Musa Çaktır

Yaşanmışlar, Yaşanacaklar ve Gelecek

Hep bir umut hep bir beklenti içinde olmak, hedefler ve gelecek; hepimizin kaygısı bu değil mi?

Bu durum bütün sektörlerde bu böyle değil mi? Ne düşünüyorsak, ne çaba veriyorsak, hepsi bu yolda olmuştur. Otobüs işletmeciliği de böyledir; bazı bölgeler bozkırdır, topraklar genç olmasına rağmen ekilen ekinden verim alabilmek için çiftçiler, yağmura veya suni sulama yöntemiyle verimi artırmaya çalışırlar. Oysa öyle bir kuraklık gelir hiç bir şey fayda etmez bütün umutları suya düşer, hayallerini gerçekleştiremez, düşündüklerini yapamaz, isteklerini karşılayamazlar. Ama her şeye inat, bütün olumsuzluklara rağmen ertesi sezon yine ekinlerini eker, az da olsa umutları için çabalarlar.

İşte biz de sektörde aynı şeyleri yaşıyoruz; ne olursa olsun başımıza ne gelirse gelsin hazırlığımız her daim hasat gününedir. Şeker bayramı, kurban bayramı, sömestr, ‘okullar kapandı, okullar açıldı’, ‘düğün var’ dönemleri. Hep bekleriz ve bizim sezona hazırlanışımız tıpkı çiftçide olduğu gibi hep bir umut yağmur yağacak, kar yağacak, verim artacak diye bekleriz ve hayallerimize, umutlarımıza kavuşuruz. Ama bizim beklentilerimizin sonu hiç gelmiyor. Çünkü teknolojiye ayak uydurmak, yeni yönetmelikleri uygulamak, üstün hizmet anlayışlarımız, güncellenme, üretici firmaların lansmanları, model değişiklikleri, hemen hemen 2 yılda bir aracın makyajlanması gibi birçok maliyet artırıcı etkene göğüs gererek yola devam etmek zorunda olduğumuz bir gerçek. Yani sonuç olarak; bir türlü bitmeyen beklentiler.

Böyle geçiyor ömrümüz. Yine verimli geçen 15 günlük sömestrdan sonra boğuşacağımız; uzun ara tatilin olmadığı, seyahatin durma noktasında olduğu döneme girdik. Hep söylerim; sektör mensupları için birleşmelerin olması veya riski paylaşmanın maliyet giderlerinin alta alınması gereken bir dönem başladı. Herkes çok iyi düşünsün yoksa bu dönemde zararlarımızı hiçbir sezon kapatamayız ve her geçen gün küçülerek, hem kendimiz, hem çocuklarımız hem de gelecekte umut bağladığımız sermayelerimiz yok olup gider.

Üretici firmaların büyük zorluklarla üretim yaptıklarını biliyoruz. Ancak buradan söyleyelim ki; daha iyi, daha verimli iş yapabilmemiz için yeni araçlarda indirim yaparak sektörün yanında durmalılar. Yoksa elimizde olmadan kaynaklarımız tükenir ve alımlarımız çok daha zorlaşır.

İşte sözün kısası; umutlarımız ve geleceğimiz bu halde şekillenmeye devam ediyor. Allah tüm sektör mensuplarına kolaylıklar versin.

Bir de yeni yönetmenlikle ilgili çok sorulan durumlar var. Bende bu hafta köşe yazımda o maddeleri dile getirmek istiyorum: Yeni düzenlemeyle çocuklu ailelere şehirlerarası otobüslerde sağlanan yüzde 50’lik indirim yüzde 30’a düşürüldü. Otobüs şoförlerinde eğitim şartı kalktı, yaş sınırı 63’ten 66’ya yükseltildi. Yeni düzenlemeyle otobüslerde çocuk ve engellilere uygulanan yüzde 50’lik indirim, 12 yaşından küçük çocuklar için yüzde 30’a, engelliler için de yüzde 40’a düşürüldü. Ayrıca engelli indirimine kota geldi. Buna göre 20 koltuğa kadar olan taşıtlarda 1, 20’den fazla koltuğa sahip araçlarda en fazla 2 engelliye yüzde 40 indirim uygulanacak. Eğer daha fazla engelli aynı otobüsten bilet almak isterse indirim oranı yüzde 30’a düşürülecek.

Dipnot: Geleceği bizim yapacağımız doğru hamleler belirler.

About Ulaştırma Dünyası