Türker Başkurt

Sektörde Eğitimli Personel Açığı

 

Geçen hafta da köşemde bir nebze bahsetmiştim. ‘Alaylı mı? Okullu mu?’ diye.

Maalesef sektörde gün geçtikçe iyi yetişmiş şoför, muavin ve servis elemanı artık yok seviyelerde. Otobüs sahibinin, 300 bin Euro seviyelerinde para vererek aldığı  otobüsünün anahtarını verdiği şoförün, muavinin, servis elemanının eğitimli olmasını istemesi kadar doğal bir şey olmamalı. O ekibe 45 tane can, hemşerilerinin memleketine yolladığı zarf içindeki emanet para, tüccarın dükkanına koyacağı malı, kızını, karısını, çocuğunu emanet edebileceği ve ettiği insanlar. İnsanların malını, canını, namusunu emanet ettiği bu insanların kökten mesleğe başlaması, muavinlik, şoför adaylığı ve şoför olması gerekir. Okullu demek o mesleği hocanın anlattığı kadar, bilgisi olan şoför, kardeşler yaşam koşulları bozuk, düşük maaş, yeteri kadar istirahat edememe, sağlıklı beslenmeden yoksun olunca mecburen eğitimli personel bulmak zor. Zira alttan yetişmiyor.

Ben çok iyi biliyorum, gözlerimle gördüm; otobüs sahibi iyi yetişsin diye oğluna muavinlik yaptırıyor. Yıllar önce benim de araçta bulunduğum bir kış günü, buzda otobüs kaymaya başladı, muavin takoz atmaya biraz geç kaldı diye patronun oğlunu çekiçle döven şoförü gördüm.

İşte o tarzda yetişen muavini bugün bulmak için mumla aramak gerek. Lastik patladığında, dağın başında iç lastiği (şamyel)  dakikalarca tamir edip hava basan muavin yoksa, eğitimli şoför de git gide yok oluyor.

Gelelim servis elemanına; yazın talep çok, bütün talebeleri host yapıyoruz. Onlar iş öğrenmenin, yapmanın değil, seyahat ederek çok yer görüp masrafsız para kazanmanın peşindeler. Servis elemanlığını meslek olarak seçmiyorlar. Dolayısıyla firmaların kısa vadede eğitmeye çalıştığı kişilerden de eğitimli bir eleman çıkmıyor. Onun için yine soruyorum: Alaylı mı? Okullu mu?

Mazot Tavan Yaptı

Mazot, otobüsçünün tam manasıyla sırtında her geçen gün devamlı büyüyen bir kambur. Doluluk oranında, gidiş- dönüş %60’ı yakalayabilen bir otobüsçünün, genel giderlerini çıktıktan sonra elinde avucunda kalan para sıfır. Ancak %60’ların üzerindeki kapasitede üç beş kuruş kalır, o da hiçbir şeye yaramadan her gün eriyerek biter. Devlet ne KDV’den ne de ÖTV’den vazgeçmiyor. Bu gidişle devletin yerine sırasıyla insanlar zoraki otobüsçülükten vazgeçecekler.

Derviş Binboğa’yı Kaybettik

Bir devrelerin bölgesinde muhteşem firması İpek Turizmin sahibi, duayenlerimizden, ağabeyimiz sayın Derviş Binboğa’yı bir hafta önce kaybettik.

Yıllar önce, elim bir trafik kazasının trajik mağduru ağabeyimiz, yılların haklı mücadelesini kazanamadan gözleri arkasında vefat etti.

Kendisine Allahtan rahmet, geride kalanlara başsağlığı diliyorum. Yorgun savaşçı ağabeyim cennette rahat uyu.

Kalın sağlıcakla.

 

 

About Ulaştırma Dünyası