Flixbus'tan Türkiye'de İddialı Hedefler

Flixbus'tan Türkiye'de İddialı Hedefler


Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün en önemli firmalarından Kamil Koç'u satın alarak Türkiye pazarına giren Almanya menşeili şirket Flixbus'ın kurucularından Andre Schwammlein, Türkiye'deki hedeflerini ve atacakları adımları açıkladı.

Türkiye pazarına giriş yaptıktan sonra en büyük heyecanı kendilerinin yaşadığını belirten Flixbus’ın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Andre Schwammlein, “Biz geçen yıl 30 ülkede 2 bine yakın otobüs ağımızla 45 milyon yolcu taşıdık. Bin otobüslük bir filoya sahip olan Kamil Koç ise geçen yıl tek başına Türkiye’de 20 milyon yolcu taşıdı. 7 yıllık bir firma olarak toplam büyüklüğümüzün yarısı kadar büyüklüğü olan bir şirketi satın aldık. Bu en büyük satın almamız. Daha önce İsveç’te ve Polonya’da da şirket aldık ama Kamil Koç ile birlikte ilk kez Asya’ya da adım attık. Bu da bizim Türkiye’ye olan inancımızın kuvvetini ve Kamil Koç’un bizim için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

“Biz bir teknoloji şirketiyiz”

İki yıldır Türkiye pazarına nasıl gireceklerini değerlendirdiklerini kaydeden Schwammlein, “İncelemelerimiz sonucunda Türkiye’de otobüs taşımacılığında çok büyük bir pazar olduğunu ve daha da büyümek için çok fazla fırsat olduğunu gördük. Aslında ilk etapta Türkiye’ye kendimiz gelip, organik büyümeyi düşünüyorduk. Sonra Kamil Koç’u gördük. Biz bir otobüs şirketi değiliz, bir teknoloji şirketiyiz. Dolayısıyla Kamil Koç’un otobüs filosuna ve müşterilerine sahip olursak, çok iyi bir başlangıç yaparız diye düşündük. 5’er-10’ar otobüs alarak yavaş yavaş büyümek yerine bize birden bire önemli bir pazar payı kazandıracak Kamil Koç’u satın almayı seçtik” dedi.

“Türkiye’nin geleceğine güveniyoruz”

Şirketin gelecek planlarına yönelik konuşan Schwammlein, Türkiye’nin geleceğine ve sektöre inandıklarını belirterek, “Türkiye ekonomisinde şu an bazı dalgalanmalar olsa da biz ülkenin geleceğine ve sektöre çok inanıyoruz. Sadece diğer otobüs firmaları ile değil havayolu ve tren yolculuğu opsiyonlarıyla da rekabetteyiz. Hedefimiz bulundukları ülkelerde bir şehirden başka bir şehre gitmek için bilet arayan herkesin uçak ve tren gibi Flixbus’ı da bir opsiyon olarak görmelerini sağlamak. Belki her zaman her durumda Flixbus’tan bilet almayabilirler, bunu biliyoruz. Ama en azından her bilet arayışında bir opsiyon olarak Flixbus’ın da akla gelmesini istiyoruz. Bunu Avrupa’da başardık” diye konuştu.

“Sektör düşüşte değil”

Türkiye’de özellikle trafik kazaları nedeniyle sektörün stres altında olduğunu aktaran Andre Schwammlein, “Sanıldığının aksine karayolu yolcu taşımacılığı Türkiye’de düşüşte olan bir sektör değil. Pazarda talep var ama güvenlik algısı nedeniyle stres altında. Daha güvenli ve kaliteli hizmetle bu algıyı değiştirmek mümkündür. Avrupa’da 300-350 otobüs firması ile çalışıyoruz. Bizim en büyük denetçimiz müşterilerimiz.”

“Hiç otobüse binmemiş insanları, otobüse çektik”

Karayolu yolcu taşımacılığı dışında bulunan yolcu taşıma metodlarına da rakip olduklarını vurgulayan Schwammlein, “Biz bulunduğumuz her ülkede oradaki tüm ulaşım opsiyonlarına rakip olmak istiyoruz. Buna havayolu şirketleri de dâhil. Otobüs bazen saat, rota ve fiyatından dolayı iyi bir alternatif olabilir. Daha önce Avrupa’da ve ABD’de hiç otobüsle yolculuk yapmamış insanları, otobüse çekmeyi başardık” dedi.

 

 

                                                                                                                Kaynak: Kerim Ülker/Dünya Gazetesi


Sidebar Banner