TOFED: İstanbul Otogarı yerinde kalmalı

 

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu, İstanbul’da şehirlerarası terminallerin yapılandırılmasına ilişkin görüş ve

önerilerini açıkladı. Açıklamada, 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın ıslah edilerek yerinde kalması talebi öne çıktı.

TOFED (Türkiye Otobüsçüler Federasyonu) tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Komisyonu Başkanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan bildiride, şehirlerarası yolcu taşımacılığında terminallerin yer seçimi, işletilmesi ve yapılandırılması ile yolcu transfer merkezlerinin oluşturulması ve karayolu yolcu taşımacılığı ile ilgili Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına TOFED’in katılması maddeleri yer aldı.

 

“Yeni otogar değil ıslah gerekli”

‘İstanbul 15 Temmuz Demokrasi Otogarı Yerinde Kalması Hususunda Gerekçeler’ başlıklı maddede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Uluslararası Anadolu ve Trakya Otobüsçüler Derneği arasında,  29 Aralık 1987 tarihinde akdedilen  “Yap-İşlet- Devret”  Sözleşmesi çerçevesinde inşa edilerek, 1994 yılında açılan 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın 25 yıllık Yap İşlet Devret sözleşmesinin 2019 yılı sonu itibariyle sona ereceği ifade edildi. Bu kapsamda, 50 yıldan fazla bina ömrü kalan ve Avrupa’nın en büyük otobüs terminali olan 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın kaldırılarak yerinden taşınmak istendiği ve önce Sultangazi İlçesi Gazi Mahallesi mevkiinde daha sonra da Arnavutköy’e bağlı Işıklar Köyü’nde yeni bir terminal yapılacağının İBB yetkililerince düşünüldüğü iletilerek, itirazlar sonucu şehir merkezinden uzakta yeni bir terminale ne sektörün ne de yolcuların gereksiniminin bulunmadığına dair ifadeler yer aldı. Ayrıca, İstanbul Avrupa Yakası’nda bulunan 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın 230 dönüm arazi üzerinde kurulu terminal binasındaki bilet satış ofisleri, yolcu indirme ve bindirme peronları, araç bakım ve tamir istasyonları, üç büyük otobüs üretici markasının (Mercedes, Temsa ve Man) yetkili servislerinin, iki akaryakıt istasyonu, otelleri, restoranları, ofis katları ve binden fazla işyeri (Lastik, akü, cam,  koltuk arkası ekran vb. gibi otobüs yedek parçası ile ikram malzemesi satışı yapan işletmeler) ile aynı zamanda bir ticaret merkezi olarak hizmet verdiği vurgulandı. Yanı sıra, otogara gelen ve giden yolcuların, metro ağı ve diğer toplu ulaşım araçlarına ulaşım imkanı ile otogara geliş ve gidişlerini kolaylaştığı ve

Marmaray’a, İDO Yenikapı İskelesi’ne ve Atatürk Havalimanı’na, Avrasya Tüneline  (2018 yılı itibari ile Sirkeci Tren İstasyonuna)  ulaşım ve erişim imkanı sağlaması diğer yolcu taşıma modları ile entegre olmasının önemine de değinildi. Yaklaşık 130 Milyon dolara inşa edilen otogarın inşası için gerekli olan finansmanın, 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’ndaki işyerlerinin sahipleri tarafından karşılandığı belirtilen bildiride, henüz 50 yıl kadar yapı ömrü olan otogarın yıkılması ve yeni yapılacak otogara ayrılacak finansman kaynağı neticesinde oluşacak kamu zararının da vareste olduğu kaydedildi.

“İstanbul halkına külfet getirir”

