında idrak edeceğimiz Kurban Bayramı tatilinde iş potansiyelimizi daha önceki bayramlara oranla bir parça daha azaltacak. Geçmişte 9 güne ulaşan bayram tatillerinde yaşadığımız yolcu yoğunluğu bu bayramda doğal olarak daha az olacak. Arife günü olan 3 Ekim Cuma gününün kamu kurumları için tam gün tatil edilmesiyle ortaya çıkan 5 günlük tatil, havaların da kışa dönmesiyle beklentileri karşılamayacak ama sezonun bittiği bir anda bizlere kısa bir nefes alma imkanı sunacak.

 

Bu yıl otogarlarda geçmiş yıllardaki gibi baskın bir yolcu yoğunluğu beklemiyoruz. Bu beklentimizin nedeni ise Bayramın hafta sonunda başlaması, vatandaşlarımızın yaz tatilinden yeni dönmüş olması ve okulların yeni açılması… Tüm bu nedenlerle bu yılki Kurban Bayramı tatili, otogarlarda yoğunluk açısında geçmiş bayramlara benzemeyecek.  Geçmiş yıllarda bayram tatili süresince Türkiye’de ortalama 8-10 milyon arasında kişinin otobüslerle seyahat ederdi ancak bu bayram için aynı şeyi söyleyemiyorum. Kamu kurumları için arife gününü de tam gün tatil ilan edilmesiyle yolcu sayısı ancak ve ancak 4-5 milyon civarında gerçekleşecek gibi görünüyor.

 

Uçak seferlerinin yaygınlaşması, Ankara-İstanbul arasında Yüksek Hızlı Tren’in devreye girmesi ve özel otomobil sahipliğinin çoğalması nedeniyle sektörümüzde bilet fiyatları da maalesef artırılamıyor.  Uçağın ve hızlı trenin altında bir fiyatla bilet satmaya yıllardır devam ediyoruz. Hem de zara etme pahasına. Ancak bunu yapmaya bir anlamda da mecburuz. Her ne kadar hepimiz ticaret yapıyorsak da aslında yaptığımız iş özünde bir kamu görevi. İnsanları sevdikleri ile buluşturmak, yolcularımızın güvenli yolculuk yapmasını sağlamak bizim öncelikli görevimiz.

Bu nedenle biz her olasılığa da hazırız. Yolcu yoğunluğunun beklentilerimizin üzerinde çıkması durumunda kimsenin mağdur olmaması için 3 Ekim- 13 Ekim tarihleri arasında  ek seferler düzenleyebilmek için gerekli izinleri Ulaştırma Bakanlığımızdan aldık. Bu açıdan yolcularımızın hiçbir endişesi olmasın. Gitmek istedikleri her noktaya kendilerini ulaştıracak bir otobüsümüz mutlaka olacak. Olacak ki yolcularımız da korsan otobüslere mecbur kalmasınlar, güvenli seyahat etsinler, bayramı ağız tadıyla geçirebilsinler.

Tüm bu dediklerimizin olabilmesi için yolcularımıza düşen tek görev otogarlardan kalkan otobüslere binmeleri. Mümkünse biletlerinin gidiş dönüş olarak almaları ve yolculukları sırasında da emniyet kemerlerini takmaları.

 

 

22/09/2014

 Sektörün geleceği entegre taşımacılıkta

 

18 Eylül Perşembe günü sektörümüze örnek olacak bir işbirliğinin imza törenine şahitlik ettik. Karayolu yolcu taşımacılığı sektörümüzün önde gelen firmalarından Metro Turizm ile deniz taşımacılığının parlayan yıldızı İDO, entegre taşımacılık alanında çok önemli bir projeye start verdiler. Taşıma modalarının sadece birbirinin alternatifi olmadığına, aynı zamanda birbirlerinin tamamlayıcısı olduklarına da güzel bir örnek sundular.

 

Gerek küresel düzeyde gerek ulusal ve yerel düzeyde rekabet koşullarının zorlaştığı bir dönemin içindeyiz. Karayolu yolcu taşımacılığı da bu süreçte zor bir dönemeçten geçiyor. Elbette ki her zorluk beraberinde yenilikleri ve alternatif çözümleri beraberinde getirecektir. Sektörümüz değişimlerin yeniliklerin her zaman içinde oldu. Zira, Türkiye’deki otobüsçülüğün genlerinde yenilikçilik var. Havayoluyla zorlu ve haksız bir rekabetin içindeyiz ve yakın dönemde hızlı trenin de nefesini daha yakın bir şekilde hissedeceğiz. Alternatif ulaşım modlarının gelişmesinden, segmentasyonun artmasından asla bir rahatsızlık duymuyoruz. Eşit rekabet koşullarında hizmet yarışında olmaktan memnuniyet duyduğumuzu da birçok vesileyle ifade etmişizdir.