Açıklamanın devamında, belirtilen nedenlerle, milyonlarca dolarlık raylı sistemlerin sağladığı imkanlarla son derece merkezi konuma gelen İstanbul Otogarı’nı,  Arnavutköy Işıklar Köyü’nde inşa edilecek bir yere taşımak;   hem yolculara, hem sektöre hem de İstanbul halkına külfet getirecektir denildi. Önerilere dair yer alan ifadelerde, 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda dini bayramlar döneminde oluşan yoğunluk ve fiziki şartlardan kaynaklı sorunlar nedeniyle otogarı taşımaktansa, mevcut yapısal sorunlar için bir ıslah çalışması yapılmasının doğru bir tercih olacağının altı çizilerek, dini bayramlar haricinde otogarda trafik açısından çözülemez bir durumun bulunmadığı gerekçe gösterildi. Bu kapsamda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin planlayacağı ve sektörün de destekleyeceği bir ıslah projesi ile otogarın birçok sorunu çözümlenebileceği ve İstanbul halkına en az 25 yıl daha hizmet verebileceği vurgulandı. Yapılandırmaya ilişkin ifadelerin devamında şöyle denildi: “15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda faaliyet gösteren 168 yazıhane sahibi ve F1 belgesi sahibi işletmeciler ve otogarda ticari faaliyette bulunan işyerleri sahipleri/işletmecilerinin temsilcisi olan Türkiye Otobüsçüler Federasyonu olarak, Işıklar Köyü’nde yapılacak bir terminalde, İstanbul halkının ihtiyacı olan ulaşım hizmetinin doğru yürütülemeyeceği kanaatindeyiz. Bu meyanda,   15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nı,  Arnavutköy Işıklar Köyü’ne taşımanın sektörel sorunlarımıza çözüm üretemeyeceği, aksine şehirlerarası yolcu taşımacılığında daha fazla sorun oluşturacağı kanaatindeyiz.

Bu şartlar altında Terminaller açısından İstanbul için ideal olan Asya ve Avrupa yakasında merkezi birer otogar olmasıdır.  Bu kapsamda,  Avrupa yakasında mevcut 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın kullanılması;  İstanbul Anadolu yakasında ise işlevsiz kalan Harem Otogarının yerine çevre yolları üzerinde merkezi konumda ve raylı sistem ile toplu ulaşım kolaylığı sağlanacak bir terminal yapılmasıdır.”

“Aksaray Terminali’ni 

barındıracak kapasitededir” 

“İstanbul’da Avrupa yakasında 15 Temmuz Demokrasi Otogarı büyüklüğünde bir terminal olmasına rağmen uluslararası çalışan firmalara ait otobüsler Aksaray’da bulunan derme çatma inşa edilmiş bir yerden kaldırılmakta olup, terminalde yeterli sayıda denetimle görev ve yetkili kamu personelinin bulunmaması sebebiyle otobüsler Aksaray Emniyet Garajı ve yanında bulunan diğer iki belgesiz garajdan ve Vatan Caddesi’nde bulunan bilet satış gişelerinin önünden korsan olarak Uluslararası sefer düzenlemektedir” ifadeleri ile başlayan açıklamada, Bayrampaşa’da 1994’ten beri hizmet veren Büyük İstanbul Otogarı’nın, Aksaray’da uluslararası faaliyet gösteren firma ve otobüsleri barındırabilecek kapasite ve büyüklükte olduğu vurgulandı.

Öte yandan, Aksaray’daki yolcu terminallerinde denetim olmadığı için, kayıt dışılığın da söz konusu olduğu ve kayıt altına alınmış yolcu taşımacılarıyla mukayese edildiğinde haksız rekabet oluşturduğu iletildi. Bunun yanı sıra, Aksaray Otogarı’nda bulunan sektör esnafının çoğunun, aynı zamanda Bayrampaşa’daki 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda da faaliyet gösterdiği belirtilerek, Aksaray Otogarı’nın bulunduğu yerde yaşanan trafik yoğunluğunun, şehrin turizm merkezinin ortasında bulunmasının ve terminal binasının gecekonduyu andıran görünümünün İstanbul’a yakışmadığı kaydedildi. Bu sebeplerden ötürü, 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nın büyüklüğü ve günlük 2 bin 500 otobüs çıkışı yapabilme kapasitesi ile gün geçtikçe küçülen sektöre yeterli geldiği ve Aksaray’da bulunan düzensiz ve dağınık terminallerin kapatılması ile uluslararası yolcu taşımalarının yeterli kapasiteye sahip 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’na taşınması gerektiği ifade edildi.

Alibeyköy Terminali  

Alibeyköy terminalinin ara durak tanımına uygun olarak inşa edildiği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile sektörel sivil toplum örgütleri iş birliğinde yapılan çalışmayla faaliyete geçtiği belirtilen açıklamada,  İBB’nin yapısal bir değişikliğe giderek Bayrampaşa Otogar’ına alternatif bir terminal oluşturmak için T1 belgesi aldığına değinilerek, ara durak olarak inşa etmeyi planladıkları yerin, ara durak tanımına uygun biçimde olması ve Karayolu Yolcu Taşıma Yönetmeliğinin 60/4 fıkrasında belirtilen ara durakların seyahatin başlangıç ve varış noktası olarak kullanılmaması gerektiği iletildi.

Harem Otogarı’na alternatif

Harem Otogarı’na dair değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, İBB tarafından Harem otogarının yerine Ataşehir bölgesinde yeni bir terminal yapılması planlanmış ancak Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılması ve otobüslerin bu köprüden geçişlerinin zorunlu tutulması ile Ataşehir bölgesinde yapılacak terminal projesinden vazgeçildiği ve bu kapsamda yeni yapılacak terminalin TEM koridorunda Tuzla Mehmetçik Vakfı bölgesinde yapılmasının düşünüldüğü aktarılarak, Harem Otogarı’na alternatif olarak Mehmetçik Vakfı bölgesinde inşa edilecek otogarın yerinin Anadolu yakasına yakın olması ve TEM koridorunda bulunmasının uygun bulunduğu belirtilerek, yapılacak yeni terminalin sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak büyüklükte ve (tamir atölyeleri, ikram satış yerleri, ofis katları vb.) nitelikte olmasının talep edildiği ifade edildi.

 

“Yolcu Transfer Merkezleri 

oluşturulmalıdır”

İlçeler bazında yolcu transfer merkezlerinin oluşturulması konusuna da değinilen bildiride, 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda faaliyette bulunan yaklaşık 350 firmanın acentelerinin ilçe sınırlarında da faaliyet göstermesinin zorunlu hale geldiği vurgulanarak, İstanbul ilçeleri sınırlarında ve çeşitli semtlerde dağınık vaziyette bulunan acentelerin bulunduğu yerlerden yüzlerce aracın dolaşması, ara duraklarda yolcu indirip bindirmesi trafik yoğunluğuna küçümsenmeyecek bir etki yaratmaktadır denildi. Buna göre, neredeyse 15 milyon insanın yaşadığı İstanbul’un tüm ilçelerinde otobüs firmalarının düzensiz ve dağınık bir şekilde faaliyet göstermesi,  hem trafik açısından, hem de otobüs firmalarına aşırı maliyet getirmesi sebebiyle, TOFED tarafından bu sorunun, kurulacak ‘Yolcu Transfer Merkezleri’ ile çözülebileceğinin öngörüldüğü ifade edildi. Açıklamanın devamında şöyle denildi: “Avcılar ilçesinde hayata geçirilen ve aynısını İstanbul’un diğer ilçelerinde de oluşturulmak istenen “Yolcu Transfer  Merkezi” ilçe merkezi sınırlarında  bulunan tüm acentelerin inşa edilecek  tek bir yapı içerisinde hizmet vermesini amaçlamaktadır. Tek bir yapı içerisinde oluşturulacak bilet satış ofisleri ile yolculara; kafeteryası, oturma salonu ve tuvalet gibi hizmetlerden yararlanabileceği bir tesis oluşturulmuş olacaktır. Bu tesiste tüm firmaların acentelerinin yan yana bulunması yolculara seyahat edecekleri firmayı özgürce seçebilme imkanı vermekle ilçe halkına ayrıcalıklı bir hizmet sunulacaktır. Ayrıca Yolcu Transfer Merkezinde sadece karayolu yolcu taşım sektörü acenteleri değil aynı zamanda havayolu, denizyolu ve demiryolu acenteleri bulunmalı ve onları biletleri de satılmalıdır. Yolcu taşımacılık sektöründe birbirleriyle rakip olan havayolu, karayolu, denizyolu ve tren yolu gibi işletmelerin, rekabet etmek yerine işbirliğine giderek karşılıklı üstünlüklerinden yararlanmak istemleri, hizmetin kalitesinin de yükseltilerek topluma daha kaliteli (nitel ve nicel olarak) bir taşımacılık hizmetinin verilmesini gündeme getirmiştir. Bu meyanda,  havayolu karayolu, denizyolu ve tren yolu yolcu taşıma işletmelerinin birbirlerinin müşterisini hedef alan değil, birbirlerinin hizmetlerini tamamlayıcı faaliyetlere yönelmeleri beklenmektedir.”