 

Sektörümüz her zaman yeniliklerin içinde olmuştur dedik. İşte bu yenilikçiliğin çağımızdaki bir başka versiyonu da entegre taşımacılık modeli oldu. Bugün dünyada, karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolu taşımacılığı,  maliyetlerini minimize etmek ve hizmet kalitelerini maksimum seviyeye çıkarmak için entegre taşımacılık modellerini geliştiriyor. İnsan odaklı hizmet anlayışlarında yeni açılımlarda bulunuyorlar. Otobüsçülük sektörünün de bu yeniliklere kayıtsız kalması düşünülemez. Çağın gereklerini kimi zaman çağın da önüne geçerek yerine getirmek otobüsçülüğün ruhunda var. Bu yüzden entegre taşımacılık konusunda da öncülük yine otobüsçülerde olacak. Biz otobüsçülük zor koşullara rağmen asla bitmeyecek, tam aksine daha da gelişecek ve değişecek derken konuya bu pencereden de bakıyoruz.

 

İşte bu noktada güzel bir örneği Metro Turizm ve İDO sundu. Sektörümüzde daha başka entegre taşımacılık modellerinin de geliştirileceğine, sektörümüzün hizmet standartlarının daha da yükseklere erişeceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Şenol Ayyıldız’ı, İDO Ticari İşler Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ayşe Naz Erer’i, Metro Turizm’in ve İDO’nun değerli yöneticilerini bir kez daha tebrik ediyorum. Örnek bir işbirliğine imzalarını attılar. Böyle güzel örneklerin sayısının artmasını diliyoruz.

 

 

15/09/2014

Öğrenciler de geldi

Aylardan Eylül’e, mevsimlerden sonbahara geldik ve Haziran ayında okula mola diyerek tatile çıkan öğrencilerimiz de okullarına döndü. Çocukları ile birlikte tatile ya da çocuklarının okulunun olmamasından istifade ederek memleketlerine giden anne babalar da evlerine döndü. Bunu geçtiğimiz hafta İstanbul’un trafiğinin birdenbire yoğunlaşmasından da anladık. Yazın görece boş olan ve İstanbullulara az da olsa nefes aldıran yollar her zamanki kalabalığı yaşamaya başladı. Durum böyle olunca bizim sektörümüz de Ekim ayında kutlayacağımız Kurban Bayramı’ndan önceki son yoğun dönemini yaşadı. Tatillerini son ana kadar devam ettirenler de döndü. Şimdi bayramı beklemeye başladık. Sonrasında da 2015 yılının Haziran ayına kadar ‘mola’ diyeceğiz.

Devamı

Kara yolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörünün en çok yolcu taşıdığı ve geleneksel olarak Haziran- Eylül arasını anlatan sezon 15 Eylül itibariyle bütün öğrencilerin okullarına dönmesi ile sona erdi. 3 ayı bulan bu sezonumuz son yılarda Ramazan’ın araya girmesiyle kısalsa da rızkımızı bir şekilde gene de çıkardık.  Şimdi sezonumuz bitti Ekim ayında idrak edeceğimiz Kurban Bayramı tatilinin ardından otogarlarımız sömestre tatili ve 2015 yılının Haziran’ına kadar sessizliğe bürünecek.

Bu dönemi sektör firmalarımızın iyi değerlendirmesi ve re-organizasyonunu doğru yapması gerekiyor. Yaz sezonunda haliyle çok olan seferlerin yolcu düşüşüne bağlı olarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Firmalarımızın eğitim çalışmalarına bu dönemde hız vermesi gerekiyor. Ki böylece yeni sezona eksiksiz bir şekilde başlanabilsin. Bu dönemde yeni sezon için yeni yatırımların çok doğru bir şekilde planlanması gerekiyor.

Kent içi trafiğe dikkat

Yazımın başında İstanbul’un kent içi trafiğinin geçtiğimiz hafta yoğunlaşmaya başladığını ifade ettim.  Bu hafta İstanbul’da eğitim gören 250 bin öğrenciyi taşıyacak servislerin de devreye girmesi, İETT‘nin kış tarifesine geçerek otobüs ve metrobüs sayısını artırması, ailelerinin dönmesi sonucunda özel otomobil kullanımının daha da artacak olması trafiğin daha da yoğunlaşmasına neden olacak. Bu yoğun trafikte yol alan başta servisler olmak üzere herkese kazasız belasız yolculuklar diliyorum.

Bir tebrik

  1. Hükümet döneminde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Bakan Yardımcısı olan Sayın Yahya Baş’ın yeni bakanımız Lütfü Elvan tarafından yeniden bakan yardımcısı olarak atandığını öğrendim. Kendisine görevinde üstün başarılar diliyorum.

Diğer taraftan geçtiğimiz hafta CEBİT Bilişim Eurasia için İstanbul’a gelen, fuarın ardından İstanbul metrosunun yeni etaplarında törenlere katılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Sayın Lütfü Elvan ile bakanımızın programının uygun olduğu bir zamanda sektörümüzün sorun ve beklentilerini duyurmak için bir araya gelmek en büyük dileğimiz. En yakın zanda bu dileğimizin gerçekleşmesi umuduyla…

 

08/09/2014

Sektörümüzün her sorunu için yollardayız

 

TOFED, karayolu ile şehirlerarası yolcu aşıma sektörünün çatı örgütü olarak Mersin’de yaşanan otogar krizine de el attı. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yeni otogarın ihalesinde çok yüksek kira istemesi Mersinli meslektaşlarımızın tepkisine neden oldu.Bu kira fiyatıyla meslektaşlarımızın para kazanması imkansız hatta mucize.  Bu nedenle, otogar esnafının mağdur olamayacağı rakamları talep etmek üzere Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ziyarette bulunduk ve meslektaşlarımızın talebinin belediye Genel Sekreteri’ne ilettik.

 

Devamı

 

Meslektaşlarımızın sorunun çözmek için yolumuz bu kez Akdeniz’in güzel kenti Mersin’e düştü. Akdeniz’in bu sıcak kentine gidişimizin nedeni haftalardır mersinli meslektaşlarımızın gündemini meşgul eden Mersin’in yeni otogarının yazıhaneleri için açılan ihaleydi.

İhalede yazıhane fiyatlarının çok yükselmesi sonucunda meslektaşlarımız, bu kiraları ödeyemeyeceklerini dile getirdi ve hemen hemen hepsi gelecek kaygısına düştü. Zira bu denli yüksek kiraları ödemek bizim sektörümüz gibi kazancı yerinde sayan ancak maliyetleri günden güne artan bir sektör için imkansız ve hatta mucize…

 

Yazıhane kiralarının 100 bin liraya dayandığı Mersin’de belediye ile otobüsçüler arasında arabulucu olmak için Genel Başkan Yardımcılarımız Ali Çıkkan, Mehmet Özcan ve Genel Sekreterimiz Mevlüt İlgin ile birlikte Mersin’e gittik,  Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Haluk Tunçsu ile bir araya geldik. Genel Sekreter Tunçsu ile görüşmemizde yeni açılacak otogarda yazıhane kiralarının çok yüksek olduğunu ve bu rakamların sektör mensuplarımızın belini bükeceğini, kiraların makul oranlara indirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ettik.

 

Şimdi Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Burhanettin Kocamaz’dan orta bir yol bulmasını sektörümüz adına bekliyoruz.

 

Sezonda sona yaklaşılırken

 

Okulların kapanması ile başlayan sezonumuz, bu hafta ilköğretim birinci sınıfların okula başlamasıyla kısmı olarak sona erdi.  2 hafta sonra da tüm örgün eğitim kurumlarını kapılarını açacak. Bu da sezonumuzun önümüzdeki 2 hafta daha yoğunluk yaşayacağını, sonrasında da Kurban Bayramı ve yarıyıl tatilini bekleyeceğimizi gösteriyor. Yarıyıl tatilinden sonra da otogarlarımız 2015 yılının sezonuna kadar sessizliğe bürünecek. Ölü sezonda firmalarımızın kendi içlerinde yaptığı rekabetin yanı sıra havayolu firmalarının yaptığı ultra haksız rekabet var. Yaz sezonunda fahiş fiyatlarla taşımacılık yapan havayolu firmaları kış sezonunda oklarını otobüsçünün üstüne çeviriyorlar. Yazın yolcuyu, kışın otobüsçüyü mağdur ediyorlar. Sektör olarak bizim bu konuya bakışımız net; havayolu firmalarında da taban-tavan fiyat uygulamasına geçilsin. Havayolu firmalarının fiyat politikaları hiçbir şekilde serbest rekabet değildir. Rekabetin özünde hizmeti kolaylaştırırken, ülkeye sağlanan katma değeri artırmak vardır. Onların uyguladığı dengesiz fiyat politikası katma değeri artırmadığı gibi otobüsçülüğün ürettiği katma değeri de yok etmektedir. Kamuda, bununla ilgili kesimlerin insiyatif almasını bekliyoruz. Geçen yıl Ulaştırma Bakanlığı’nın bu konuda başlattığı iyi niyetli girişimleri nasıl istismar ettikleri de ortada! Kurumsallaşmanın lokomotifi olan ulaştırma sektöründe böylesi fütursuzluklara ve vurdumduymazlıklara müsamaha gösterilmemelidir.

 

 

 

Ekonomik Viagra hapları, şans eseri keşfedilen Ereksiyon Olamıyor Musunuz, iktidar artırıcı en iyi ilaçtır. Reçetesiz satılan Viagra bireysel bir ilaç olması düşüncesiyle üretilmiş olmalıdır, yani, arkadaşlarınıza veya iş arkadaşlarınıza tavsiye etmenizi gerektirmez. Gerekli Viagra dozunu almadan önce lütfen bir sağlık uzmanına danışın.

About atlasyazilim