Tek merkezden yönetim

Bu kapsamda, ulaştırma politikalarının öngördüğü entegre taşımacılık sistemini sağlayacak hukuki argümanların eksikliği, yolcu taşımacılık sistemlerinin birbirleri ile olan entegrasyonunun önündeki en büyük engeli teşkil ettiği ifade edilerek, tüm yolcu taşıma modlarının entegre taşımacılık hususunda ortak bir paydada anlaşmaya varmasına karşın,  fiziki şartlardaki olumsuzluklar nedeniyle ihtiyaç duyulan işbirliğinin gerçekleştirilemediği belirtildi. Buna göre, TOFED olarak İstanbul ilçelerine yapılacak ‘Yolcu Transfer Merkezi’  kapsamında  yolcu taşımacılığında  düzen sağlanarak ülkenin entegre ulaştırma  politikaları çerçevesinde, yolcu hizmetlerinin tek merkezden yönetileceği ve trafik açısından oluşan sorunların da  azalacağının altı çizilerek, söz konusu merkezlerin Avrupa  yakasında; Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenyurt, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kağıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu, Anadolu yakasında ise; Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe,Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar’da  olması gerektiği bildirildi.  Ayrıca, yolcu transfer merkezi olarak Avrupa yakasındaki tüm ilçelerle özellikle yeni hava limanının yapıldığı Işıklar Köyü mevkiinde, Üçüncü Köprü bağlantı yolu üzerinde bir yerde ve Edirne istikametinde Ispartakule ya da Hadımköy mevkiinde, otobüslerin yolcu indirme ve bindirme faaliyetlerini yürüteceği ve yolcuların çevre ilçelere dağıtılacağı bir Yolcu Transfer Merkezi’nin yapılmasının önemine de değinildi.

“TOFED, toplantılarda sektörü 

temsil etmeli”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan taslak projeleri ile birlikte İstanbul ili genelinde Karayolu Yolcu Taşımacılığının en önemli işlevini gören yolcu terminallerinin yer seçimi gibi konular hakkında sektör temsilcisi sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan bir çalışma başlatıldığı bildirilen maddede,  “15.06.2006 tarih ve Resmi Gazete Sayısı: 26199 olan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği’nin Üçüncü Kısmında düzenlenen   “Ulaşım Koordinasyon Merkezi”  kuruluş başlıklı 17 maddesinin 3. fıkrasında belirtilen “Büyükşehir belediyesinin öteki birim başkanları ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, ilgili vakıf ve dernek temsilcileri görev alanlarına giren konularda, oy hakkı olmaksızın görüşleri alınmak üzere toplantılara davet edilebilirler.”  hükmü gereğince sektörümüzle ilgili konularda sektörümüzü temsil eden sivil toplum örgütü olarak toplantılara davet edilmemizi ve görüş ve takdirlerinize sunuyoruz” denildi.

Bildiride yer alan açıklamaların ardından sonuca ilişkin şu ifadeler yer aldı: “Karayolu Yolcu Taşıma sektörü olarak, İstanbul genelinde şehirlerarası yolcu terminallerinin yapılandırılma sürecinde, Avrupa yakasında 15 Temmuz Demokrasi Otogarı, fiziki şartlarında ıslaha gidilmek suretiyle mevcut işlevsel yapısı korunmalıdır. Aksaray ilçesinde bulunan ve ilçede keşmekeşlik yaratan uluslararası yolcu terminali ise 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’na taşınmak suretiyle düzen sağlanarak yolcu hizmetleri tek elden yürütülmelidir.

Alibeyköy ara durak terminali ise ‘Yolcu Transfer Merkezi’ olarak değerlendirilmeli, seyahatin başlangıç ve varış noktası olarak kullanılmamalıdır. Avrupa yakasında ise; TEM otoyolu üzerinde Mehmetçik Vakfı mevkiinde, Harem Otogarı’nın işlevini yerine getirecek merkezi bir otogar olmalıdır. İstanbul genelindeki ilçelerde dağınık vaziyette bulunan acenteler, ‘Yolcu Transfer Merkezi’ adı altında tek bir yapı içerisinde oluşturulacak yerlerde toplanmalı, aynı zamanda bu yerlerde havayolu, denizyolu ve trenle yapılan yolcu taşıma acentelerine de hizmet vermeli, ‘Yolcu Transfer Merkezleri’nden havalimanlarına, otogarlara ve tren garlarına HAVAŞ gibi birleştirilmiş tek elden yürütülen servis hizmeti verilmelidir. Yukarıda izah edilen nedenlerle; İstanbul’da yapılması planlanan terminal projelerinin, taleplerimiz ve açıklamalarımız doğrultusunda tekrardan gözden geçirilmesi ve planlanması; bu hususta ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütleri ve diğer tüm paydaşların katılım göstereceği bir çalıştayın yapılmasını; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Komisyonu Üyeleri’ne TOFED olarak İstanbul’daki Terminaller, Cep terminalleri, Yolcu Transfer Merkezleri ve bunların birbirlerine entegre edilmesi hususunda sizlere bilgi amaçlı brifing vermeye müsaadelerinizle saygılarımıza arz ve talep ederiz.”

About Derya Doğan